Parkla Bitişik

LOT Studio tasarımı Bağcılar İşitme ve Konuşma Engelliler Rehabilitasyon Merkezi, rehabilitasyonun mekansal yansıması olarak yanındaki parkla sıkı bir görsel ilişki kuruyor.

Proje, Bağcılar İnönü Mahallesi’nde mevcut imar planında pazar alanı olarak tanımlanmış parsele bitişik bir durumda, 2031 m2’lik bir alanda yer alıyor. Kuzeyinde ise çevredeki en büyük yeşil alan olan Molla Gürani Parkı bulunmakta.

1128’i zemin katta, 254’ü ise birinci katta olmak üzere toplam proje alanı 1382 m2. Proje alanı dere taşkın alanı içinde yer aldığı için, İSKİ raporlarına ve imar plan notlarına göre bodrum kat inşa edilemiyor. Yaklaşık 1500 m2’lik ihtiyaç programına göre proje alanı son derece sınırlıydı ve çekme mesafelerinden sonra inşaat yapılabilir alan sadece 1470 m2 olarak kaldı. Buna projenin tek katlı tercih edilmesi durumu da eklendiğinde yapının araziye sağlıklı biçimde sığması güç bir hal aldı. Yapının ana kullanıcısı olan çocukların gereksindiği oyun oynayıp sosyalleşecekleri açık alanlar, parselin tamamen yapıyla doldurulmasını imkan dışı kıldı. Buna normalde bodrum katta çözülecek bazı mekanların (teknik hacim, sığınak vb.), sel durumu nedeniyle yer üstünde çözülme zorunluluğu eklenince projenin ana tasarım girdisi de “böyle bir yoğunlukta nasıl mimari kalitesi yüksek bir mekan tasarlanabilir” sorusu üzerinden ilerledi.

Eğitim alanlarının hepsi zemin katta birlikte çözüldü. Personel alanları, ofisler, görüşme odaları gibi çocukların hiç kullanmadığı ya da çok az kullandığı mekanlar üst katta yer almakta. Bodrum yapılamadığı için, gerekli teknik hacimler ise çocukların erişiminden uzak olacak şekilde yemekhanenin arkasında çözüldü.

Alanın ana yollar ile tek bağlantısı güneyde olduğu için yaya ve araç girişi buradan alındı. Yarattığı gürültü ve diğer negatif etkilerden dolayı batıdaki semt pazarından alana direkt giriş yok. Kuzeydeki park ise eğitim alanlarının vistası içinde yer alarak park ile eğitim merkezi arasında görsel ilişki kuruldu. Bu ilişki eğitim alan engelli çocukların kendilerini aynı zamanda parkın içinde hissetmelerini sağlarken, engellilere ait mekanlarda çoğunlukla hissedilen toplumdan izole olma halinin de asgariye indirilmesi hedefledi.

Güney-kuzey aksındaki yaya omurgası ile girişten kuzeydeki bahçeye kadar kesintisiz bir cam tavan sistemi altında yürünüyor. Bu, mekanlara doğal ışık sağlarken aynı zamanda koridorların farklı aktiviteler için de kullanılmasını sağlıyor. Mekanların iç duvarlarında çok az opak malzeme bulunmakta. Mümkün olduğunca mekanlar ve sirkülasyon alanları arasında akışkan bir cephe yaratılmaya çalışıldı, böylece tesis ihtiyaçlara göre şekillenen esnek bir iç mekan kurgusuna kavuştu.

Bağcılar İşitme Ve Konuşma Engelliler Rehabilitasyon Merkezi, tipolojisinin İstanbul içindeki ilk örneklerinden birisi durumunda. Kuzey komşusu parkla azami görsel ve mekansal bütünleşmeyi sağlayarak yapının birincil kullanıcısı olan engelli çocukların kendilerini izole bir mekanda hissetmemeleri amaçlandı ve rehabilitasyonun ilk adımı olan “kendini farklı / eksik hissetmeme” ilkesi mekanda da ifade edildi. Yapı, programında “özelleşmiş” kullanıcılara sahip olan bir kamusal alan yaratarak Bağcılar ve İstanbul halkına hizmet veriyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: