Kendine Ait Bir Dünya

Brüt beton yüzeylerin metal, ahşap gibi detaylarla tamamlandığı proje, sanatçının isteği üzerine dış dünya ile bağlantısı kısıtlanarak kendi dünyasını yaratan stüdyo ve sergi alanlarından oluşuyor.

Sanat galerisi ve stüdyo olarak tasarlanan proje, 4 kat yüksekliğinde olan ve brüt beton duvarlarla çevrili bir avlu etrafında şekilleniyor. Dış dünyadan izole stüdyolar ve sergi alanları isteyen bir sanatçı için tasarlanan mekanın ön cephesinde, dış giriş koridoru dışında bir açıklık bulunmuyor. Avlunun üzerine açılan tepe ışıklığı her biri iki kat yükseliğinde olan sergi alanlarının doğal ışıkla aydınlanmasını sağlıyor. Tepe ışıklığını örten siyah, çelik ızgara ise ışık gölge oyunları arasında beton yüzeyleri farklı desenlerle hareketlendiriyor ve galerinin kendisini yaşayan bir sanat eserine dönüştürüyor.

fotoğraflar: aswa

Siyah çelik strüktürü ve ahşap basamakları ile mekan içinde etkileyici bir görüntü oluşturan merdiven, ana boşluk içinden yukarı ilerliyor. Çelik korkuluk merdivenin yalnızca bir kenarında devam ederek ziyaretçilerin dikkatini ve farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Merdivenin ortasında yer alan platform da insanın duraklamasına ve etrafına bakması için bir şans daha yaratmayı amaçlıyor. Zemin katta, tepe ışıklığının tam altında ise ziyareçilerin değişen ışığı gözlemleyip deneyimleyebilecekleri dikdörtgen biçiminde bir toprak alan bulunuyor.

Zemin kattaki sergi alanlarında, brüt beton duvarlar sergilenecek resim ve heykeller için etkileyci bir arka plan oluştururken köşeye açılan pencere arka bahçe ile komşu yapıların göründüğü bir bakış açısı sunuyor. Birinci katta yer alan sergi alanları avluya bakan pencerelere sahip. Düzensiz bir şekilde yerleştirilen pencereler ile geleneksel sergi mekanlarındaki tablo çerçevelerini andırmak istenmiş.

Etiketler: