Didaktik İfadeler

Danimarka’nın en büyük milli parkı içine yerleşen Wadden Denizi ziyaretçi merkezi, bölgenin doğal değeri konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Sergi alanlarından oluşan yapı, bu özgün peyzaj ve yerel mimari ile bağlar kuran didaktik bir ifade benimsiyor.

Wadden Denizi’ni karşısına alarak yerleşen yapının kesin hatları malzeme etkisiyle yumuşak bir görüntü kazanıyor ve sanki zeminden türeyen bir kütleymiş gibi bir izlenim bırakıyor ilk bakışta. Wadden Denizi’nin doğası ve tarihiyle uyum içinde var olan modern müze yapısı, saman yüzeyleriyle ziyaretçiler için mütevazı fakat önemli bir başlangıç noktası sunuyor. UNESCO Miras Listesi’nde bulunan bu özel alana bir kapı açan proje, 15 milyon göçebe kuşun her yıl duraklayıp beslenebildiği, dünyanın en özgün ve önemli doğal barınaklarından birinin hikayesini taşıyor.

Orijinal yapıyı dönüştürmek ve genişletmek üzere yapılan 18 aylık yoğun bir çalışma sonucunda ortaya çıkan yeni yapı, 2.800 metrekarelik sergi ve aktivite alanına sahip. Tasarım, yerel inşa teknikleri ve çiftlik evi tipolojisinden esinleniyor. Bölgede yaygın olarak bulunan malzemelerin kullanıldığı proje, saman ve ahşabı bir araya getirerek etkisini naifliğinden alan bir dil benimsiyor. Mimar Dorte Mandrup, proje için en başından beri mimarlığı ve sergilemeyi birlikte düşünen bir yaklaşım benimsediklerinden bahsediyor. Bazı salonlarda kullanılan geniş cam paneller, iç mekanların açık hava sergi alanları ve peyzajla bütünleşmesini sağlıyor. Gün ışığının sergileme alanlarına ulaşması da çevreyle kurulan ilişkilerin bir parçası.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL