Ağ Oyunu

Kentte merkezi bir boşluğun ışık ve gölgenin kurucu unsur olduğu bir tasarım anlayışıyla restorana dönüştürüldüğü proje, işlevinin ötesinde bir ilişki ağının parçası olmayı hedefliyor.

Ho Chi Minh şehrinde tropik güneş ışığının ne denli acımasız olduğunu hayal edebilmeniz için şunu gözünüzün önüne getirmeniz faydalı olacaktır: En sıcak günlerde bile kat kat giyinerek, hatta üzerlerine bir de mont alarak gezinen insanlarla dolu sokaklar. Dolayısıyla şehirde merkezi bir konumda gerçekleştirdiğimiz bu projede güneşin etkisinin yoğunluğu, onu soyut bir analiz unsuru olmanın ötesine geçirdi; yağmur ya da rüzgar gibi mimarlık bağlamında çözüm üretilmesi gereken bir etken olarak karşımıza çıkardı. Kentin sokaklarında -açık otoparklar, sokak kafeleri, çiçekçi dükkanları hatta okullardaki oyun alanları gibi- her türlü işleve sahip mekanda, gölge yaratsın diye sıralanmış ekler bulunuyor. Zira böylesi bir yerde gölge aramak ya da yaratmak, yağmurlu günlerde yanına şemsiye ya da yağmurluk almak kadar doğal ve işe yarar.

Çatı işlevi gören ağ ve oturma düzeni
Ağın ağaç gövdeleri ve çevresiyle kurduğu görsel ilişki
Mekanı çevreleyen ağ ve dış mekan
Bahçe kotunda malzeme ve strüktür ilişkisi
Ağın gerildiği strüktür
Boşluğun kullanımı, dolaşım ve farklı malzemelerin dili

TARIM AĞI
Polietilenden üretilmiş ağ (agricultural net), esasen tarım endüstrisinde kullanılmak üzere gün ışığının etkisini yumuşatmak ve süs bitkileri, gölge sever bitkiler, aşılı bitkiler ve fideleri yetiştirmek için geliştirilmişti. Ancak 2,5 m x 100 m ölçülerinde bir rulonun 100 dolardan az bir fiyatta satılması sebebiyle bu tarımsal araç, oldukça hızlı bir biçimde Vietnam’daki insanların gündelik yaşamlarının bir parçası oldu. Bu proje vesilesiyle yerel kullanımdan ilham alarak tropikal mimarlık bağlamında yeni bir tipoloji tanımlamanın peşine düştük: Sıradan bir malzemeyle oynayarak ışık ve gölgeyi mekan oluşturmak üzere kullandık.

Bahsedildiği gibi şehrin merkezinde bulunan proje alanı, dört tarafından çok katlı ticari işlevli binalarla çevrili bir yapı adasında yer alıyor ve bir kenarından, dar bir ara yol ile ana caddeye bağlanıyor. Arazide mevcut yapının terasından çevredeki çok katlı ticari yapılar ve oteller ya da ön cephesinden Fransız tarzı konutların çatılarının oluşturduğu örüntü görülebiliyor. Bu manzara gösteriyor ki ticarileşmenin dokunmadan bıraktığı “boş bir hacim” içindeyiz; hızlı kentleşmenin arka bahçesinde bir strüktür olarak, yerel sakinler için sıradan bir manzaraya bakıyoruz. Yapı adası yaklaşık 120 metre uzunluğunda; dolayısıyla her cephesinden 50-60 metre derinliği olan proje alanı, kent ve mimarlık arası bir ölçek tanımlıyor. Bu boş hacim, kentsel gelişmenin bir tali ürünü aynı zamanda. Bize bir çatıyı anımsatıyor: Hem kent ve bina arasında bir geçiş unsuru hem de yapının verimlilik amaçlarına uygun şekilde ayrılmış bir mekan.

Zemin kat planı
1.kat planı
Vaziyet planı

Bu bizce tesadüfi boşluğu projenin gereklilikleriyle bütünleştirmek için, daha önce bahsettiğimiz tarım ağını tüm alanın üstüne gerdik. Yarı şeffaf yüzey sadece altında gölgelik alan yaratmak için bir araç değil, aynı zamanda bol ışıklı gökyüzünü ve manzaraya bakışı yumuşatmak üzere de kullanılıyor. Mevcut çatının ahşap makasları ya da bahçedeki ağaçların tepeleri üstte, daha dışarıya ait olarak tarif edebileceğimiz, yeni bir yarı şeffaf çatı kuruyor. Bu çatılar aracılığıyla çevredeki konutlar ya da ticari yapılarla ağın üstüne kentsel peyzaj imgelerinin izini düşürmek için etkileşime geçilebilir. İçeride ise teras ve bahçe de dahil olmak üzere tüm mekan, bir restorana mobilyası gibi ağın altına rahatça yerleşmiş türlü yeşil yapraklı ağaçlarla birbirine bağlanıyor. Tüm bunlar sayesinde insanların ve bitkilerin, iç ve dış mekanın, yapının ve kentsel peyzajın aynı gölgenin altında birbirine karıştığı tropikal bir ortam yaratmayı amaçladık.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL