Barınma Hakkının İnşası

1999 depreminin ardından kiracı olarak konut haklarını elde etmek için bir araya gelen Düzcelilerle birlikte planlama ve mimari tasarımı geliştiren Düzce Umut Atölyesi kooperatif, proje ve inşaat süreçlerini anlattı.

1999’da gerçekleşen 17 Ağustos Gölcük ve 12 Kasım Düzce depremleri yaklaşık 20 bin insanın ölümüne, 600 bin insanın da evsiz kalmasına neden oldu. Depremlerden sonra oluşan güvencesiz kargaşa ortamında kurulan depremzede dernekleri hasar tespiti, inşaat, planlama, yardımların takibi gibi pek çok konuda "herkes depremzede, herkes hak sahibi" ilkesiyle çalıştılar. Ancak depremde yıkılan ya da ağır hasar alan konutlarda yapılan hak sahipliği tespiti sürecinde sadece ev sahiplerinin konut ihtiyaçları karşılanırken kiracılara yönelik herhangi bir çözüm üretilmedi.

yerleşim planı alternatifleri
kütle yerleşim çalışmaları, Düzce
atölye çalışmaları, MSGSU
20 Kasım etkinliği

Hak sahiplerinin konutlarını teslim almasının ardından kiracıların bulundukları konutlarda yaşamalarının daha da zorlaş(tırıl)masıyla birlikte kiracı depremzedeler, Anayasa’nın 56. ve 57. maddelerine dayanarak depreme dayanıklı, sağlıklı ve güvenli konutlar için hak mücadelesine başladı. İzmit ve Düzce’de toplantılar, mitingler yaptı ve 20 bin imza topladı. Haklarını aramak adına 2003’te S:S Evsiz Depremzedeler Dayanışma Konut/Yapı Kooperatifi’ni kurdu. 650 kooperatif üyesi siyasilerle konuşmak için 240 km yürüyerek Ankara’ya vardı, Abdi İpekçi Parkı’nda 214 gün nöbet tuttu. Dava süreçlerini de içeren 14 yıllık mücadelenin sonunda, 7269 sayılı kanuna dayanan "Artan Gayrimenkullerin Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik" ve 775 sayılı kanun dahilinde bu gayrimenkullerin "dar gelirlilerin konut ihtiyacını karşılamak üzere" kullanılmasının sağlanmasıyla Düzceli kiracı depremzedeler arsalarına hak kazandı.

Deprem gibi fiziksel ve toplumsal bir travma, Düzceli kiracı depremzedeler için dayanışmanın başladığı an oldu. Şimdi, Düzce Beyköy’de projeleri şekillenmeye başlayan yeni bir mahalle başka yaşamların, ekonomilerin, dünyaların var edilebileceğine dair inancı arttırıyor.

KOOPERATİF SÜRECİ
Depremden doğan kiracı dayanışması ilk müşterek zeminini kooperatifle oluşturdu. Kooperatif, sağlıklı ve güvenli konut hakkının somutlaştığı bir modele dönüştü; hem hak arayışında hem konut üretiminde birleştirici ve bağlayıcı oldu.

Kooperatif üyeliğinin temel iki koşulu, bölgede depremi yaşamış ve mülksüz olmaktı. Kuruluş aşamasında kooperatif, yeni üyeler için deprem bölgesinde ikamet etmek ve Türkiye’nin herhangi bir yerinde kendisi ve ailesinin üzerine kayıtlı ev ve ev yapmaya müsait planlı arsa sahibi olmamak şartlarını koydu. Kooperatif üyeleri (veya bir yakınları) haftada bir gün inşaattaki vasıfsız işlerde ücretsiz çalışmak durumundaydı. Elbette bu çalışma işçi ve iş güvenliği düşünüldüğünde inşaatta bilfiil çalışmak anlamına gelmeyecek. Yeni üye olacak kişilerin kabulündeyse üyelerin birlikte karar vermesi ilkesi benimsendi.

Depremi, kiracılığı ayrı ayrı yaşamış bir topluluk bir araya gelerek barınma ve yaşama alanı sorununu birlikte tartışır ve çözüm arar oldu. Kooperatifin işleyişini ve genel kurul süreçlerini daha temsili ve kapsayıcı kılmak üzere kooperatif tüzüğü değiştirildi. Sağlıklı ve güvenli konut hakkını bir mülkiyet sorununun ötesinde gören hukukçular da sürece destek verdi. Gelinen noktada kooperatifin, mülkiyet meselesini birlikte yaşamanın kurallarına göre düzenlemesi mümkün olacak; inşaat bittikten sonra da kooperatif başka biçimlere bürünerek yaşama alanını sosyal ve ekonomik anlamda destekleyebilecek.

DÜZCE UMUT ATÖLYESİ
Ekim 2014’te bedeli TOKİ’ye 10 taksitte ödenecek 42.000 m2’lik arsanın tahsisiyle Düzce Beyköy’de bir mahalle kurmak için kollar sıvandı. Kooperatif, tasarım sürecinden itibaren her aşamada kapsayıcı ve katılımcı olarak ve süreci birlikte yürüterek 234 hak sahibine konut inşa etmeyi hedefledi.

Ocak 2015’te S:S Evsiz Depremzedeler Dayanışma Konut/Yapı Kooperatifi öncülüğünde Düzceli kiracı depremzedeler için bir tasarım atölyesi çağrısı yapıldı. Mimar, mühendis, şehir plancısı, peyzaj mimarı, çevre mühendisi, psikolog, hukukçu, sosyolog vb uzmanlarla Düzce Umut Atölyesi kuruldu. Bu atölye sürecin, kavramların ve yapılabileceklerin tartışılmasından sonra, planlama ve mimari tasarımı depremzede kiracıların katılımıyla geliştirmeye gönüllü oldu. Mimar Sinan Üniversitesi Şehircilik ve Bölge Planlama Bölümü sürece kurumsal destek sunarken, Yıldız Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi'nden akademisyenler de atölye çalışmalarına dahil oldu.

Düzce Umut Atölyesi kullanıcı katılımı odaklı bir tasarım süreci oluşturmak üzere üç kriter belirledi: birlikte tasarım, ekonomik ödenebilirlik ve doğal çevreyle barışık olmak. Birlikte tasarım fikrinin ön planda olduğu atölye, 8 Şubat 2015'te Düzce'ye ilk ziyaretini yaptı. İlk atölyede 25 kişilik küçük gruplarla maket üzerine birimler yerleştirilmesine bağlı bir oyun kurgusuyla, araziye yerleşim ve arazi kullanımına yönelik tartışmalar yapıldı. Mahallenin ortak alanlarının neler ve nerelerde olabileceği ve bunların gerçekleştirilebilirliği hakkında görüşler toplandı. Odak grup çalışmalarıyla özelleşen grupların (kadınlar, gençler, yaşlılar, çocuklar, erkekler) talepleri ve ihtiyaçları belirlendi. 15 Mart'ta yeniden yapılan Düzce ziyaretinde mahalle sakinlerine, bir önceki ziyaret sonuçlarından çıkan beş adet yerleşim önerisiyle gidildi. Evlerin içine dair beklentilerini anlamak için farklı mekan büyüklüklerinden maket birimleriyle yine bir oyun oynatıldı. Bu oyunun yanı sıra bir anketle yaşam alışkanlıkları, yaşadıkları evlerdeki düzenleri ve yaşayacakları evlerden beklentilerine dair bilgiler alındı. Her Düzce ziyaretinden sonra ve her cumartesi yapılan atölye çalışmalarında Düzce'den gelen veriler değerlendirilip dökümleri yapıldı. Böylece yerleşim kararları, ortak alan tasarımları, evlerin konumlanışı ve iç mekan tasarımları tasarıma aktarıldı ve artık inşa edilecek bugünkü tasarım haline geldi. Tasarım süreci hala devam ediyor ve mahalle inşa edilirken ve inşaat bittikten sonra da Düzce Umut Atölyesi gönülleri süreçte yer almaya devam edecek.

Sürecin katılımcı yürütülmesinin başka bir ayağı olarak Beyköy Belediyesi de sürece dahil edildi. Hazırlanan proje belediye başkanı ve belediye görevlilerine birkaç kez sunuldu.

BİRLİKTE MÜCADELE, BİRLİKTE TASARIM, BİRLİKTE İNŞAAT!
Düzce Umut Atölyesi bir yaşını doldurdu bugünlerde. Şimdiye kadar "Birlikte mücadele, birlikte tasarım" diyen atölye şimdi de “Birlikte inşaat!” diyor. 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na tabi olan kazanılmış hak gereğince inşaatın bütün subasmanlarını Eylül 2016'ya kadar bitirmek gerekiyor. Bu yüzden 20 Kasım 2015'te bir kampanya başlatıldı. İnşaatın devam edip bütün subasmanların bitirilmesi gereken zamanda tamamlanabilmesi için destek bekleniyor. #harcımızaUMUTkat etkinliğinde ve devamında da sürece destek veren birçok insana ulaşıldı. Daha sonra başka işlevlere de dönüşebilecek şantiye binası tasarımı bu etkinlik sonrasında destek olan Plankton Project ile birlikte yürütülüyor. Atölye büyümeye ve çoğalmaya devam ediyor.

SAĞLIKLI, GÜVENLİ KONUT HAKKININ MÜŞTEREKLEŞMESİ VE KOLEKTİF EMEK
S:S Evsiz Depremzedeler Dayanışma Konut/Yapı Kooperatifi ve Düzce Umut Atölyesi bir sosyal sorumluluk görevi üstlenmedi. Sahip çıktığı bir hak arama mücadelesinde, birlikte karar alma ve aktif gönüllülük ilkelerine dayanarak hem hepimizin ait olduğu hem hiçbirimize ait olmayan bir fikri, Düzce’deki bu mahalle etrafında bir müşterek zemine çevirdi. Düzceli Evsiz Kiracı Depremzedeler Konut-Yapı Dayanışma Kooperatifi ve Düzce Umut Atölyesi, sağlıklı ve güvenli konut hakkı kavramı üzerinden hakim konut üretim anlayışını kırmak, başka bir sürecin, başka bir ev, yaşam ve mahalle tahayyülü çerçevesinde mümkün olduğunu göstermek yönünde bir eylem.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: