Suyun İki Yakasında

Yıllar boyu göz ardı edilmiş göletleri kampüsün yeni sosyal alanı olarak canlandırmak üzere tasarlanan proje, platformlar ve yürüyüş yolları ile insanların birbirleri ve suyla vakit geçirme olasılıklarını artırıyor.

Lund Teknoloji Enstitüsü’nün kampüsü doğuya doğru hafif bir eğimle ilerleyen geniş, yeşil bir arazi üzerinde konumlanıyor. İlk plana göre tekil bir şekilde alana yayılan yapıların aslında hızlı gelişim sürecinde yatayda genişleyerek birbirlerine yaklaşmaları ve böylece bu kopuk yerleşimler arasındaki ilişkilerin sıkılaşacağı planlanmış. Ancak kampüsün gelişim sürecinde yapılar arasında anlamlı bir düzen kurulamamış ve verimsiz bir ağ oluşmuş. Geliştirilen proje, kampüste yaşanan bu eksiklikleri sosyal yaşamın da dahil edildiği bir senaryo ile tamamlamaya odaklanıyor.

Çok rüzgar alan bu arazi üzerindeki bir yer, geri kalan yerlerden ayrı düşüyor: iki gölet arasındaki bölge. Bir zamanlar tuğla yapımında kullanılmak üzere kil çıkarılan bu iki derin çukur şu an suyla dolmuş durumda ve kampüsün geri kalanından oldukça farklı bir karaktere sahip. Arazinin geniş, eğimli yapısından farklı olarak göletler oldukça keskin bir şekilde derinleşiyor. Etraftaki sık bitki örtüsü alanı rüzgardan koruyor ve iklimin de farklılaşmasına sebep oluyor. Bütün bu özellikleriyle yıllar boyunca ihmal edilmiş bu alan yeni bir sosyal alan yaratmak için oldukça iyi bir başlangıç noktası olarak kabul edilmiş.

Peyzaj projesinin ana konseptini, göletlerin dik yamaçlarını daha ulaşılabilir hale getirmek, böylece insanları çeken, sosyal etkileşimi besleyen mekanlar ve yürüyüş yolları tasarlamak oluşturuyor. Göletlerin her iki tarafı için farklı konseptler belirlenmiş. Büyük göletin batı yakası; duraklamaya, oturmaya, güneşlenmeye, manzarayı izlemeye, arkadaşlarla vakit geçirmeye olanak sağlayacak şekilde, su seviyesinden yükseğe yerleştirilmiş verandalar ve platformlarla kurgulanmış. Doğu yakası ise daha çok rüzgar alan bir yürüyüş yolu ve yolun üzerine yerleştirilmiş küçük sosyal alanlardan oluşuyor. Tasarlanan merdiven sistemi yamaç boyunca bir aşağı bir yukarı yöneliyor ve belli noktalarda suya iyice yanaşıyor.

Eskizler
Kesit
Vaziyet planı
Planlar

Tasarımdaki kararlarda olduğu gibi iki yakada kullanılan malzemeler de farklılık gösteriyor. Batı yakada ağırlıklı olarak ahşap platformlar dikkat çekerken, doğu yakada ise inşaat alanlarında rastlanır cinsten metal paneller ve merdivenler görülüyor. Doğu yakası suyun üzerinde daha hafif ve eğlenceli bir geçiş alanı yaratıyor. Batı yakası ise doğuya göre daha oturaklı bir karakterle daha uzun vakit geçirmeye yönelik mekanlar sunuyor. Buradaki üç teras ise fuaye, pergola ve dans salonu gibi okuldan izler taşıyan isimlere sahip.

Etiketler:

İlgili İçerikler: