Makilerin Eteğinde

Onurcan Çakır Mimarlık tasarımı ŞH Evi, yalın bir plan düzenini işlevlere göre farklılaşan malzeme paletiyle birleştirerek Urla peyzajına yerleşiyor.

ŞH Evi, ağırlıklı olarak yazlık kullanım için tasarlanmış bir konut. İzmir’in Urla ilçesinde, doğanın içinde, etrafında yoğun yerleşim olmayan ve bu yüzden de sakin kalmış bir çevrede konumlanıyor. İçinde bulunduğu ovanın batısında, çam ağaçları ve maki bitki örtüsü ile çevrili bir tepe yer almakta. Ovanın bu tepeye en yakın olduğu konuma, yani düz tarlaların eğimli makilik ve çam ormanı ile buluşmaya başladığı bölgeye yerleştirildi. Evin içinde bulunduğu 2683 metrekarelik arazi düz ve kuzeybatısında bu bölgede yetiştirilmeye uygun bir bitki olan zeytinlerle dolu bahçeler bulunmakta.

134 metrekarelik bu konut yapısının taşıyıcı sistemi betonarme. Kütle, mekansal işlevlerin ilişkisi üzerinden şekillendi. Her iki yanda bulunan teras çatılı ve doğal taş cepheli kütleler, yatak odalarını barındırıyor. Taş cepheli kütlelerin her birinde ikişer adet yatak odası var. Bu kısımlar, yapının ortasında bulunan yüksek tavanlı, beşik çatılı beyaz kütledeki salon ve mutfağın bulunduğu hacme açılıyor. Bu mekanın çatısında içeriden görülebilen ahşap makaslar taşıyıcı görevi üstleniyor. Modern ve geleneksel malzemelerin bir arada kullanıldığı yapıda mekanların işlevsel farklılıklarının hem kütle formundaki değişimden, hem de malzeme farklılaşmasından anlaşılması mümkün.

Doğu cephesi
Genel perspektif
Orta bahçeden salonun bulunduğu iç mekana bakış
Farklı yüksekliklerdeki kütlelerin bir araya gelişi
İnşaat sırasında ahşap çatı makasları
Kuzey cephesi
Taşın cephede kullanımı
Yerel taş

Malzeme olarak yapının iki tarafında bulunan kütleleri oluşturan koyu tonlardaki taş, ekonomik ve lojistik avantajları da göz önünde bulundurularak yakın çevreden temin edildi. Taş duvarın arkasına ısı yalıtımı amaçlı XPS paneller yerleştirildi, daha sonra ise iç yüzde tuğla duvarlar örüldü. Bu kütlelerin güney cephesindeki yatak odalarında, manzaraya hakim büyük pencereler bulunmakta. Taş cepheli kütlelerin ortadaki beyaz ana kütleye göre planda kaydırılarak yerleştirilmesi ile oluşan üç tarafı duvarlarla çevrili orta bahçe, tanımlı bir dış mekan oluşturuyor. Salonun büyük ve yüksek cam kayar kapıları açıldığında, bu orta bahçe, iç mekanın bir uzantısı olarak kullanılabiliyor. Yatak odalarındaki kat yüksekliğinden, orta kısımdaki yüksek tavanlı ortak hacme geçildiğinde oluşması amaçlanan ferahlık hissi, bu büyük camlarla desteklendi. Aynı zamanda, kütlelerin kaydırılmasıyla elde edilen dış mekanların bir diğerine mutfaktan bir cam kapı ile ulaşılabiliyor. Benzer şekilde, yapının ana giriş kapısının olduğu kısımda da iki tarafı yapının duvarları ile sınırlanmış bir dış mekan, kullanıcıları girişe yönlendiriyor.

Yapı içerisinde tüm sirkülasyon, orta kısımdaki salon ve mutfağın içinde bulunduğu hacim üzerinden sağlandığından, planda uzun koridorlar oluşmadı ve alan verimli bir biçimde kullanılabildi. Kış aylarında soğuk rüzgarlardan mümkün olduğunca az etkilenmek amacıyla, bölgenin hakim rüzgarının vurduğu kuzey cephesindeki pencere açıklığı miktarı düşük seviyede tutuldu. Mutfağın bu cephedeki yatay şerit penceresi ile arazinin kuzeyinde bulunan diğer tarla ve zeytinliklerden oluşan doğal manzaraya dönük bir çerçeve oluşturuldu.

Plan
A-A kesiti
B-B kesiti
Doğu cephesi görünüşü
Batı cephesi görünüşü
Güney cephesi görünüşü

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL