Van Tekel Binası’nın Kolektif Üretim Mekanına Dönüşümü

CANSU TAĞ DENİZ SARIBAKIR ECE KARAHAN RUKEN BUDAK TAYYİBE MOĞOL 

Sakarya Üniversitesi öğrencileri, Van'daki Tekel Binası için tasarladıkları çağdaş ekle, kentin üretim ve zanaat mirasını hatırlatıyorlar.

Van, coğrafi ve stratejik konumundan dolayı yıllardan beri kültürel ve ticari ilişkilerin yoğun olduğu kadim bir kent olageldi. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte Van şehrinde döneme ait, başta kamu yapıları olmak üzere çok sayıda sivil mimari bina yapıldı (Öztürk, 2010). Diğer Anadolu kentlerinde olduğu gibi, 1930’lu yıllarda sanayi yapıları ve devlet kurumları modern üslupta yapılmış. Van’da hızla değişen ve gelişen sosyal hayatla birlikte betonarme yapıların yaygınlaşması, geleneksel, nitelikli kamu ve sivil yapıların yıkılmasına neden olmuş.

Köyden kente göçün yaşandığı dönemlerde kırsal kesimden kente gelenler kentte işsizlik ve eşitsizliklere maruz kalmanın yanı sıra sosyo-mekansal olarak da adaptasyon sorunları ile karşılaştılar. Bunun göstergesi olarak yaşam alanlarını kırsaldaki pratiklerine göre şekillendirmeye başladılar. Eşzamanlı olarak inşası başlayan betonarme yapılar ile zıtlık oluşturan bu durum kentin mimari kimliğinde olumlu ve olumsuz dinamiklere neden oldu. Bununla birlikte, zorunlu göçler toplumsal yapıda önemli değişikliklere neden olduğu gibi insanları yaşadıkları mekanın sosyal ve kültürel çevresinden ayırarak yeni bir çevreye uyum göstermeye zorladı. Bu değişim sürecinde Cumhuriyet Caddesi’ndeki dönem yapıları da yıkılmaya başlanmıştı. Yerel halk için çalışma, buluşma, karşılaşma noktalarını oluşturan bu yapıların yerini zamanla AVM, iş merkezleri gibi yapılar aldı. 2011 depreminin yaşanması ile de bu dönüşüm süreci hızlandı. Bu değişimler aynı zamanda buradaki kültürel yapıya da yıkıcı etkilerde bulundu.

En yoğun yerleşim bölgesi olan Cumhuriyet Caddesi, kentin ana arterlerinden birini oluşturuyor. Burada konumlanan ve bir Cumhuriyet devri yapısı olan Tekel Binası’nın üzerinde ve yazılı kaynaklarda yapının inşa tarihine ait herhangi bir bilgi yer almıyor. Ancak yapının 1940’ta inşa edildiğine dair bazı görüşler bulunmakta. Bina inşa edildiği tarihten 2005 yılına kadar Tekel Binası olarak kullanıldı. O zamandan bugüne dek boş olan yapının özelleştirme kapsamında satışı yapılmıştır (Öztürk & Direk, 2010). Bunun sonucu olarak Tekel Binası 2005 yılı itibariyle atıl bir yapı halini aldı.

Tekel Binası, köşe parseldeki konumuyla yoğun kesişimlerin olduğu bir düğüm noktasında. Dikdörtgen planlı ve üç katlı olarak 11 x 21 m ölçülerinde kesme taş malzemeyle inşa edilmiş. Yapının ana girişi Cumhuriyet Caddesi’ne bakan doğu cephesinde. Yapının güneyi ve batısı ara sokaklar, kuzeyi ise bitişik parsel üzerinde yer alan mağazalarla çevreli.

Tekel Binası mevcut durumda etrafına örülen geçici duvar görevi gören paneller ile Cumhuriyet Caddesi’ne bakan doğu cephesi ve 1. Sokak’a bakan güney cephesi ile kentli için görünür durumda. Sokak siluetinde Tekel Binası; taş bina olması, dönem farklılığı ve cephe düzeniyle diğer binalardan ayrışıyor. Ancak Cumhuriyet Dönemi mimari anlayışında inşa edilen bina, Van kentinde mimari kimliksizliğe karşı adeta tek başına ayakta kalma mücadelesi vermekte (Öztürk & Direk, 2010).

Kamusal kullanım açısından önemli potansiyeller barındıran Tekel Binası ve çevresi yeni kullanım alternatifleriyle tekrar tanımlanması ve kamunun kullanımına açık alanlarla üretim mekanlarının bir kontrol mekanizmasına ihtiyaç duymadan birleşmesi hedeflendi. Buradan hareketle Tekel Binası’nın Cumhuriyet dönemi mimari mirası olarak ayakta kalması ve işlevlendirilmesi amacıyla bölge için yerel üretimlerin destekleneceği üretim ve kamusallığın bir arada olacağı çağdaş ek önerisi sunuldu. Çağdaş ek aracılığıyla kamunun ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeni işlevler eklendi.

Yapı için önerilen programlar yapının batı cephesindeki arsa ve Ahmedi Xani Parkı ile ilişkilendirilerek gündelik hayatı ve kent kimliğini destekleyerek mevcuttaki kentsel odak alanını kuvvetlendiriyor. Cumhuriyet Caddesi’ndeki Tekel Binası gibi kültürel bellek oluşturacak yapıların kaybolması ve caddedeki zanaatların mekan ihtiyacının doğması referans alınarak Tekel Binası’nın içinde sergi alanları ve bu zanaatlara hizmet edecek atölyeler kurgulandı. Tekel Binası, arka bahçesiyle birlikte düşünülerek kurgulanan mekanlar bir kabukla örtüldü. Tekel Binası’ndaki taşın dokusuna ve geçirimsizliğine zıt olarak oluşturulan kabukta çelik ve cam malzemelerden oluşan hafif bir strüktür kullanıldı. Malzeme farklılığının açıkça okunabileceği kabukta oluşturulan zıtlıkla yeni işlevin vurgulanması hedeflendi. Kabukta tasarlanan açıklıklarla Tekel Binası’ndaki doluluk bir zıtlık ilişkisi oluşturuyor. Tekel Binası’nın kapalılığının ve geçirimsizliğinin aksine arka parselde kurgulanan strüktürdeki sergi ve satış işlevleri, sokakla etkileşim içerisinde. Kabuğun zemine temas eden noktalarındaki büyük açıklıklar güney ve batı yönünden de kabuğun içine dahil olmayı teşvik ediyor.

Vaziyet planı
Zemin kat planı
1. kat planı
2. kat planı
Cumhuriyet Caddesi görünüşü
1. Sokak görünüşü
Kesit
Kesit
Patlatılmış perspektif
Oluşum diyagramı

Tarihi yapının üst katlarına da kabuk aracılığıyla sokaktan toplanan insanların içeriye taşınması hedeflendi. Böylelikle yapının, içinde tüm kotlarda yeni kamusal kullanımlara ev sahipliği yapması amaçlandı. Yöreye özgü üretim ve pratiklerin desteklenmesi ve bina programına dahil etmesi amacıyla kabuğun iç hacmi bu üretimlere ait sergi ve satış birimleri olarak kurgulandı. Yapının batı cephesindeki pencere açıklıkları kullanılarak kabuğa bağlantılar ve geçişler oluşturuldu. Bu geçişlerle orijinal yapının içinden koridor oluşturulup Cumhuriyet Caddesi’ne erişim sağlandı. Yapının zaman içinde hasar gören özgün çatısının tamamen kaldırılması önerildi. Kaldırılan çatı yerine çağdaş ek devam ettirilerek bina ve arka bahçesi genelinde bir bütünlük kurulması amaçlandı. Kabuğun oluşumundaki geçirgenlik kararı ara katlara platformlar yerleştirilerek desteklendi.

Tekel Binası için önerilen ek aracılığıyla, özgün yapının mevcut halindeki dışa kapalılığını kırmak ve öneri kabuk çeperde insanları buraya davet edecek şekilde büyük açıklıklar ve şeffaflık oluşturmak hedeflendi. Projenin amacı; bütün bu müdahalelerle kamusal potansiyel barındıran alanı halkın kullanımına açmak, yerel üretim ve pratikleri çoklu alternatifler barındıran bir kamusal kullanımla desteklemek ve yapının sahip olacağı program bileşenlerinin açık alanlarıyla ilişkilendirilerek gündelik kent hayatı ile bütünleştirilip özgün kent kimliğini canlandırmaktır.

Notlar:
Öztürk, Ş. (2020) "Günümüzde Van Kent Kültüründe Tarihi Tekel Binasının Yeri," Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, cilt 13, sayı 7, ss. 397-407.
Öztürk, Ş. & Direk, Y. S. (2010) "Van Tekel Binası," VI. Uluslararası Van Gölü Havzası Sempozyumu, Van, ss.182-217.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: