Çalışanlarının bir kent parçası olarak algıladığı, 42 katlı bir iş merkezinin 25 ve 26. katında yer alan proje, günümüz ofislerinin değişiminin bir göstergesi. Artık ofislerde, verimlilik için uygun ışık, yüksek havalandırma kalitesi ya da ergonomik koltuklar tek başına yeterli değil. Çalışanları bir çarkın dişlisi olarak görme anlayışı yerine, bireyselliklerinin vurgulandığı, yaratıcı yeteneklerinin teşvik edildiği ve kişisel farklılıklarının onay gördüğü düzenlemeler revaçta. Kısaca “çalışan mutluluğu” olarak adlandırılabilecek bu yaklaşım, bugünün ofislerini şekillendiriyor. Bu anlamda masa başı aktiviteleri dışında, hareket edilebilecek, oyun oynanabilecek, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulacak alanlar yaratılmadığı takdirde, firmalar düşen verimliliğin nedenlerini sorgulamak ya da ellerinde tutamadıkları nitelikli elemanlarının neden rakiplerine gittiğini araştırmak zorunda kalacaklar.

fotoğraflar: büşra yeltekin
25. kat planı
26. kat planı

Bu veriler ışığında tasarlanan 2.000 m2 civarında bir yerleşim alanına sahip Erciyas Holding Ofisi, bol ışıklı çalışma alanları, kafe, dinlenme ve oyun oynama bölgeleri, doğal yeşile sahip parseller ve şirket içinde bisiklet, paten, kaykay sürülebilecek bir dolaşım yoluyla donatılmış durumda. Bu dolaşım hattı, keskin çizgilere sahip değil; doğal bir ortamda, kendiliğinden oluşmuş gibi hissedilmesini destekleyecek şekilde amorf bir yapıda tasarlandı. Dolaşım, yer yer düşey duvarlarla çalışma ortamlarından ayrılırken yer yer toplantı odaları ve yeşil alanlarla doğrudan ilişki kuruyor, aynı zamanda bisiklet üreticisi olan şirketin çalışanları ve ziyaretçileri için bisikletleri deneyimleyecekleri bir patika görevi üstleniyor.

Değişen çalışma biçimlerinin gerektirdiği mekan düzenlemelerinin bir örneği olan projenin mevcut yapı şeması, merkezi bir çekirdek etrafında aydınlık dört cephe biçiminde. Buna uygun olarak programın gerekliliklerinden olan mutfak, IT odası, depo gibi servis mekanları çekirdekle bitişik; açık ofisler, toplantı ve yönetici odaları gibi çalışma alanları ise cepheyle ilişki kurarak ışık alabilecek şekilde yerleşiyor. Bunların dışında, tekli çalışma kapsülleri ve telefonla görüşme alanları gibi çeşitliliği destekleyen mekanlar da mevcut. Alt katın mekan kurgusu bu şekilde oluşturulurken 26. kat yönetim katını içeriyor. Bu katta, var olan çekirdeğin çevresi net, rasyonel bir dolaşım alanı olarak tanımlanırken; çalışma alanları, yönetici ofisleri, karşılama ve ağırlama alanı, toplantı odaları ve mutfak gibi işlevler de bu alan çevresine yerleşiyor. Katta karşılaşılan ilk mekan olan ağırlama alanı, manzarayı çerçeveler biçimde, mevcut betonarme sistemin içine ahşap bir prizma olarak yerleşiyor ve yeşil alanlar, yönetici odaları, çalışma ve toplantı alanlarıyla da ilişki kuruyor. Alt kattan farklı olarak loş, keskin ve net dolaşım alanına sahip katta, açık ofisler ve toplantı odaları hem planda hem de renk ve malzeme anlamında birbirinden farklılaşıyor. Çalışma alanları daha açık renklerde ve ahşap ağırlıklıyken dolaşım alanı siyah taş ve tavandaki yansıtıcı öğelerle perspektif hissini pekiştiriyor. Yol ve çalışma alanları arasında renk ve doku üzerinden kurulan karşıtlık, ana mekanı adeta fiziksel olarak bölerek yolu koridorlaştırıyor. Dolaşım üzerinde bulunan su öğesi ve açık ofisle de görsel ilişki kuran yeşil teras ise bu keskin karşıtlığı yer yer kırıp yeniden oluşturuyor.

Etiketler:

İlgili İçerikler: