Ölüm, Eylem, Mekan

Ölüm sonrası merasim ve ritüellerin gerçekleştirildiği, Kaan Architecten tasarımı krematoryum sadece işlevin gerektirdiği ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra bir buluşma ve bir araya gelme mekanı olarak kurgulanmış.

Belçika’nın batı çevre yolunu çevreleyen kırsal alanda yer alan krematoryum Kaan Architecten tarafından tasarlanamış. Belçika’da krematoryum geleneksel olarak diğer ülkelerden daha karmaşık bir yapı programına sahip. Krematoryum bir araya gelme, birlikte yeme, akrabalar ve arkadaşlarla görüşme mekanları sunuyor.

Yapı, peyzaj mimarı Erik Dhont tarafından tasarlanan park ve parkı çevreleyen ağaçlarla bütünleşiyor. Blauwenbergstraat'taki girişinden yapıya yaklaşırken, ziyaretçiler dalgalanan yeşil tepelerin arasından geçiyor. Yapının kuzeyinde ise, yağmur suyu için rezervuar görevi gören bir gölet, tepelerde de küller ve küllerinin saklandığı vazoların olduğu bir bahçe bulunuyor. Alanın doğu ucunda bulunan cenaze arabalarının geçebileceği servis yolu ise tamamen ailelerin yas töreninde rahatsız edilmemesi ve gizliliğe saygı duyulması için gizlenmiş. Buradaki mimari yoğun bir dünyadan sakin ve sınırlı, metaforik ve fiziksel bir iç dünyaya geçişi mümkün kılmaya gayret ediyor.

Yapının güneybatı köşesi avluya açılan bir geçiş bölgesi olarak ziyaretçileri karşılayıp iç mekana doğru yönlendiriyor. Krematoryumların tipik olarak karmaşık bir akışa sahip olması nedeniyle Kaan Architecten yapıyı kendini açıklayabilen biçimde tasarlamayı hedeflemiş, ziyaretçilerin kaybolmayacakları bir dolaşım şeması ve yönlendiriciler tasarlamış. Krematoryuma girildikten sonra karşılaşılan bazı alanlar ziyaretçinin fiziksel deneyimini şekillendirecek biçimde kurgulanmış. Bu sayede de mekansal karışıklıkların da önüne geçilmiş.

Yapının 6,4 metrelik kat yüksekliği sayesinde artan gün ışığı genişlik hissini çoğaltmış. Tasarlanan büyük beton gölgelik, resepsiyonun görülebileceği salona doğru uzanıyor. Karşılama salonu, bahçeye bakan iki büyük pencere ile ışıklandırılmış ve Belçikalı ressam Rinus Van de Velde’nin büyük bir tablosunun bulunduğu kafeteryaya doğru ayrı bir geçit oluşturmuş. Kaan Architecten tüm mobilyalar ve banklar dahil olmak üzere yapıda bulunan farklı ölçeklerdeki tasarım kararlarına dahil olmuş.

Büyük olanı 600 kişilik kapasiteye sahip olan iki tane merasim salonu yer alıyor. Yapının arka cephesindeki cam açıklıklar ise doğrudan çevredeki manzaraya bağlanan bir verandaya açılıyor. Her iki merasim salonunda da bir aile odası ve başsağlığı için bir mekan mevcut. Bunların yanı sıra bu mekanlar yeşil tepelere açılan ve gün batımını karşılayan dış mekanlara bağlanıyor. Yapının teknik özellikleri de tasarımın önemli bir parçası. Tasarımcılar cenazeyi yakma sürecini gizleyerek etkili bir çift kutupluluk yaratmak yerine ifşa etmeye gayret etmişler. Tasarımın bütünündeki malzeme seçimi ve detaylandırma, sakin ve durgun bir ruh halini yansıtmayı hedeflemiş. Dış mekanda brüt beton tercih edilen yapının iç mekanlarında ise mat ve dokulu duvarlar tercih edilmiş.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL