Olasılıklı Yerleştirmeler

ÖZLEM YALIM

Terminal Design tarafından 3 - 5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Mekan ve Olasılıklar, perakende, müze, sergi, iletişim mekanları alanındaki karar vericilerin, alanında dünyaca kabul görmüş uzman konuşmacılar, tasarımcılar tarafından yorumlanmış mekan içinde mekan deneyimleri ile buluştuğu bir profesyoneller etkinliği olarak gerçekleşti. Etkinlik kapsamında, daha önceden yaratıcı etkinliklere ev sahipliği yapan Galata Rum Okulu, baştan aşağı Terminal Design’ın yaratıcısı ve/veya temsilcisi olduğu mekansal sistemler ile değişime uğradı ve yepyeni bir çehre kazandı. Etkinliğin yaratıcısı ve Terminal Design’ın kurucusu Akın Nalça, okul yönetimine, “ bu mekana bir çivi bile çakmadan gelip gideceğiz “ demişti ve öyle de oldu. Modüler ve birbirinden akıllı 30 farklı mekansal mimari sistem ile kurulan mekanların her biri farklı mekan ihtiyaçları, kurguları için mimar ve tasarımcıların ellerinde şekillenmiş olarak çeşitli sektördeki profesyonellere sunuldu.

Atilla Kuzu ve Levent Çırpıcı tasarımı yerleştirme
Aziz Sarıyer tasarımı yerleştirme
Durmuş Dilekci ve Salih Küçüktuna tasarımı yerleştirme
Nilüfer Kozikoğlu tasarımı yerleştime
Otto Box sistemiyle düzenlenmiş cam kutu
Sergi Salonu
Yeşim Bakırküre tasarımı yerleştirme

Etkinlik kapsamında kendi alanında öne çıkan 7 konuşmacı kendi çalışmaları üzerinden konferanslar sundu. Her günü farklı temalara ayrılmış olan etkinlik süresince ilk gün perakende sektörü, ikinci gün müze ve kültürel yapılar alanındaki profesyoneller ağırlanırken son günün konusu mekansal iletişimde araçlar olarak belirlenmişti ve aynı gün gerçekleşen konferanslar da mekan tasarımında yeni medya kullanımına ağırlık verdi.

Ücretsiz gerçekleşen etkinlik süresince profesyonellerin yanısıra öğrenci ve akademisyenlerin de ilgisi büyük oldu.

Mekan ve Olasılıklar etkinliği kapsamında davet edilen sekiz tasarımcı, Terminal Design’ın yaratıcısı ve/veya temsilcisi olduğu ürünleri ve sistemleri kendi bakış açıları ile yorumladıkları özel işlere imza attılar. Her biri kendine ayrılan özel bir odada konumlanmış olan bu özel mekan kurguları yine Terminal Design’ın deneyimli ekibi tarafından hayata geçirildi.

Atilla Kuzu - Levent Çırpıcı tasarımı, mekanın orta kısmına yerleşmiş ve zeminde belirlenmiş altıgen bir formun, üçüncü boyuta kazandırılması ile öne çıkıyordu. Mekan kurgusunda kullanılan ürün Alu’ya ait “Mobile” serisiydi. Bu sistem perakende satış ortamlarını çok amaçlı mekânlara dönüştürmek için tasarlanmış, kullanılması kolay ve kendi kendine ayakta durabilen bir sistem. Sergi ya da satış gereksinimlerinin değiştiği zamanlarda, Mobile ile alanları yeniden kurgulamak, bu ürünün özgür ve esnek yapısı kurulabilmesindeki kolaylığı ve hızı sayesinde mümkün olabiliyor.

Bağımsız Mobile ünitesi farklı amaçlara uygun olabiliyor; basit bir rotasyon ile asılı biriminden bir masaya dönüşebiliyor. Tasarımcıların yarattığı kurgu içerisinde bu sistemi raflar içeren ve kendi kendine bir hacim yaratabilen özelliği ile deneyimlemek mümkündü.

Yeşim Bakırküre, “Slider” sistemi ile gerçekleştirdiği tasarımında , ürünün salt işlevselliğiyle değerlendirilmesinin önüne geçmeyi ve bu tür mekanların mesafeli duruşunu kırmayı hedeflemişti. Üzerine farklı aksesuar katmanları eklenebilen paralel raylardan oluşan Slider, bu tasarımda üzerinde çeşitli raf birimlerinin yanısıra renkli plexiler ve aynalar kullanılarak büyülü ve boyut kavramının iç içe geçtiği bir küp oda haline dönüşmüştü. Renkli ve illüzyon içeren kurgusu ile izleyiciyi içine çeken bu tasarımın dış çeperinde ise sistemin teknik resimleri kullanılarak, en yalın hali gösterilmekteydi. Bakırküre tasarımının çıkış noktalarından birini de, “varlık sebebi "sergilemek" olan bir yapıyı "sergilenen" bir nesneye dönüştürme ve mevcut kimliğine yabancılaştırma fikri” olarak açıklıyor.

Yalın Tan - Jeyan Ülkü tarafından tasarlanmış olan Kaleydeskop isimli tasarım, renk ve ışık deneyimini, mekan kurgusunun yanısıra dinamik bir biçimde sunan tematik bir yaklaşıma sahipti. Tasarımda kullanılan sistem ALU tarafından fotoğraf dünyasının en önemli ürünlerinden biri olan Autopole ünitesinin, perakendecilik sektöründe en çok tercih edilen aksesuarlardan biri haline dönüştürülmüş hali idi. Bu teleskopik ve bağımsız dikme, zemin ve tavan arasına basit bir kol hareketiyle kuruluyor. Ürün sergilemek ve iletişim kurmak için kullanılan ve sonsuz işlevleri olan bu sistem, basit kullanımı, çok yönlülüğü ve işlevselliği ile ALU şirketinin bir sembolü ve en başarılı ürünü konumunda. Yaptıkları çalışmalarda her zaman geri planda saklı olan hikayelerden yola çıkan ikili, buradaki tasarımlarında da bu çok yönlü sistemi, üzeri 3M’in özel dicroic isimli filmi ile kaplanmış dairesel plexi paneller ile sentezlemiş ve bunlar üzerine yansıtılan projeksiyon ile büyülü bir atmosfer yaratmayı başarmıştı. Tasarımcıların çıkış noktası etkinliğin gerçekleştiği Galata Rum Okulu ve buranın geçmişindeki çocukların anısı iken, tasarıma ismini veren kaleydeskop ise sonsuz olasılıkların aygıtı olması özelliği ile etkinliğin ismine referans verecek şekilde düşünülmüştü.

Durmuş Dilekci - Salih Küçüktuna tasarımı mekan kurgusu, Slash serisinin yanı sıra ayna, ışık, renk ve koku deneyimini de izleyici ile buluşturan bütünsel bir yaklaşıma sahipti. Slash her türlü duvara adapte olabilen bir sergileme sistemi. Tasarımında çok detaylı, iyi çözülmüş ve spesifik bir fonksiyonu da olan aksesuarları ile zengin güçlü bir ürün. Tasarımcılar bu ürünü kabiliyetlerinin ötesinde kullanmayı hedeflemiş, aslında hep fonksiyonu gereği sergileneni öne çıkaran, bir duvara yaslanma ihtiyacı duyan karakterinin aksine bu mekanda kendisi sergilenen, diğer malzemelerle birlikte bir tasarıma dönüşen ayna ve ışık duvarlarını da taşıyan onunla yeni başka bir sistem kuran ve konstruktif özelliklerini detaylarıyla birlikte ortaya çıkaran bir tasarıma dönüştürmüştü.

Nilüfer Kozikoğlu’nun son derece ilgi çekici olan tasarımı terrarium gibi mikro ekosistemleri anlatan, agacsakal.com isimli blog içeriğinin üçüncü boyuta taşınması prensibi ile yola çıkmıştı ve izleyici ile blog içeriğinde yer alan bilgileri fiziksel olarak paylaşmaktaydı. Bu tasarımda farklı kompozisyonlar oluşturabilen yüzer taşıyıcılardan oluşan Acrobat Slim sistemlerinin yanısıra ALU’nun Agile grubu vitrin düzenleme sistemi tercih edilmişti. Detayları ile belli düzeyde bir kaliteyi yansıtan tasarım, sistemin hafif ve kullanışlı olma özelliğini, her boyuta uzanabilme, her noktaya, açıya, yüksekliğe ürün yereştirmeye izin veren esnekliğini vurguluyordu.

Aziz Sarıyer tarafından tasarlanan küp oda, yüksek kalitede plastikten üretilmiş temel bir elemanın bağlantı detaylarıyla küplere dönüştürüldüğü bir mekan çözümü olan Qubing tarafından oluşturulmuştu. Bu ürün ile basit bir küpten başlayan lego benzeri sistem, - derinlik, genişlik ya da yükseklik gibi -her yöne doğru çoğaltılabiliyor. Duvara monte edilebilen ya da zemine oturan bu farklı renklerde küplerden isterseniz oturma birimleri, isterseniz raf kombinasyonları üretebiliyorsunuz. Çocuk oyunu basitliğinde, uzmanlık gerektirmeyen birleştirme yöntemiyle, herkese kendi tasarımını hayata geçirme keyfi veren bu sistem ile gerçekleştirilen mekan kurgusu ürünün kendi özelliğinden yola çıkmış; insanları kübik bir labirentin içine davet ediyor, bu labirent içinde sonsuz olasılık ile karşılıyordu. Qubing’in katalog renklerini vurgulayan özel bir çalışma ile Lamp83 tarafından aydınlatılan bu mekan da izleyici tarafından yoğun ilgi gördü.

Etkinliğinikinci ve üçüncü günlerinde, Jotun tarafından mimarlık ofislerinde çalışan profesyonellere yönelik olarak düzenlenen atölye çalışmalarına renk ve trend uzmanı Latika Khosla liderlik etti. Bu çalışmalar aynı zamanda etkinlik kapsamında düzenlenen konferansların da sahnesi olarak kullanılan, Akın Nalça tasarımı Planner sergileme sitemi üzerinde oluşturulmuş mekanda gerçekleşti. Planner, dinamik mekan çözümleri gerektiren mekanlarda, tasarımcıları var olan sistemlerin sınırlarından kurtaran özgür bir tasarım platform olarak tasarlanmış. Yükseltilmiş, modüler bir zemin oluşturmanın ötesinde altyapı sistemlerinin gizlenmesi; zemin gridi üzerindeki düzenli bağlantı noktalarıyla üç boyutlu nesnelerin, sistemin devamı olan strüktürel taşıyıcıların, kütlelerin ya da yüzeylerin tanımlanması fikrinden yola çıkarak zengin seçenek sunuyor. Bu yönüyle diğerlerinden ayrışan Planner, aydınlatmadan mobilyaya sisteme özel olarak geliştirilen ürünlerin yanı sıra, diğer mekan sistemleriyle uyum göstererek çok yönlü tasarım olasılıkları oluşturuyor.

Galata Rum Okulu’nda düzenlenen etkinlik mekanlarının en üst katı, “kültürel sergilemeler” için özel olarak yaratılmıştı. “Bilginin doğru iletilmesi” prensibi, kültürel sergileme tasarımının temel işlevi olarak vurgulanırken bu alanda küratörler, iletişimciler, yapımcılar, ses ve ışık tasarımcıları gibi çok farklı disiplinler için, bilginin doğru bir senaryo içinde, en açık anlatımla izleyiciye ulaşmasını sağlayan bir tasarım yaklaşımı benimsenmişti. En yalın tasarıma indirgenmiş sistem elemanları ve tamamlayıcılar, tanımlı bir alan içinde sergilenen “fikri” ön plana çıkarıyordu. Bu alanda kullanılan Sergipan, müzeler, galeriler ve sergiler için esnek bir sergileme ve mekan bölücü sistemi. Yanyana gelen paneller yükseklik ayarı yapılabilen ayakları sayesinde uygulama zeminindeki yükseklik farklılıklarını tolere edebiliyor. Vitrin çözümleri için kullanılan ürün olan Sehner kabinler güvenli, sade yapıları ile içinde sergileneni yorucu olmadan, kusursuzca ortaya çıkarıyordu.

Bu mekanda kullanılmış olan diğer bir ürün ise Frankeurope üretimi vitrin sistemleriydi. Bu ürünler müze ve geçici sergilerden profesyonel ürün demonstrasyonlarına, teşhir ve aydınlatma elemanlarından iç mekan tasarımına kadar pek çok farklı alanda kullanılabiliyor. Bu mekan tasarımda duvarlarda kullanılan özel duvar modülleri sergileme alanları için özel olarak tasarlanmış. Gilnhammer isimli bu sistem hassas bir teknoloji ile üretilmiş, basit ve akılcı ilkeler doğrultusunda tasarlanmış ve özellikle taşıma, nakliye ve depolama için uygun bir seçenek. Etkinlik kapsamında bulunan diğer stand ve mağaza tasarımları ile genel mekanların kurgusunda Terminal tarafından temsil edilen Inflate, Molo, Thut, Rosso gibi öncü ürünlerin yanısıra Burkhardt Leitner Constructiv firmasının Clic, Pila Petite ve Otto box gibi her biri kendi alanında farklı çözümler sunan ürünler de kullanıldı. Her biri diğeri ile uyumlu olan bu ürünler ve sistemler, tasarımcı ve mimarların yaratıcılığı ile birleştiğinde akıllı, ergonomik, fonksiyonel, estetik, akustik ve konfor odaklı, uzun ömürlü mekan tasarımlarına imza atmak mümkün.

Jotun işbirliği ile düzenlenen etkinlik Lamp83, 3M, Staras, Arkitera gibi firmaların desteği ile zenginleştirildi. Etkinliğe destek veren İKSV Tasarım Mağazası ziyaretçilere alışveriş yapma imkanı sağlarken yine destekçilerden Kurukahveci Mehmet Efendi, kahve ikramı yaptı.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: