Yerel Aidiyet

Çocukların birlikte öğrenmeyi ve eğlenmeyi deneyimleyebildikleri The Green Island, ortak bir vizyonu temsil etmesiyle topluluk için sıradan bir toplum merkezi olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor.

Tayland’ın Mae Sot bölgesinde, belediye atık merkezinin bulunduğu bölgenin kalbinde, Birmanyalı 400 göçmene ev sahipliği yapan; güç, yer ve kimliğin çarpıştığı yeşil bir ada yer alıyor. Sosyal ve ekonomik fırsatlara erişimlerini engelleyen onlarca yapısal eşitsizlikle karşı karşıya kalmış olan göçmenler, gelir elde etmek için plastik toplayabildikleri bu bölgeye yerleşmişler.

Yerleşimin merkezinde bulunan The Green Island projesi de sınıf işlevi gören bir toplum merkezi olarak, çocuklara birlikte eğlenip öğrenebilecekleri, erişilebilir, güvenli bir alan sunmayı amaçlıyor. Estudio Cavernas ekibi, proje öncesi iki yıl boyunca topluluğun üyelerine yönelik, sürdürülebilir bina yapım teknikleri üzerine eğitimler düzenlemiş. Bu eğitimlerde, topluluğun kendi gelişimlerini sürdürebilmeleri için sahip oldukları potansiyeli geliştirmek üzere bütüncül bir yaklaşım izlenmiş.

Tasarım, fiziksel alanın biçimlendirici gücünden faydalanılarak çocukların sosyal, fiziksel ve bilişsel ihtiyaçlarını karşılayabilecek çeşitli olanaklar yaratmak üzere kurgulanmış. Farklı öğrenim biçimlerini desteklemek adına farklı derecelerde koruma sağlayan açık bir öğrenme ortamı mevcut. Esnek açık mekanlar, hareket alanını artırarak etkileşim ve birlikteliğe olanak tanıyor. İhtiyaç durumunda ana iç mekan, bir yazı tahtasının iliştirildiği kitaplık görevindeki hareketli bir bölücüyle ayrılıp farklı gruplar tarafından kullanılabiliyor.

Bölgedeki zorlu hava koşulları göz önüne alınarak güneybatı cephesi yapıyı güneş ve yağmurdan koruyan tik ağaçları ile çevrili. Strüktürü, muson yağmurlarının verebileceği zarardan korunmak için yapı yerden yükseltilmiş ve su taşkınlarını azaltmak için düşük maliyetli bir drenaj sistemi inşa edilmiş. Binanın üç cephesindeki geniş açıklıklar iç mekanda çapraz havalandırma ve doğal aydınlatmayı sağlıyor. Strüktür ve döşeme için geri dönüşümlü kereste, çatı içinse yerel şeker kamışı bir örtü kullanılmış. Tavandan gelecek aşırı güneş radyasyonunu önlemek adına örtünün altına çinko-alüminyum alaşımından bir katman ve dikey yerleştirilmiş okaliptüs konularak hava boşluğu yaratılmış.

Toplum merkezinin bitişiğinde, açık tribünle çevrili bir futbol sahası bulunuyor. Çocuklar bir rampa aracılığıyla, etkinlikler arasında toplanıp dinlenebilmeleri için fazladan alan sağlayan açık rekreasyon alanlarına sorunsuz geçiş yapabiliyor. Spor aletleri, zeminden ulaşılabilen yan platformlar altında depolanıyor. Her yerde öğrenmeyi teşvik etmek üzere açık alan boyunca enstrümanlar, tırmanma aparatları ve yemek bahçesi gibi çeşitli öğrenme birimleri bulunuyor. Yemek bahçesi ise sebze ve meyve ağaçlarının bulunduğu, çocukların sürdürülebilir tarımın basit ilkelerini öğrendiği, açık bir sınıf görevi gören ve topluluğa taze ürün sağlayan bir alan olarak işliyor.

İnşasından bu yana, yerel mülkiyet ve aidiyet konseptini güçlendirecek şekilde yirmi aile evlerini The Green Island’ın çevresine kurmuş. Tasarımcılarına göre; etrafında birleştikleri, kimliklerini temsil eden, merkezi bir alan olan proje, topluluk için sembolik bir anlam taşıyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: