Çöl Sokakları

1949'dan bu yana kurulan SOS Çocuk Köyleri, çocukların temel haklarının mekanlarını inşa ediyor. Geçtiğimiz yıl tamamlanan Cibuti'deki çocuk köyünü Urko Sanchez tasarladı.

Doğu Afrika'da yer alan, sürekli susuzluk ve şiddetli kıtlıkla mücadele eden Cibuti'deki SOS Çocuk Köyü projesine SOS Kinderdorf'un çağrısıyla, aile güçlendirme programı kapsamında 15 adet konut tasarlamak üzere dahil olduk.

fotoğraflar: javier callejas
zemin kat planı
1. kat planı
cephe görünüşü
cephe görünüşü
cephe görünüşü
havalandırma baca kesiti
detay kesit

Dünya üzerinde 73.000'den fazla çocuk ve genç, 491 SOS Çocuk Köyü ve SOS Gençlik Evleri'nde yaşıyorlar. Bunu sağlayan uluslararası bir organizasyon olan SOS Kinderdorf, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ihtiyaç duyan çocukların temel haklarını sağlayabilmek adına 1949'ta Hermann Gmeiner tarafından Imst, Avusturya'da kurulan ilk çocuk köyü ile ortaya çıktı. Afrika'da 1970'lerin başında kurulmaya başlayan SOS Çocuk Köyleri, 1980'den sonra Latin Amerika ve Asya'ya da yayıldı. Cibuti'de dahil olduğumuz SOS Çocuk Köyü'nde on ailenin sağladığı sevgi dolu evler 100 çocuğa barınma imkanı veriyor. Buraya gelen Tadjourahlı çocuklar, kendi ailelerinden ayrılarak kardeşleriyle birlikte SOS anneleri tarafından yetiştiriliyorlar. Burada sağlıklı gelişmelerini sağlayacak beslenme, psikolojik destek ve temel sağlık hizmetlerini alıyorlar.

Bu süreçte biz de SOS sistemini, projenin yapılacağı yeri ve orada yaşayan halkı, onların göçmen geleneklerini ve bölgenin iklim koşullarını öğrendik. Benzer kültür ve iklim çevrelerindeki geleneksel konut üretim teknikleri üzerine yaptığımız araştırmanın ardından çocukların güvenli bir şekilde gelişmesine imkan verecek; yeşil ve açık alanlarla bütünleşmiş bir Medine (kent) tasarlamaya karar verdik. Burada, çocukların trafiksiz dar sokaklar ve meydanlarda oynayabilmesi, özel alanların içinde de dış mekanları kullanabilmeleri, halkın bitki yetiştirme ve kullanmasının sağlanması tasarımın temel kararlarındandı.

Yerleşim kararlarını verirken doğal havalandırma ve gölgelendirme oldukça önemliydi; doğal yollardan havalandırma yapmanın zor olduğu noktalardaysa havalandırma kuleleri yerleştirdik. Hepsi aynı plan şemasına sahip olan evleri, aralarında yürüyüş yolları oluşturacak ve birbirlerine gölge sağlayacak şekilde yerleştirdik; geleneksel mimarinin dar sokakları ve benzer iklimli yerleşimlerde de görülebilecek kafesleri, doğal havalandırma ve güneş etkisinden korunmak için kullandık. Tasarımın bütününde kullandığımız çöl rengi; bir yandan mekanı ufukla bütünleştirirken diğer yandan yerleşim sakinlerinin canlı kıyafetleriyle, bitki ve çiçeklerle renkleniyor.

Yapım malzemelerinin çoğunun ithal edilmesi gerekti ancak yine de yerel üreticilere mümkün olduğu kadar destek vermeye çalıştık. Güney Afrika firmasından aldığımız betonarme strüktür, çimento bloğu, renkli çimento bazlı kaplama ve çatıdaki çakıl taşları gereksinim duyduğumuz temel malzemelerdi. Bunlar dışında kapılar kalastan, pencereler de alüminyumdan üretildi. Projeyi gerçekleştirmek için gerekli maddi kaynak Alman kurumun yardımlarından sağlandı.

Projenin yapımını gerçekleştiren, dünyanın çeşitli yerlerinden gelerek Kenya ve Cibuti'de üretimlerine devam eden aktörlerin varlığıyla çok sesli bir takım olduk. Cibuti'de iş yapan Çinli müteahhit Dji Fu ve Ugandalı mimar John Andrews; Kenya'da iş yapan Avusturyalı Proje Yöneticisi Fritz Bachlechner, İspanyol mimar Estrella de Andres, Kenyalı mühendis Oliver Kabure ve elbette şantiyede çalışan Cibutililer bu uluslararası takımı oluşturdular. Bu çalışma biçiminin de her projeyi zenginleştirici bir deneyim haline getiren meslek pratiğimizin deviniminin ve çok aktörlülüğünün göstergesi olduğunu düşünüyoruz.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: