Tasarım, İşlevsellik ve Doğa

EFECAN GÜRBÜZ

Tüm dünyada üniversite hayatına tasarımcı olma hayaliyle başlayan her öğrencinin karşısına ilk çıkan cümle olan Bauhaus akımı mottosu “Form follows function’’ (biçim işlevi izler) bugün hala geçerliliğini sürdürse de, tasarım olgusu sanat kavramını da içinde güçlü bir şekilde barındırdığından, her zaman özgür, biraz anarşist, tüm dünyaya ve doğaya karşı sorumluluğu olan bir tutum içinde olmalı ve dogmalarla varlığını sürdürmemelidir. Değişen düzenle birlikte yeni söylemler, kuramlar ve çözümler üretmek zorundadır. Bu noktada ister tasarım eğitimine yeni başlayan genç tasarımcı adayı olsun, ister 40 yaşında mesleğinin zirvesinde “superstar’’ bir tasarımcı olsun, temel fizik ve matematik doğrularından ve mantığından uzaklaşmadan, tasarım ve işlevsellik konusunu bir arada değerlendirirken yeni tasarım yaklaşımları ortaya koymalı, doğaya, insana ve hayvana olan saygısını ön planda tutmalı ve karşısına çıkan her klişe söylemi sorgulama gücünü ve tavrını kendinde bulmalıdır.

Tüketim toplumlarının iştahını karşılamak, yeni tasarımlar ortaya çıkarmayı kolaylaştırmış olsa da, ortaya çıkan sonuçları görece daha kıymetsiz, samimiyetsiz ve etkileyicilikten uzak hale getirdi. Dönemsel olarak yükselen estetik değerlere veya sorgusuz bir işlevselliğe kapılıp öncelikleri bu yöne kaydırmak yerine, doğaya ve insana duyarlılığı merkeze alan bir tasarım anlayışı, günümüzde artık çok daha fazla kabul görmeye başladı. Bu – her ne kadar ticari olarak sömürülmeye açık bir konu olsa da - hem tasarımcılar hem de tüketiciler için geç kalınmış, fakat oldukça olumlu ve insani bir sonuçtur. Örneğin tasarım ve işlevselliğe tüm Dünya’da yön veren Apple, çevre duyarlılığıyla ilgili misyonlarını ve üretim yöntemleri yaklaşımlarını şöyle açıklıyor: “Bu kadar çok ürün üretiyor olmanın çevre üzerinde önemli bir etkisi olduğunun bilincindeyiz. Karbon ayak izimizin her zaman farkındayız ve üzerimize düşeni yapmak için sürekli çalışıyoruz. Tesislerimizde daha verimli enerji ve malzemeler kullanmak, daha çevre dostu kaynaklardan enerji elde etmek ve dünyadaki en enerji tasarruflu elektronik ürünlerden bazılarını tasarlamak için çeşitli yöntemler geliştiriyoruz. Tüm ürün çeşitlerimiz ‘energy star’ standartlarına uymakla kalmıyor, onların ötesine de geçiyor. Daha gidecek çok yolumuz var ama çabalarımız sonuç veriyor. Her zamankinden daha fazla ürün üretmemize ve göndermemize rağmen, ürün başına düşen karbon emisyonumuz 2011 yılından bu yana azalmaya devam ediyor.’’ Apple bu söylemlerinde ne kadar samimidir, ne kadarını hayata geçirebilmektedir bu konu ayrıca tartışılabilir fakat tüm bu yaklaşımı ortaya koymanın tek yolunun tasarımdan geçiyor olması, en büyük gerçeğimiz olmalıdır. Ekonomik hacmi ve sektörel etki alanı muazzam geniş olan bu denli büyük bir firmanın, bu duyarlılığını vurgulamasının ve belki de işlevselliğin dahi önüne geçecek kadar bu konuyu önemsemesinin tek ve basit bir nedeni var: Dünyamıza ve doğal kaynaklarımıza sahip çıkmazsak o çok havalı tasarımlara sahip süper işlevsel iPhone’larımız bize su, enerji ya da oksijen sağlayamayacağı için bizler, asla kazanamayacağımız bir hayatta kalma mücadelesi içine girmek zorunda kalacağız ve bu sırada nerede olduğumuzu çok işlevsel bir şekilde paylaşacağımız Instagram hesaplarımız bizi hayatta tutmaya yetmeyecekler.

Biçim işlevi takip edebilir, işlev biçimi kovalayabilir, estetik değerler ve hazlar her şeyin önüne geçebilir veya hiçbir işlevi olmayan fakat evimizde olmasını isteyeceğimiz varlığı bize mutluluk verecek ürünler tasarlayabiliriz. Özgürlük, hayatın her alanında olduğu gibi tasarım konusunda da klişelere yenik düşmemelidir. Burada biz tasarımcıların unutmaması gereken konu; hem tüketim toplumları üzerinde gizli kalmış büyük sorumluluklarımız, hem de bize sağladığı uçsuz bucaksız ilham kaynaklarından dolayı doğaya olan büyük minnet borcumuz olduğudur. Bu minnetle hareket edersek en azından geriye kalan doğal kaynakları korumak için her sektöre ilham verebilecek bir mesleğimiz olur ve bu mesleki miras, doğayı korumak adına bir “kelebek etkisi’’ne dönüşebilir.

Naif Design'ın tasarladığı aydınlatma elemanı Torr'u incelemek için tıklayın.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: