Duvarlarla çevrili parkı çevresiyle iletişime açan proje, müşterekliğin tarihini de görünür kılıyor.

Günümüzde Taraklı’nın (ya da reklamlarda bilinen adıyla Mümkünlü) merkezinde, park ve servis alanları olarak kullanılan proje alanı, tarihi doku içinde oldukça bakımsız durumdaydı. Parkı çevreleyen niteliksiz beton duvarlar, çeşitli dönemlerde farklı malzemelerle yapılmış sert zemin uygulamaları, plansız yapılmış büfe, çayevi, lokanta, çadır gibi yapılar, şelale-köprü gibi öğeler ve yine plansız dikilmiş çeşitli ağaçlar, alanda kaotik bir ortam oluşturuyordu.

vaziyet planı
kesit

Parkı çevreleyen duvarlar, park içindeki yapıların yerleşimi, merdivenler ve istinat duvarlarıyla çözülmüş kot farkları ise parkı, nispeten kapalı ve ulaşılamaz hale getirerek parkın çevresindeki çarşı ve yerleşim dokusuyla ilişkisini sekteye uğratıyordu.

Tüm bunlar, Cittaslow ve Tarihi Kentler Birliği gibi ağlara da dahil bir kentsel sit alanı olan ve tarihi kimliği ile turistlerin de ilgi gösterdiği kasabada bir düzenleme yapma ihtiyacı doğurdu. Bu düzenleme için öncelikli tasarım kararları meydanı bir “açıklık” olarak görmek, tarihi çevreden referanslar almak ve park kademelenmesinde doğal eğimleri kullanmaktı. Ziyaretçilerin ve bölge halkının buluşabileceği müşterek mekan işlevi yüklenebilecek meydanın çevre yollar, tarihi yapılar ve çarşıyla olan ilişkisinde ise “geçirgenlik” ve “ulaşılabilirlik” kavramları etken oldu. Bu bağlamda istinat duvarlarından arındırılan doğal eğimin, parkın en üst kotunun en alt kotuna seyir terasları ve rampalar aracılığıyla bağlanması mekanı kuran temel etken oldu. Mevcut ağaçlar sadece korunmakla kalmadı; kot tasarımı, ağaç dokusu üzerine kuruldu. Mekan tahayyülünde gündelik, rutin kullanımlarla geçici, turistik olanların iç içe geçebileceği bir senaryoyla kullanıcılara farklı deneyimler yaşatabilme öngörüsü vardı.
Kent parkı, tarihi çevrenin izlerini taşıyacak, ziyaretçilerin kentin tarihi ile ilgili bilgi edinebileceği ve kent sakinlerinin de kentsel hafızalarını tazeleyebileceği bir meydan olarak ortaya çıktı. Tasarımı yeni olsa da parkın müştereklik anlamında yeni olmadığını çünkü kasabanın eski çarşısının bu alanda devam ettiğini, günümüzde yıkık olan dükkanların sert zemin üzerine malzeme farkıyla, çizgisel olarak betimlendiği plan izdüşümleri vurguluyor. Hafıza, metinle de ilişki kuruyor. Tarihi yapı izlerini gösteren granit döşeme üzerinde, eskiden tam da o noktada bulunmuş esnafların ve dükkanlarının adı kazılı: Nalbant Hayri, Solakzade Fırını gibi. Ayrıca görsellerle de desteklenmiş metinler bilgi duvarlarında da devam ediyor.

Cittaslow, yani “sakin şehir” ölçütleri, tasarımın temel ilkelerini oluşturup park içindeki yapı ve donatıların tasarımı ve işlevlendirilmesinde birincil etmen olurken; misafirperverlik, farkındalık, sosyal uyum gibi kavramlar, süreç boyunca göz önünde tutuldu.

Etiketler:

İlgili İçerikler: