Vadideki Sessiz Avlu

Ahmet Balkan Architects, UNESCO'nun düzenlediği uluslararası Bamiyan Kültür Merkezi yarışmasında dört eş değer mansiyondan birini kazandı.

Böylesine geniş ve şiirsel güzellikte bir peyzajın içinde inşa eylemi nasıl gerçekleştirilebilir? Bamiyan’ın doğal gardiyanları olan büyük dağlarla çevrili derin vadi, bin yıldır hem sığınak olarak hem de ötesindeki diyarlara geçiş sağlayarak sakinlerini korumuş ve onlara hayat vermiş. Temelde barınma sağlayarak mimarlığın en dürüst, doğrudan ve esas biçimine bürünmüş bir vadide inşa nasıl mümkündür? Uçurumdaki mağaraların düşünceli sessizliği gibi mi yoksa "Qala"nın ve duvarların anaçca koruduğu gibi içe dönük mü inşa etmeli? Korumayla birlikte kucaklaşma ve birlik Shahr-i Ghulghulah’daki mimarinin tepeyle bütünleşmesi, adeta arazinin kendisinden çıkıp toptaktan tuğlaya dönüşen bir mimari gibi yerle birleşimden bir kültür peyzajı oluşabilir.

yarışma,bamiyan kültür merkezi,ahmet balkan architects,Ahmet Balkan,UNESCO
vaziyet planı
zemin kat planı
güneydoğu görünüşü
kuzeybatı görünüşü
kesit
kesit

Bamiyan ve çevresindeki vadilerin güzelliği, ona derin mekan ve yer algısını veren, halihazırdaki inşa edilmiş olanın eşsiz uyumu tarafından geliştirilmiş.

Bu içe dönük korunaklılıkla zıt bir şekilde, vadi eş zamanlı olarak sonsuz bir yatay düzlükle birlikte geniş bir açıklığa sahip. Sonuç olarak önerilen kültür merkezi, güvenlik hissi sağlayan merkezi avlusuyla toprağı ve ardındaki vadiyi kucaklayan açık bir peyzaj yapısı. Binaya özgü açık ve kapalının bu ikili yaklaşımı aynı zamanda yapının çevreyle uyumunu sağlayan temel bir değer.

Birlik olma fikrini sadelik ve sessizlikle geliştirdik. Gelecekte olabilecek dönüşümü düşünerek sadeliği bütün mimari için uyguladık. Hayatla doldurulacak bir çıplak - mimari, bir omurga-mimari, soyut, bezenmemiş, heybetten uzak bir mimari, kullanıcılarına ortak iradeleri ile kültür merkezini nasıl kullanacakları ve dönüştürecekleri konusunda özgürlük tanıyan bir yapı olarak tasarladık.

İnşaat için de aşırılık yerine sadeliği öngörüyoruz. Sosyal çatışma ve derin ekonomik sıkıntılar bağlamında, verilen değerli ve kısıtlı bütçeye karşılık üç temel yapı malzemesi önerdik: Geniş açıklıklar ve esnek mekanlar için beton; ana yapı malzemesi olarak yerel ekonomiyi, ekolojiyi ve geleneklerin sürdürülmesi adına bu bölgeye özgü fırınlanmış tuğla; kültür merkezinin doğaya uyumunu sağlamak için de döşeme malzemesi olarak yerel taş.

Manevi olarak da vadiyle diyalog sessizliğe dayanıyor. Bu sakin ifade, bütünleşme için duyulan arzudan kaynaklanıyor.

Bamiyan Kültür Merkezi’nin ana girişine ulaşmak için ilk önce doğal peyzajdan geçilerek bir su avlusu olan Kakrak Sessizlik Avlusu’na varılıyor. Durağan su, günlük hayatın ağırlığı ve içerideki zengin dünya arasında bir eşik görevinde. Basamaklandırılmış taşlarla kültür merkezindeki tüm yaşamın yoğunlaştığı Hawli’ye (avlu) ulaşılıyor. Diğer tüm işlevler ve çeşitli karakterlerdeki avlular bu merkez avludan dışarıya doğru genişliyor. Hawli, Afgan yaşamının ve mimarisinin en bilindik elemanı ve evin eş anlamlısı, bu anlamda çok da alışılmadık kamusal yaşantı için ideal bir başlangıç noktasını tanımlıyor. Bu mekan, topluma buluşmak ve sosyalleşmek için ev sıcaklığında bir ortam sunuyor. Kapalı ama gökyüzüne, günlük ve mevsimsel ritimlere açık avlusu, kışın rüzgardan korunurken güney ışığını da alıyor, yazın ise yeterli gölgeyi ve çeşmeden sıçrayan suyla serinliği sağlıyor. Dışarı bir kaç adımla, çerçevelenmiş alanın içinden birbiri ardına gelen mekanların zirvesine ulaşılıyor: Bamiyan Vadisi’ne ve iki dev Buda nişine açılan L şeklindeki Bamiyan Buda Avlusu’na. Burada, taş basamakların sonuncusu olan Buda Taşı, Buda’ya giden yolun sonunu ve başlangıcını imliyor. Kuzeydeki sona doğru, dolaşımdan ve Sakooncha'yı andıran yükseltilmiş bir ahşap platform, dinlemeye, oynamaya, sosyalleşmeye ya da sadece Bamiyan manzarasının tadını çıkarmaya hizmet ediyor.

Buda Avlusu’nu, bir sergi alanı aracılığıyla Bamiyan Sergi Avlu’suna bağladık. Bu avluyu ana açık sergi alanı olarak tasarladık. Özel durumlarda her iki avlu ve bunları bağlayan iç mekan, Bamiyan vadisi boyunca geniş bir sergiye ev sahipliği yapabilir.

Foladi Wisdom Avlusu, yapının en geniş avlusu. Eğitim ve yaratıcı programıyla, üç taraftan çevrelenmiş avlu, güneyde Koh-i-Baba dağlarının zirvesine uzanan Shah Foladi ile doğrudan karşı karşıya duruyor. Yazın tüm iç mekan etkinlikleri, kalabalık kamusal etkinliklerin yapılmasına da olanak veren geniş avluya taşınabilir. Son olarak, Hawli’den, konferans tesisleri için bir açık mekan sağlayan aynı zamanda alt kotta yer alan Bamiyan bahçelerine geçişi sağlayan Bamiyan Bahçeler Avlusu’na ulaşılır. Bu iki kot arasında, doğal eğime oturan bir amfitiyatro yer alıyor. Bahçeden yapıya ulaşan bu amfitiyatro Buda kayalıklarının dramatik arka planıyla, çeşitli kültürel açık hava etkinliklerine ev sahipliği yapacak.

Bamiyan Bahçeleri’ni, yerel pazarla olan yakınlığı ve yaya bağlantısıyla, Bamiyan Kültür Merkezi için halkın giriş kapısı olarak öngördük. Bagh-e Bamiyan, Bagh-e Babur’e benzer şekilde tek yönlüdür; ancak katmanları ve halka adanmışlığıyla tarihsel örneğinden farklılaşır. Halkın mekanı olarak, geniş açıklığı ve Çınar ağaçlarıyla, gençten yaşlıya, Bamiyan halkından ziyaretçilere kadar herkese açık bir kamusal alanı olan bahçelerin, Bamiyan için birincil festival alanı olmasını öngörüyoruz.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL