Basamaklı Orman

Bangkok’ta Trop tarafından çok katlı bir apartman için tasarlanan peyzaj projesi, sahip olduğu “orman”, yüzme havuzu ve çevre düzenlemesiyle civardaki “kirli kalabalıklar” arasından ayrılıyor.

Bangkok değişti, bununla beraber insanları da. Geçmişte, şehirden uzakta küçük evlerde yaşamayı ve şehirdeki iş yerine her gün gidip gelmeyi tercih edebilirdik. Fakat yeni jenerasyon günümüzün hızlı yaşam tarzına uyum sağlamak için gelişmiş alanlardaki apartmanlara taşınmayı sürdürüyor.

Bugün Bangkok’daki araç trafiği dünyadaki en problemli trafik düzeni arasında bulunuyor. Şu anda, Bangkok yollarında 8 milyondan fazla kayıtlı araç var. Ortalama olarak bir kişi günde en az iki üç saatini arabasında harcıyor. Sonuç olarak, Tayland’lı arsa geliştiriciler şehir arazilerinin en iyi alanları için rekabet ediyorlar. Arsanın büyüklüğüyle ya da manzarası ile ilgilenmiyorlar. Seçilen alanın Bangkok Sky Tren İstasyonu’na yakın olması gerekiyor. Buna rağmen iyi bir arsa yaşamak için kusursuz bir alan sağlamıyor. Bu sebeple peyzajı bir araç olarak kullanarak Bangkok’un yeni kuşağı için daha iyi çevre oluşturmak istiyoruz.

fotoğraflar: wison tungthunya, tinnaphop chawatin
peyzajdan tren istasyonuna bakış
binanın ana girişi
peyzajın içinden bir kare
havuzu çerçeveleyen iskelet strüktür
yürüyüş kolaylığı sağlayan şerit desen
yüzme havuzu ve peyzaja tepeden bakış
bangkok silüeti
vaziyet planı

ANLATI
2010’da Trop ekibi olarak Bangkok’ta çok katlı bir apartman olan Pyne by Sansiri için bahçe tasarladık. Konumunun harikulade olduğunu düşünüyorduk. Kalabalık kentsel bölgenin ortasında, şehrin en büyük alışveriş merkezine beş dakikalık yürüme mesafesinde ve yaklaşık olarak 2900 metrekarelik bir arazide yer alıyor. Ayrıca yerleşim biriminin hemen önünde konutların satışında gerçekten çok etkili olan tren istasyonu da bulunuyor.

Arazinin mükemmel bir konumda olduğunu düşünmemiz zorlu bir deneyim getirdi. Çünkü arazinin üç tarafı yüksek sınıftan insanların pek uğramadığı, gürültülü gece kulüplerinin yer aldığı binalarla çevrili. Öte yandan tren istasyonu aslında bütün mekanı daha kalabalık gösteriyor. Civardaki diğer yapılarla birlikte proje beton binalar arasında dört taraftan köşeye sıkıştırılmış bir konumda diyebiliriz.

ORMAN
Temel amacımız projeyi çok da iyi gözükmeyen çevreden ayrıştırmak oldu. Özel alanları yoğun dış dünyadan ayırmak amacıyla, ilk hareketimiz üç metre uzunluğundaki duvarların tepesine çiçeklik yerleştirmek oldu. Dışarıdan düz, beyaz bir mermer gibi gözüken duvar, içeriden bakıldığında kutu gibi mekan hissinden kurtulmak için eğri çizgili bir duvara dönüşüyor. Yeşil alanı özellikle tren istasyonuyla apartman daireleri arasında duvarın arkasına yerleştirdik. Tipik işlevsel bahçeler yerine istasyonun etkisini azaltacak on metre uzunluğundaki ağaçlarla kentsel bir orman önerdik. Ağaçların altında lobinin hemen yanındaki duvarın sınırlarından yol boyunca küçük yeşil tepeler serisi yarattık. Yumuşak yüzeyleri artırmak için tepeleri yukarı-aşağı hareket ettirerek düz bir yeşil alana göre daha fazla yeşil alan algısı oluşturduk. Daha kolay bir yürüyüş sağlamak amacıyla tepelere desenler oluşturarak alanı bölen basamaklar yerleştirdik. Ormanın sahip olduğu özellikleri canlandırmak için geyik şeklinde heykeller tasarladık. Düz alanda ise beton yürüme yolları ile mekanı birbirine bağladık. Yeşil çimenlikle beton yol arasındaki görsel zıtlığın zevk veren bir ortam yarattığını düşünüyoruz.

HAVUZ
Konut olarak ayrılmış kuleler otopark alanının üzerine inşa edildi. Park alanı kuleden çok daha fazla alana sahip olduğu için geriye kalan alan ise yüzme havuzuna ayrıldı. Otopark alanının çatısında bulunan yüzme havuzu terasla birlikte 370 metrekarelik bir alana yayılıyor. Kutu gibi mekan hissinden kurtulmak için ilk hareketimiz “boşaltılmış” kat planı yaratmak oldu. Tipik dikdörtgensel bir havuz platformu yerine yüzme havuzuyla ilişkilendirilmiş küçük teraslar serisi önerdik. Su, teras ve bitkileri birleştiren bir planlama gerçekleştirdik. Bangkok’taki pek çok havuz çatıda yer aldığı için “Gökyüzü Havuzu” adını alıyor. Tasarladığımız havuzun bunlardan farklı olması için “İskelet” adını verdiğimiz ışıkla kaplanmış bir strüktür havuzu çerçeveliyor. Bu çerçeve aynı zamanda binayla birleşerek dışarıdan da görünür oluyor. Geceleri parlayan “iskelet”, çevreleyen binaların yarattığı kalabalığa hafiflik ve ışık getiriyor diye düşünüyoruz.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: