Yağmuru Peyzajla Deneyimlemek

ÖMÜR SÖZER ŞENOL

Kentlerin gelişimi ve büyümesi yadsınamaz bir hızda devam ederken, kentsel ekosistemleri korumak ve değişen iklim koşullarına karşı sağlamlaştırmak birçok kentin planlama gündeminde. Bu alanda ortaya çıkan yağmur suyu yönetiminin, planlama ve uygulama kararlarını yönlendiren önemli bir stratejik unsur olduğunun altını çizmek gerek. Bununla kalmayarak ekolojik dengenin sağlamlaştırılması adına sürdürülebilirlik gündeminin de ayrılmaz bir parçası. İşte bu noktada peyzaj, etkili bir müdahele alanı sunarak bu niyetin kentte var olabilmesinin önünü açıyor.

İklim araştırmacılarının sıkça dile getirdiği küresel iklim değişiklikleri ve sağanak yağmurlar, akabinde karşılaştığımız sel manzaraları günümüzde kent yaşamının normali olmaya başladı. Birçok şehirde sağanak yağmurun yarattığı tahribat yadsınamaz ölçüde yüksek boyutlarda. Almanya'nın doğusunda bulunan Dresden, 2002 ve 2013 yıllarında yaşanan, boyutları çok büyük iki sel felaketi ile 2. Dünya Savaşı'nda yaşanan hava bombardımanın yol açtığı tahribat ile neredeyse benzer ölçüde sarsıldı. Öyle ki şehirde birçok binanın cephesinde bu iki sel felaketi sırasında suyun ulaştığı seviyeyi gösteren işaretlere rastlamak hala mümkün. Dresden kenti, yaşanan bu sel felaketleri ile gündemine aldığı yağmur suyu taşkınlarını önleme politikaları sayesinde, ileride sağanak yağışın ardından gerçekleşebilecek muhtemel bir selin yaratacağı tahribat oranını büyük ölçüde azaltabildi.1

Sağanak yağış sonrasında yükselen Main nehri, Frankfurt am Main, Almanya; fotoğraf: Ömür Sözer Şenol
Panke 2015 projesi kapsamında Panke nehri boyunca planlanan su tutma hendeklerinden biri olan Franzosenbecken, Berlin, Almanya; fotoğraf: Ömür Sözer Şenol

Yağmur suyu yönetiminin uygulama adımında farklı ölçeklerde karşımıza çıkan peyzaj müdahaleleri, suyu mümkün olduğunca hızlı bir şekilde "uzaklaştırmak" değil, mümkün olan en yerel biçimde yeraltı suyuna ulaşmasını sağlamak, diğer bir deyişle yağmur suyunun değdiği zemini geçirgen kılmak, biriktirmek ve biriktirileni kullanılabilir hale getirmek adına birçok fikir üretir durumda. Sadece yeşil alanlar ile sınırlı kalmayıp yapılı işlev alanlarının da bu şekilde çalışması, peyzajın değindiği detaylar ile mümkün. Yağmur bahçeleri, kuyular, sarnıçlar, yağmur hendekleri ve yeşil çatı sistemleri gibi uygulamalar da bu niyetin teknik bileşenleri.

Peyzajın geliştirdiği fikirler, değişen ve karmaşıklaşan kent ile yağmur suyunun da bir parçası olduğu, ekoloji arasındaki dengeyi kurabildiğimiz bir ortam yaratmakta. Uygulamadaki örnekler uluslararası platformda çokça mevcut ve giderek de artıyor. 2014 yılında Frankfurt am Main'da yapımı tamamlanan Kulturcampus Bockenheim2 konut kompleksinin peyzajı, yağmur suyunun şekillendirdiği açık alanlar sistemi olarak tasarlandı. Projede, konut binalarının çatı ve balkonlarından toplanan yağmur suyu, ortak kullanım alanı olan avludaki yağmur bahçelerine ulaşarak, buradan sirkülasyon alanları boyunca uzanan açık kanallar yardımı ile alt kottaki avluya taşınıyor. Buradan da binanın dışında bulunan yağmur bahçesi havzasına kavuşuyor. Yağmur suyunun yol aldığı bu kanallar ve şekillendirdiği bahçe, insan eliyle üretilen peyzajın ekolojik döngüye bağlı olarak değişimine imkan veriyor. Avludaki bitki yaşamı ve su unsuru bütünüyle yağmurun bir ürünü aslında. Projede yağmur suyu, sadece bertaraf edilmesi gereken bir altyapı sorunu olmaktan çıkıp, yaşam alanı kurgusunun tasarım girdisine dönüşüyor.

Kulturcampus Bockenheim, Frankfurt am Main, Almanya; fotoğraf: HKK Landschaftsarchitektur GmbH
Kulturcampus Bockenheim, Frankfurt am Main, Almanya; fotoğraf: HKK Landschaftsarchitektur GmbH
Kulturcampus Bockenheim, Frankfurt am Main, Almanya; fotoğraf: HKK Landschaftsarchitektur GmbH
Zollhallenplatz, Freiburg, Almanya; fotoğraf: Wikipedia

Benzer bir proje yine Almanya'dan; kamusal alandaki yağmur suyu yönetimine yönelik nitelikli bir örnek olan Freiburg kentindeki Zollhallenplatz,3 yağmur suyu ile yeşeren bir meydan. Zollhallenplatz eski bir gümrük deposunun 2009 yılında restore edilmesiyle önem kazanmış. Deponun önündeki meydan tasarlanırken yağmur suyunun yeraltı kanalizasyon sistemine karışmayarak, zemin eğimi sayesinde bitki alanlarına ulaşıp toprağa ve oradan da kaynak suyuna ulaşması planlanmış. Önemli bir ayrıntı da, sürdürülebilir drenaj sistemi olarak geliştirilen bu altyapı donanımının tasarımında, standart yağışın yanı sıra istatistiki verilere bakılarak 10 yılda ve 100 yılda bir görülen sağanak yağmur miktarının göz önünde bulundurulmuş olması.

Bu projeler, odağına peyzajın adapte edebilme becerisini koyarak peyzajin geçmişteki nosyonundan4 biraz daha farklılaştığının sinyallerini veriyor. Peyzaj, insan-nesne-doğa arasındaki hassas dengeye müdahale ederken kesin yargılardan ziyade koşulları dönüştürebilen, esnek, geçirgen bir alan yaratıyor; kentsel gelişim son sürat devam ederken kentin frene bastığı, soluklandığı ve doğa ile dengesini kurabildiği bir alan olarak kenti sarmalıyor. Tıpkı bu yazıya konu olan yağmur suyu gibi kontrol edemediğimiz, zamanla değişen koşulları teknoloji ile harmanladığı bu mühadele alanında ele alıyor ve kentte hakim olan tedirginliğin yerine, birlikte var olabilme ihtimalini koyuyor. Böylelikle kentli yaşam, sürdürülebilir, entegre ve inovatif; kısaca peyzajın alanında şekillenen bir deneyim haline geliyor.

NOTLAR
1 10 yıl içinde eyalet bazında (Sachsen) 47 sel taşkını koruma planı oluşturuldu; nehir ve dere setleri yükseltildi, su tutma ve toplama amaçlı yağmur suyu hendeklerinin sayısı artırıldı.
2 Kulturcampus Bockenheim konut projesinin peyzaj tasarımı, yazarın da projenin tasarım ekibinde yer aldığı Frankfurt bazlı HKK Landschaftsarchitektur GmbH'ya ait.
3 Tasarımı bu alanda uluslararası birçok proje üretmiş olan Ramboll Studio Dreiseitl'a ait.
4 Salt pastoral bir deneyim sunan ya da işlev odaklı peyzajlar tasarım projeleri

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: