Açık Kadraj

Belçika’daki eski taş ocağı alanlarının yeniden işlevlendirilmesi planları kapsamında müdahale edilen Negenoord bölgesi, Maas Nehri’ni izleyen bir doğa parkına dönüştürülmüş. Bu kapsamda tasarlanan gözlem kulesi ise bölgeden aldığı malzemelerle şekillenerek doğa, yapı ve insan arasındaki etkileşimi güçlendiriyor.

Belçika ve Hollanda arasındaki sınırı tanımlayan Maas Nehri yatağında, daha önce taş ocağı olarak kullanılmış şu anda ise Maasvalley Riverpark adında 2500 hektarlık bir doğa koruma alanına dönüştürülen bir bölge Negenoord. Yeniden geliştirme projesi için hazırlanan planlar nehrin taşma alanını genişletirken, daha kendiliğinden ilerleyecek doğal bir gelişime, eğitime ve rekreasyonel kullanımlara odaklanıyor. Gözlem kulesi ise alanın ortasında yer alan küçük bir yükseltiye yerleşerek hem su baskınlarından korunmayı amaçlıyor hem de bütün bölgeyi rahatlıkla izleyemeye ve deneyimlemeye olanak veren bir mekan sunuyor.

Kulenin inşasında Maas bölgesinden çıkarılan toprak, kil ve çakıl gibi malzemeler kullanılmış. Duvarlar sıkıştırılmış toprak yöntemi kullanılarak inşa edilirken, duvarların yüzeylerinin zamanla aşınarak içindeki çakılların görünür olması öngörülmüş. Yapının merdivenlerle şekillenen çekirdeği ise yine içindeki agregaları sergileyecek şekilde beton kullanılarak inşa edilmiş. Tasarımın malzeme ile kurduğu ilişki sayesinde gözlem kulesinin bulunduğu yeri yansıtması ve çevresiyle güçlü bir ilişki kurması amaçlanmış.

Merdiven sahanlıklarında, her kotta farklı yönlere bakan açıklarla ile kulenin tepesine çıkış tekrar etmeyen bir dizilimde ilerliyor. Yapının üçgen formu ve kütlenin kesilmiş köşelerinin yerleşimi de manzaralar tarafından belirlenmiş.

Kule, Benelux bölgesindeki ilk kamusal toprak yapı olma özelliğini taşıyor. Ancak şu an yapım tekniği açısından bir standart olmaması, böyle kamusal bir kullanımda tercih edilmesini açıklarken güçlük çıkarmış. Bu noktada inşaatin kalitesini garantilemek adına tasarım ekibi Cratterre, Vessieres&Cie eve BC Studies gibi uluslararası uzmanlarla birlikte çalışmışlar. Danışmanlar eşliğinde taşıyıcılık, aşınma, renk ve görünüş gibi özellikler temel alınarak karışım yüzdeleri belirlenmiş. İnşaat çalışanları sıkıştırılmış toprak üretimleri için eğitilirken, proje alanı ve malzemeler istenen kalitenin sağlandığından emin olmak adına her hafta düzenli olarak kontrol edilmiş. Sıkıştırılmış toprak ile ilgili çalışmalar 7 haftada tamamlanmış ve her hafta yaklaşık olarak 20 m3 malzeme üretilmiş.

Etiketler: