Gece Vakti İçin Bitmemiş Manifesto

GÜZİN ÖZTOK

Ne zamandan beri karanlığı hatırlamıyorum? Şehirden ayrılmadığım sürece şehirsiz gökyüzünü bilmiyorum. Birkaç yıl önce orta büyüklükteki bir kasabadayken kasaba genelinde elektrikler kesildiğinde gökyüzünün gözleri açığa çıkmıştı ve heyecanlanmıştım. Belki fazla duygu yüklü bir giriş oldu ama Clio Capeille’in manifestosunda bu tür çağrışımlara uygun bir ortam mevcut.

Clio Capeille, karanlık ışıksızlık değildir diye belirtse de odaya elimde el feneriyle girdiğimde karanlık ışıksızlıktır, diye düşünüyorum. Aslen “Gece Vakti Bize Bağlı” isimli yüksek lisans tezinin bir uzantısı olan manifesto, alacakaranlıkta işe koyulmayı öneriyor. Hatta gece açan çiçekler metaforu ile geceye bir güzelleme yapıyor. Gecenin verebileceği tekinsizlik hissi ve sessizlik, gece güvende olmak, aydınlatılan sokaklar ve soğuk, gecenin çağrıştırdıkları. Zaten gece çalışanlar için çok etkileyici gelmeyebilir. Öte yandan gece şehirde olan biten üzerine çok şey söylenebilir.

Güzin Öztok,dosya,2. istanbul tasarım bienali,clio capeille

Sınır, oda, gözlem evi, terapi merkezi ve sinema gibi Capeille’in tasarladığı mekanların gece hallerini gösteren resimleri duvarda görüyorum. Bu mekanlara dahil olup deneyimleyemiyoruz aslında, karanlık bir odada bulunmak manifestonun çok daha ağır basan öğesi. Yerleşik toplum düzeninin gündüze ayarlı olduğunu düşününce bireysel ölçekte manifestonun geçerli olabileceğini tahmin ediyorum.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: