Hareketliliği Tetikleyen

CN mimarlık ekibinin tasarladığı Hilti Türkiye Ofisi, markanın dinamik ve yenilikçi kimliğini yansıtabilmek için farklı kullanımlara imkan veren açık ofis konseptine sahip.

Çıkış noktamızı belirlememizde Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Mehmetçik Kalay’ın paylaştığı Hilti marka öyküsü, dinamik çalışan profili ve bu doğrultuda yeni ofisleri için hayal ettikleri konsept etkili oldu. Yeni ofisin çağdaş, dinamik, şeffaf tasarımlarla Hilti ruhunu yansıtması gerekiyordu. Bu etkenler, ofisin mimari özellikleri için yol gösterici oldu. Ofisin şeffaf üretim biçimi nedeniyle açık ofis konseptine yöneldik. Yeni ofisin dinlenme salıncaklı, langırtlı, yeni anne bakım odalı, masaj koltuklu açık ofisi, Hilti Group içinde ilk olma özelliğini taşıdığı için bizi ayrıca heyecanlandırdı.

CN mimarlık, hilti türkiye

Günümüzde çalışanların iş yerinde nasıl vakit geçirdiği üzerine yapılan araştırma sonuçlarını da tasarım kararlarımızda dikkate aldık. Zamanın yüzde kırkını masa başında geçiren çalışanlar, geri kalan yüzde altmışlık zamanda ise diğer çalışanlarla etkileşim halinde. Bu sonuçlar, dinamik çalışma alanlarında ofis içi hareketliliğin gerekli hale geldiğini gösteriyor. Teknolojiyle donatılmış, kablosuz ağla çalışmayı destekleyen ortamlar sayesinde her yerde çalışmak artık mümkün. Bu etkenler mekanın şekillenmesinde etkin rol oynadı.

Çalışanların yeni nesil olanaklardan faydalanabildiği, ofis içi trafiği yönetebilen, dinamik ve şeffaflığı öne çıkaran bir planlama hedefledik. Bunu yaparken mekanı tasarruflu kullanmaya özen gösterdik.

Hilti, inşaat sektöründe yer alan bir marka olduğu için konseptimizi “yapı” üzerine kurduk ve çok incelikli çözümlerden kaçındık. Brüt beton yüzeyleri olduğu gibi bıraktık. Tüm uygulama detaylarının mümkün olduğunca görünür biçimde çözüldüğü bir yaklaşım benimsedik. Ofisin yüksek tavanı ve ferah alanları mekanı yenilikçi hale getirdi. Ofiste kablosuz teknoloji sayesinde neredeyse tamamı açık, ortak mekanı bol, etkileşime ve çalışırken eğlenmeye olanak sağlayan bir mekanı mümkün kıldık. Çalışanlara ofis içinde farklı düzenlerde çalışabilecekleri istasyonlar ve kişisel alan imkanı sunan herkesin kullanımına açık sessiz odalar ve dinlenme mekanları tasarladık. Çalışanların dinlenme ve eğlenmelerine yönelikse geniş bir mutfak, bir oyun alanı, plug-in istasyonu da barındıran bir etkinlik alanı tasarladık. Yeni annelerin öz bakımlarını yapabileceği, ihtiyaçlarını karşılayabileceği anne bakım ve dinlenme odasında günün yoğunluğundan rahatlayarak uzaklaşmak isteyenler için masaj koltuğu da yer alıyor.

Ofisin dekorasyonu sırasında kullanılacak malzemeleri ve tasarımlarımızı çevreye etkileri açısından değerlendirdik. Örneğin, ofis döşemesinin 900 metrekarelik halı olan kısımlarının altındaki yükseltilmiş döşeme kapsülleri daha önce başka binada kullanılmış kapsüllerdi. Bu tercih sayesinde geri dönüştürülebilir malzeme kullanarak doğal ve ekonomik kaynaklardan tasarruf etmiş olduk.

Ofis içerisinde ısıtma, soğutma ve havalandırma için üflenen hava, ortalama tavan yüksekliği olan altı metreden değil, düşey kanallarla daha aşağıya taşınarak yaklaşık dört metreden üfleniyor. Termostatlar ise toplu noktalarda değil mümkün olduğunca ofis içerisine yayılmış şekilde uygulandı. Bu iki uygulama sayesinde ofisteki enerji verimliliği arttırılmış oldu.

Halihazırda yüksek dozlu beton dökülmüş tavan ve betonarme kolonlar herhangi bir boya ya da kaplama yapılmadan olduğu gibi çıplak bırakıldı. Bu şekilde hem şantiye sırasında işçiler hem de kullanıcılar zehirli kimyasallara maruz kalmıyor. Ofis içindeki çalışma mobilyaları haricindeki mobilyalar, mümkün olduğunca masif ahşap olarak tercih edildi ve imalatlarında yerli kestane ağacı kullanıldı.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL