Duvarlar Arası

Kıtalararası bir işbirliğiyle tasarlanan çocuk restoranı, geleneksel Çin kültürünün bir parçası olan kırsal hayatı canlandırmayı ve bulunduğu köyü özellikle çocuklar için bir cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.

Kırsal bölgelerden kente göçün oldukça arttığı Çin’de; günde ortalama 300 köyün yok olması sebebiyle gelenek, kültür ve değerlerin taşıyıcısı olarak görülen kırsal yaşamı koruyabilecek bir gelişim modeli araştırılıyor. Artan refah seviyesi, tatil yapma imkanını artırıp ülke içinde seyahate olanak tanırken köyler, turizm aracılığıyla yeni gelir kaynakları elde etmenin mümkün olduğu yerler olarak görülüyor.

Böyle bir köy örneği olan ve Çin’in güneydoğusunda bulunan Xiamutang’da, bu anlayış doğrultusunda, Çin Yapı Merkezi ve Kentsel Çevre Tasarımı dergisi, köyün çocuk odaklı bir cazibe merkezine dönüşümünün sorumluluğunu üstlenmiş. 2018’de, çocuk kullanıcılara hizmet edecek tesislerin tasarımı ve inşası için düzenlenen uluslararası mimari yarışma yoluyla elde edilen projeler ile bugün Xiamutang, yenilenmiş çiftçi evlerinde konaklama ve restoran, dükkan, çay evi, bar gibi farklı işlevlerde mekanlar sunuyor.

Bu kapsamda, Tianjin Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve AHO’s Scarcity and Creativity Studio (SCS), 6-12 yaş aralığında çocuklar için eğitim işlevine de sahip bir restoran tasarlayıp inşa etmek üzere davet edilmiş. Bu restoranın, çevre tarlalardan sebzelerin toplanması, yıkanması, hazırlanması ve pişirilmesi gibi aşamaları olan yemek kurslarını da içermesi öngörülmüş. Tasarım, üretim ve inşaatın bir arada olduğu proje, deneysel ve kıtalararası bir işbirliği aracılığıyla geliştirilmiş.

Proje alanı, Xiamutang Köyü ve çevresindeki tarım arazileri arasında, kafur ağaçlarının yer aldığı dik ve dar bir bölgede bulunuyor. Proje alanının ancak programın gerektirdiği alan büyüklüğünde olması da tasarım konseptinin belirleyicisi olmuş. Beş paralel duvar, arazinin topoğrafyasını takip edecek şekilde aşağı doğru inerek alanın sınırları boyunca uzanıyor. Program dahilindeki dükkan, mutfak, yemek odası ve bitişik dış mekanlar, bu duvarlar arasında bulunuyor. Her bir duvar, killi toprak zemindeki betonarme temel üzerine bağımsız olarak yerleşiyor. Boşluklu beton bloklardan inşa edilmiş olan duvarlar, içte ve dışta, kumla ve beyaz çimento pigmentli demir oksitle kaplanmış. Böylece, Pekin’deki The Forbidden City (Yasak Şehir) gibi, tarihi alanlarda yaygın olarak görülen ve aynı zamanda Çin kültüründe mutluluğu sembolize eden karakteristik “Çin kırmızısı” elde edilmek istenmiş.

Sıvalanmış çelik bitişli betonarme döşemeler ise zemini oluşturuyor. Tasarımın bütünlüğünü korumak adına duvarlar birbirilerine daha hafif malzemelerle bağlanmış. Çatı strüktürü, merkezi oluklu bir çatı ve her bir duvar boyunca çift katmanlı ışıklıklar meydana getiren ahşap “çapraz”lardan oluşuyor. Tamamen açılabilir olan cam elemanlar, yemek ve mutfak hacimlerini iki uçta kapayıp onları doğayla bütünleşecek şekilde genişletiyor. Dış mekanlar siyah kil tuğlalar ve çakılla kaplanırken 9,5 metre uzunluğundaki yemek masası, arazide yıkılmış olarak bulunan uzun bir ağaçtan yapılmış ve keresteler arasındaki boşluklar betonarmeyle doldurulmuş. Mutfak mobilyalarıysa altında depolama alanları bulunan katlanmış ince betonarme levhadan yapılmış.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL