Eklektik Rastlantılar

Tate Modern'de sergilenen “Empty Lot" umut ve rastlantı fikirlerini şehrin farklı yerlerinden alınan topraklarda bir araya getiriyor ve ortaya çıkacak oluşumu şansa bırakıyor.

Hyundai Motor ve Tate Modern'nin işbirliği ile gerçekleştirilen sergi sersinin ilk projesi olarak Meksikalı sanatçı Abraham Cruzvillegas tarafından tasarlanan "Empty Lot", Turbine Salon'unu sürprizlere açık bir deneyim mekanına dönüştüyor. İskele sistemi ile yükseltilmiş, setler halindeki terasa yerleştirilmiş 240 sakıdan oluşan yerleştirmeyi Londra'nın farklı park ve bahçelerinden toplanmış 23 ton toprak dolduruyor. Sanatçının hiçbir şey ekmediği bu saksılarda zamanla oluşabilecek tek değişim, müzeye gelmeden önce toprağa karışan çiçek, mantar ya da küçük bitkilerin ortaya çıkması. Saksıların arasına yerleştirilen aydınlatmalar da yine sanatçı tarafından müze etrafında bulduğu çeşitli malzemelerden ürettiği direklerden oluşuyor. Şehrin başka başka yerlerinde bulunurken bir şekilde müzeye gelerek serginin bir parçası olan her şey, yerleştirmede şehre dair umut, şans ve tahmin edilemezlik fikrini taşıyor.

fotoğraflar: andrew dunkley
fotoğraf: joe humphrys

Yerleştirme, sanatçının kişisel ilgi alanlarının da bir yansıması. Direkler üzerine yerleştirilen saksılar, Mexico City'nin olduğu topraklarda kullanılan ve “chinampa” denilen antik bir tarım şeklinden referans alıyor. Saksıların oluşturduğu üçgen kontür ise kuzey ve güneyi işaret eden bir pusulayı temsil ediyor. Üçgen formlar aynı zamanda Rus avantgard sanatçı El Lissitsky ve Amerikalı mimar Buckminster Fuller'in işlerini hatırlatıyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL