İçinde bulunduğu çöl peyzajından ilhamla tasarlanan okul, çizgisel bir kütleye takılı bloklarla hem masif hem de parçalı bir görünüm kazanmış.

Guelmim Yüksek Okulu projesi Fas’ta yüksek eğitim kurumlarının merkezden uzaklaştırılarak yeniden konumlandırma politikası kapsamında gerçekleştirildi. Bu politikayla kraliyet, büyük şehirlerdeki yoğunluğu azaltmayı ve yüksek eğitimi çevre şehirler ve kasabalar için daha ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Proje, Fas’ın güney kesiminin yarısına hakim olan İbn Zohr Üniversitesi tarafından başlatıldı.

fotoğraflar: Fernanda Guerra - FG+SG

Sahra’nın giriş kapısı olarak kabul edilen Guelmim, 130.000 kişilik nüfusuyla, Agadir kentinin 200 km güneyinde bulunuyor. Uzun zaman boyunca kervanların kesiştiği bir kavşak olan kent, geleneksel yerel mimarlıkla geçtiğimiz yüzyıla dayanan rasyonelliği birleştiren, karakteristik bir kentsel dokuya sahip. Okul ise Guelmim’in kuzeybatısında, merkeze yaklaşık üç km uzaklıkta, Plage Blanche yolu üzerinde yer alıyor. Yıllık yağış oranı düşük ve yağış miktarı da düzensiz olan kentin iklimi çöl iklimine yakın; hakim rüzgar zaman zaman kum fırtınalarını da beraberinde getiriyor. Bu bakir ve düz topoğrafyada bulunan okul, bölgenin sosyoekonomik gerçekliğini ve iş piyasasının durumunu göz önüne alan bir yaklaşımla, enformasyon ve yönetimi de içeren çeşitli alanlarda teknisyen yetiştiriyor.

Proje, 250 izleyici kapasiteli amfitiyatro, derslikler, özelleşmiş eğitim alanları, uygulamalı eğitim salonları, laboratuvarlar, kütüphane, öğreticilere ait ofisler, yönetim ofisleri, spor alanı ve çalışanlara ait lojmanları içeriyor. Tasarımı şekillendiren en temel prensip, çağdaş bir mimari yapıyı, içine yerleştiği bağlamdan ilham alarak üretmek; modern bir mimari dil kurarak özel bir atmosfer ve ölçek yaratmaktı.

Sonuçta ortaya çıkan, bilinçli olarak biçimlendirilmiş masif ve güçlü, içeri ve dışarı arasındaki çelişkiyi ortaya koyarak mekansallaştıran bir kütleler bütünü oldu. Farklı işlevlere sahip bu tekil kütleler, kuzey-güney doğrultusunda devam ederken yer yer kapalı alanlara da sahip olan aksın etrafında konumlanıyor ve “L” şeklinde ya da iç bahçe kurgusuyla biçimleniyor. Bu yerleşim kararı, proje birimlerini netleştirip kütleleri daha okunaklı kılarken birbirinden farklılaşmalarına olanak veren bir ölçeklendirme düzeni de getiriyor.

Çeşitlenen program, ölçek ve dolaşım kurgusu, yere temellenmiş ancak perspektif oyunlarıyla, çerçeveler ve farklı tipolojilerle dinamize edilmiş mekanlar yaratıyor. Tümü koyu sarı tonlarındaki dış cepheler, peyzajla uyum içindeyken; iç mekan tasarımında beyaz renkle kurulan radikal zıtlık, aynı zamanda mekanı doğal ışıkla donatıyor.

Isıl kalite de iklimsel uyum çalışmalarının bir yansıması: Açıklıkları koruma, bitkilendirme ve doğal havalandırma, mimari dilin kurucu ilkesini tanımlıyor.

Bunların yanı sıra ulaşılabilirlik, bağlam ve sürdürülebilirlik ilkelerinin karşılığını da teknik, yöntem ve malzeme seçimini bölgeden karşılayarak, bölgenin gereksinimlerine katkı sağlayacak şekilde bulmaya gayret ettik.

Betonarme konstrüksiyon ve yığma duvar işleri, niteliği artıracak ve sağlamlığı, dayanımı ve termal izolasyonu sağlayacak şekilde kurgulandı. Yalıtılmış betonarme elemanlar da, temelde birbirine bağlanıyor.

Yapının bitişleriyse ahşap elemanlarla, pergola ve giriş tanımlayan saçaklarla kurgulandı. Ana aks boyunca uzanan geçitse aydınlatma ve farklı kompozisyonlar kuracak şekilde, metal bir strüktüre sahip.

İkincil işlerde seçilen malzemelerse sınırlı bir palette, homojenlik ve soyutlama amacıyla ve yine ulaşılabilirlik, ekonomi ve sürdürülebilirlik ilkeleri göz önüne alınarak tercih edildi.

Mimari dili kurarken önemsediğimiz tüm ilkeleri ve yerle kurmaya çalıştığımız ilişkiyi de düşündüğümüzde proje için şöyle de diyebiliriz: Buradaki arayışımız, eğitim kurumunun sahip olduğu doğal ciddiyetle teatralliği buluşturmaktı.

Etiketler: