İstanbul’un Türkiye’nin tasarım merkezi, İnegöl’ün ise Türkiye’nin mobilya üretim merkezi olduğu yadsınamaz gerçekler. Türkiye’nin mobilya tasarımı konusunda ilerlemesi ve dünyada üretimle olduğu kadar tasarımla da mobilya alanında adından söz ettirebilmesi tasarımcılar ile mobilya üreticilerinin birlikte çalışmalarıyla olası. Bu hedefi gerçekleştirebilmek için İMOS (İnegöl Mobilya Sanayicileri Derneği) son üç yıldır I’m Design etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Etkinlik kapsamında yürütülen mobilya tasarımı atölye çalışmasıyla Türkiye’nin dört bir yanından gelen endüstri ürünleri tasarımı öğrencileri İnegöl ve İnegöl’deki mobilya endüstrisi ile tanışıyor. Etkinliğin son gününde gerçekleştirilen söyleşilerdeyse uluslararası konuşmacıların da öncülüğünde mobilya tasarımcıları ve üreticileri Türkiye’deki mobilya tasarımını masaya yatırıyor.

inegöl, I'm design

Bu yıl İMOS tarafından organize edilen bu etkinliğin üçüncüsü gerçekleşti. I’m Design atölye çalışması 28 Şubat-3 Mart 2017 tarihleri arasında Özyeğin Üniversitesi İstanbul Tasarım Enstitüsü ve İtalyan Domus Akademi ortaklığında yürütüldü. Atölye çalışmasını Özyeğin Üniversitesi’nden ben ve Domus Akademi’den Emmanuel Ruffo önderliğinde tasarımcılar Tayfun Gür, Mehmet Özdurak ve Ali Batuhan Yılmaz yönettik. Çalışmaya Türkiye’deki 13 üniversiten 38 endüstri ürünleri tasarımı öğrencisi katıldı. Atölye çalışması, etkinliğin ana sponsoru Starwood firmasının İnegöl’deki fabrikasında ve Starwood’un destekleriyle gerçekleşti.

Bu seneki atölye çalışmasının konusu parametrik tasarım kullanılarak 18 mm ve 30 mm MDF panellerden oturma elemanı tasarımıydı. Prototipi üretilecek oturma elemanlarında dışarıdan bağlantı elemanı kullanılmaması ve parçaların birbirine geçerek sabitlenmesi isteniyordu.

Atölye çalışması tasarım, tasarım stratejisi ve parametrik tasarımın ne olduğu üzerine sunum ve tartışmalarla başladı. Dörderli ve beşerli gruplar halinde çalışan öğrenciler tasarım sürecinin ilk gününde kullanıcı profili ve bu profile bağlı oturma ihtiyacını tanımlayan senaryolar geliştirdiler; bu senaryolara uygun parametrik tasarım arayışlarına girdiler. Çalışmanın ikinci ve üçüncü günleri parametrik tasarım uygulamasının kavranması, oturma elemanı tasarımının geliştirilmesi, oturma çözümlerinin ve CNC tezgahına gönderilecek parçaların dijital ortamda modellenmesi ve birebir maketlerinin yapılması ile devam etti. Dördüncü gün üretime ayrılmıştı. Öğrenciler CNC tezgahı kullanarak çıkarttıkları parçaları bir araya getirerek oturma elemanlarının prototiplerini ürettiler. Bu prototipler etkinliğin son gününde Bursa’da gerçekleşen söyleşiler sırasında sergilendi ve test edildi.

Geliştirilen tasarım alternatifleri, karavanlarda kullanılabilecek ve farklı sayıda kişi ve kullanım ihtiyacına cevap verebilecek çok parçalı oturma biriminden, öğrencilerin teneffüslerde sosyalleşebilecekleri bir alan tanımlamayı hedefleyen oturma çözümüne kadar farklı kullanım ve ihtiyaçlara cevap verebilecek çeşitlilik gösterdi. Etkinliğin son günü yapılan oylama sonucu birinci seçilen Karya Dirik, Kevser Yetim, Nurbike Erbek, Rümeysa Efnan Gültekin ve Sinan Altun tarafından tasarlanmış ürün ise ayakta ya da yaslanarak enstrüman çalması gereken müzisyenler düşünülerek geliştirilmiş oturma-yaslanma çözümüydü.

Bu atölye çalışması, daha önce bunu hiç kullanmamış öğrencilere, parametrik tasarım mantığıyla tanıştıkları bir deneyim sundu. Bocalamalar ve başa dönmelerle geçen sürecin sonunda öğrenciler tasarım problemlerinin çözümünde parametrik tasarımın bir strateji olarak nasıl kullanılabileceğine dair fikir edindiler. Farklı üniversitelerden katılımcıların bir araya geldiği gruplar, öğrencilerin Türkiye’deki endüstri ürünleri tasarım eğitimi üzerine tartışmalar yürütebilecekleri bir platform oluşmasına vesile oldu. Atölye çalışmasının son günü ise CNC kullanılarak prototip üretimi ve bu süreçte karşılaşılabilecek sorunlar, kesim sırasında yanma sebebiyle değişen ölçüleri göz önüne alma gerekliliği, çözümlere bağlantı elemansız yük taşıtmanın zorluğu konularında öğrencilere ileride de karşılaşabilecekleri tasarım uygulamalarının simülasyonunu sağlamış oldu.

Tasarım sürecinden belki de daha önemli olarak öğrenciler ve bizler için en önemli kazanç, İnegöl ve İnegöl’deki mobilya tasarım potansiyelinin farkındalığı yönünde yaşandı. İnegöl’deki üretim hacmini gördükten sonra Türkiye’nin dünya mobilya ihracatında 2014 verisine göre niye 15. sırada yer aldığını sorgulamamak elde değil. Bu sıralamada daha önde yer alabilmemiz, tasarım ve mobilya kesişiminim artması ve İnegöl’ün daha fazla sayıda mobilya tasarımcısına ev sahipliği yapması ile mümkün gözüküyor.

Etiketler: