Maddi Karşı-Zeka

OTTO VON BUSCH

Son kitabı Daha Az, Daha İyi Şeyler’de meşhur zanaat kuramcısı Glenn Adamson, zanaati bir “maddi zeka” (material intelligence) olarak anlayabileceğimizi öneriyor. Toplum aracılığıyla öne sürülen sosyal ve duygusal gibi diğer zeka biçimleriyle karşılaştırıldığında maddi zeka, nesnelerle ve etrafımızdaki maddi dünyayla alakalı. Ellerimizi kullanırken akıllı olmak, basit malzemelerin niteliklerini ve şeylerin nasıl yapıldığını anlamak demek. Adamson’ın hipotezi basit teknikler ve becerilerle kendi maddi zekalarını geliştirmiş insanların maddi dünyayı farklı gördükleri üzerine kurulu. Onlar maddi dünyayı farklı şekilde mesken tutuyorlar.

Adamson’a göre maddi zeka sadece dar anlamıyla zanaat demek değil, daha ziyade nesneler dünyasına yönelik bir yaklaşım. Kağıt katlama, yemek yapma, dikiş dikme gibi basit eylemlerden bir hayvanı kesmeye, çiftçilik yapmaya ve hatta uygulamalı sanatlarda ustalığa dek uzanan bir alan. Zanaat fiziksel çevremizle ilişkilenmemizi sağlayan ve nesnelerin gerçekliğine dair aracılığımızı (agency) genişleten beceriler anlamına geliyor. Uygulamalı yetiler bu dünyadaki yerimizi manipüle etmemize ve maddi zekamızı faydalı hale getirmemize yardımcı oluyor.

Oysa eğer maddi zeka bizim ellerimizdeyse, bu zekanın nesnelerle ve maddelerle bir araya gelmede yalnız olup olmadığını sormamız gerek. Eğer tasarımın maddi zekaya sahip olduğunu kabul ediyorsak bu kapasite aynı zamanda maddede de bir iz bırakmaz mı? Tasarımcıların nesnelere koyduğu zeka kullanıcılara yansır, nesneler bizlere bazı şeyler yaptırır ve bizlerle bir şeyler yaparlar. Kullanıcılar nesnelerin tasarımını etkileyebildikleri ölçüde nesneler de kullanıcılarını etkilerler. Yalnızca “herkes” tasarım yapıyor değil; her şey bizi geri tasarlıyor da.

Lucerne Shines projesi kapsamında çöp oyunu; fotoğraf: Manuela Jans

Bir şeyler yaptıklarında tasarımcıların uyguladıkları zeka, kullanıcılara geri yansıtılır ki kullanıcılar bu şeylerle etkileşime geçtiklerinde tasarımcıların onların yapmalarını istedikleri şeyi yapsınlar. Bunun basit bir örneği parktaki bir patikadır. Ne kadar zekice tasarlanırsa insanların hareketleri o kadar etkilenir ve insanlar uygulandığı haliyle o patikaları kullanır. Bir alet ne kadar zekice yapılırsa insanlar o ölçüde onu istenilen şekliyle kullanır. Maddi zeka çift yönlü çalışır. Hem kullanıcıların kendi maddi çevrelerini etkiledikleri zekadır hem de tasarımcıların onların yapmasını istedikleri şeyi yapmaya kullanıcıları iten nesnelerin ve fiziksel dünyanın zekasıdır. Başka bir deyişle sadece maddeye uygulanmış insan zekası değil, aynı zamanda insan davranışlarını etkileyecek şekilde maddeye aşılanmış zekadır. Maddenin aracılığı akılsız değildir, en az yapıcısı kadar zekidir. Eğer maddi zekadan söz ediyorsak nesneler insan zekasına sahipler.

Bu tür bir maddi zeka etkileşim tasarımında aşikardır. Bu alanda bütüncül amaç kullanıcı davranışını belirgin bir şekilde tasarlamak ya da onları doğru eylem istikametine doğru “dürtmek”tir. Davranışsal ekonomi ve sinirbilimininden etkilenen ve IDEO gibi nüfuzlu tasarım firmaları tarafından sahip çıkılan dürtme, bireylerin davranışını ve karar verme mekanizmasını pozitif destek ve “seçenek mimarisi” olarak adlandırılan yollarla etkileme yöntemidir. Kısacası nesnelere en küçük ölçekte dahi kolaylıklar tasarlayarak kullanıcıların eylemlerini etkilemekle alakalıdır, tıpkı insanların daha sağlıklı atıştırmalıklara yönlendirilmesi için markette kasanın yanına meyve koyulması gibi.

Dürtmenin maddi zekası, çoğunlukla oyunlaştırma (gamification) olarak adlandırılan alanla üst üste çakışır. Oyunlaştırma, oyun tasarımı ilkelerinin gündelik yaşama uygulanması, “doğru” davranış için puan ve ödüller kazanılması, bir durumun bir oyun biçimi olarak çerçevelenmesi demek. İnsanları eğitmekle değil, onlara doğru yönü göstermek ve oraya doğru yönlendirmekle alakalı. Burada maddi zeka kullanılarak insanların “tasarlandıkları” gibi davranmalarını sağlamak için kullanılıyor, hem de bu öyle yapılıyor ki ikna edildiklerinin dahi farkına varmıyorlar. Çöp atmayı bir oyuna dönüştür ki ben de çöpü doğru çöp kutusuna attığımda doğru şeyi yapıyor olduğumu güç bela fark edeyim.

Günümüzdeki dürtme örneklerinin birçoğu ilkel görünse de zamanla daha sofistike hale geleceklerini öngörebiliriz, zira tasarımcılar gittikçe artan oranda davranışsal değişimin gücüne ilgi gösteriyorlar, hele de matematiksel modeller ve büyük veri kullanmaya başladıklarında. Aynı zamanda tasarımcıların maddi karşı-zeka ile deneyler yapmaya başlamalarının vakti gelmiş olabilir. Sivil hareketler için, yani dürten tasarımcılardan iktidarı geri almanın belirgin yöntemlerini geliştirmenin vakti.

Zanaatin maddi zekası yalnızca geleneğin romantik bir şekilde kucaklanması değil, aynı zamanda bir nefsi müdafaa üretimi. Maddi karşı-zeka tasarımın dövüş sanatı, manipülatif maddelerin tüketiciler üzerinde gittikçe artan etkisine karşı koruyucu bir beceri seti.

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL