Türkiye'de Bir Dönüşümün Kısa Hikayesi: Mimari Proje Yarışmalarından İhale Yöntemine

GİZEM KUÇAK TOPRAK

Gizem Kuçak Toprak 1930-2018 tarihleri arası açılmış olan mimari projeleri yarışmaları üzerinden, özellikle kamunun farklı dönemler boyunca farklı ağırlıklar verdiği yapı tipolojilerini inceliyor ve bunları yarışma yönteminin söylemsel katkıları üzerinden değerlendiriyor.

Türkiye mimarlık gündeminde, mimari proje yarışmalarının bir türlü istenen yere gelemeyişine, getirilemeyişine gösterilen tepkileri, ilgili süreli ve süresiz yayınlardan, çevrimiçi platformlardan takip edebilmek mümkün. Oysa ki bir proje elde etme yöntemi olarak mimari proje yarışmaları, yarışmayı açan kurumların, jüri üyeleri ve raportörlerin yarışmaya verdiği değer ve tarafsızlıklarıyla orantılı olarak oldukça nitelikli tasarımların elde edilmesi için en iyi araçlardan biri olarak gözükmekte. Mimari proje yarışmaları sadece iyi bir proje elde etmek için değil, mimarın ya da yarışmayı açan ilgililerin söylemlerini tartışmak ve yaymak için de bir alan oluşturur. Bu bağlamda Türkiye’de, geçmişten günümüze kadar hizmet yapıları olarak toplumun bütününü ilgilendiren yapı türlerini yeterince kapsamadığı ve yeterli sayıda açılmadığı düşünülen mimari proje yarışmaları yerini 2000’li yıllarda ihaleyle proje elde etme yöntemine bırakıyor. Bu makale aracılığıyla projenin niteliğinden çok bedeli üzerinden bir değerlendirmeye tabi tutulduğu ihale yöntemine geçişin tespit edilmesi ve buna karşı farkındalığın arttırılması amaçlanıyor.

Söylemsel Bir Alan Olarak Mimarlık Yarışmaları
Türkiye’de mimari proje elde etme yöntemleri, projeyi elde edecek kişi veya kurumun yapısına, projenin niteliksel ve niceliksel özelliklerine göre farklılıklar gösterir. Özel şahıslar tarafından yaptırılan mimari projelerin çoğu, işin bir sözleşme aracılığıyla doğrudan karşı tarafa verilmesi yöntemiyle elde edilirken özel şirket veya şirketler grubu ve kamu kurumları tarafından yaptırılan projelerin bir kısmı, mimari proje için mimara yapılacak ödemeye ve yapının ihtiyaç programına bağlı olarak doğrudan temin ya da ihale yöntemi ile elde edilmekte. Bir tasarım ve proje elde etme yöntemi olarak mimari proje yarışmaları ise hem özel şahıs1 veya şirketler, hem de kamu kurumları tarafından tercih edilebilecek bir yöntem. Mimari proje yarışmaları, diğer proje elde etme yöntemlerine göre yarışmacılara tanınan süre içerisinde kurumsal ve kişisel baskılardan uzak, bağımsız bir ortamda tasarlanan projelerin bağımsız bir jüri tarafından değerlendirilmesinden ötürü, kentli, yapı kullanıcısı, projeyi elde eden kişi ya da kurum, mimar, diğer yarışma katılımcıları, kolokyum katılımcıları açısından kazanımlar içerir.

Robert Venturi'nin Yale Matematik Binası yarışması için çizimi

“Yarışma olgusu, bünyesinde barındırdığı rekabet, özgün üretim, karşılaştırma ve ödüllendirme esasları ile alanında ayrıcalıklı bir yapı oluşturmaktadır. Bu yapının belki de en etkin niteliği mesleğimizin hemen her boyutunu kapsayacak bir eleştiri, sınama hatta meydan okuma zemini hazırlanmasıdır” (Özbay 1993).

Yarışma projeleri aracılığıyla işi veren kişi ya da kurum alternatif çözümler elde ederken jüri üyeleri bu alternatifler arasında en elverişli seçeneği seçer. Mimar ise fikir geliştirirken başka fikirler ile rekabet ortamı içerisinde olacağını bilir ve geliştirdiği fikirleri bu bağlamda en üst seviyeye taşıma gayreti içerisine girer, böylece ilerici ve yenilikçi çözümlerin önü açılmış olur. Yarışma sonrasında gerçekleştirilen herkese açık kolokyumlar aracılığıyla hem projeyle doğrudan ilişkili işveren, tasarımcılar ve jüri üyeleri arasında bir etkileşim ortamı yaratılır hem de düşüncelerin disiplinlerarası bir platformda tartışılması ve fikirlerin, çözümlerin geniş kitlelere yayılması sağlanır. Bu nedenle mimari proje yarışmaları sadece elde edilecek yapıyı değil, oluşturulan söylemler ve ortaya atılan fikirlerle kitleleri etkileme gücüne sahip.

Tablo 1. 1930-2018 Yılları Arasında Türkiye’de Mimari Proje Yarışmaları Dağılımı4. (Değerler yaklaşık olarak verilmiştir.)

Larson (1994), mimari proje yarışmalarını mimarlar açısından elde edilen söylemsel bir alan olarak tanımlıyor ve gücünü mimarlık üzerine profesyonel söylemleri izleyenler için mimarlığın ne olduğuna dair öğretilmiş kavramları değiştirme potansiyelinden aldığını ifade ediyor. Ayrıca yarışmaların yarışmacıların mimari yenilik arayışlarına ve kariyerlerindeki değişikliklerin etkisine postmodern Amerika mimarlığındaki iki önemli mimar Robert Venturi ve Michael Graves üzerinden değiniyor. Venturi, hiçbir zaman inşa edilmeyen Yale Matematik Binası yarışmasını 1970’te, Graves ise Portland’da inşa edilen projesinin yarışmasını 1979 yılında kazanmıştı.

Larson’nın ortaya attığı, mimari proje yarışmalarının söylemsel bir alan olduğuna dair düşüncesinin ele alan Gottschling (2018) ise yarışma projeleri üzerine yapılan çalışmaların bize farklı perspektifler verdiğine dikkat çekiyor. Mimari proje yarışmalarında mimarlar kendi sanatsal iddialarını, önerilerini diğer mimarların karşında konumlandırır. Mimarlık pratiğinde, mimarlık bir ifadenin bütünleyicisi olarak var olur; mimarlık bir kolaj gibidir, kendi hareketi boyunca izlediği yolda parçalar bir araya gelir.

Mimari proje yarışmaları üzerinden üretilen söyleme ilişkin Çağlar (2013) “Mimarlık yarışmaları, sürecinde üretilen malzeme, söylem ve biçim, kelime ve nesne arasındaki birliği kurma çalışmaları için çok zengin bir kaynak ve sağlam bir zemin oluşturur. Yarışmalar üzerinden belli bir zaman diliminde mimarlık adına ne söylendiği ve nasıl söylendiğini okumak olanağı vardır. Bu okumalar mimarlık ortamıyla, meslekten olanlarla ve olmayanlarla iletişim kurmanın yoludur. İletişim dilleri söylem olarak geliştirilmeye yatkındırlar.” şeklinde bir değerlendirme yapar.

Yarışmalar aracılığıyla belli bir zaman diliminde mimarlık adına oluşturulan söylemleri okuma imkanı kendini ideolojiler ve yarışmalar arasındaki ilişki içerisinde de gösterir. 2017 yılında Türkiye’de yapılan bir araştırmada (Kuçak Toprak) 1930-2009 yılları arasında iktidarı elinde bulunduran farklı siyasal ya da askeri yönetimlerin, ideolojik fikirleri doğrultusunda geliştirilecek olan yapı türlerinin bir kısmını mimari proje yarışmalarıyla elde ettiği tespit edildi. Örneğin; anıtın siyasi propagandanın bir aracı haline dönüştüğü, özellikle Cumhuriyet Halk Fıkrasının belirlediği ilkelerin görselleştirilmesinde ve kamuya benimsetilmesinde anıtçılığın önemli bir araç olduğu, Atatürk ve Milli Mücadele yıllarının ana temayı oluşturduğunun görüldüğü 1930-1950’li yıllarda (Yasa Yaman 2011) anıtların diğer yıllara oranla daha fazla sayıda yarışma ile elde edildiği saptanmıştır. Özel kesimin güçlenmesi ve sanayileşme politikasındaki değişiklikler, etkisini bankacılık sektörü üzerinde de göstermiş ve özel bankacılığın gelişmesine sebep olduğu 1950’li yıllarda (Türkiye Bankalar Birliği 2008) banka yapıları; TÜBİTAK’ın kurulduğu 1960’lı yıllarda bilim ve araştırma merkezi yapıları daha çok yarışma konusu olmuş. 1960 İhtilali’nin ardından 15 yıllık bir planlı devreye girilmiş, bu kapsamda belirlenen sosyal amaçlar arasında eğitimdeki sosyal ve coğrafi engellerin kaldırılması yer aldığı için beş yıl içinde yapılacak yatırımların %7,1'inin eğitime ayrıldığı vurgulanmış; bu yıllarda (Aytaç 1967) eğitim yapıları çoklukla yarışma konusu edilmiş. Aynı dönem dış politikada gerçekleştirilen değişikliklerle askeri iktidar döneminde çok yönlü dış politika izlenmesi gerektiği kararı, ülke olarak yüzümüzü sadece batıya değil, diğer dünya ülkelerine de dönmemiz gerektiğine kanaat getirince özellikle batı ülkeleri dışındaki ülkelerde elçilik yapılarında yarışma açılmış. İktidara gelen her yeni siyasi oluşumla birlikte siyasi iktidarı temsil edecek olan kamu yapılarının; kentsel dönüşüm uygulamalarının başladığı, yaygınlaştığı, buna paralel olarak daha önce yerel girişimlerle uygulanmaya başlanan katılımcı yaklaşım ve katılım araçlarının kentsel planlama gündeminde tartışılmaya başlandığı, stratejik planlama yaklaşımı, katılımcı koruma politikaları, bununla birlikte çok aktörlü karar alma süreçleri, sivil güçlenme gibi çabaların yaygınlaşmaya başladığı, hızla devam eden göç ve yerleşim alanlarına yansıyan sosyo-ekonomik kutuplaşmaların kentsel dönüşümün gerekçelerini oluşturduğu dönemler olan 2000’li yıllarda (Ataöv and Osmay 2007) kentsel tasarım projelerinin daha çok yarışma konusu edildiği görülmekte. Öte yandan 1961 itibariyle sosyal devlet kavramının, sağlık hizmetleri konusunda Anayasa’nın 49. Maddesi’nde yer alan "Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesi ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir (Türkiye Cumhuriyeti 1961)." ibaresiyle birlikte sağlık yapılarının diğer yıllara oranla daha fazla sayıda yarışma ile elde edildiği saptanmıştır. Yıllar içinde ağırlık verilen tipolojiler Tablo 1’de görülebilir.

Tablo 2. Türkiye İstatistik Kurumu Kısa Dönemli İş İstatistikleri İnşaat Göstergeleri, Yapı Türüne Göre Alınan Yapı İzin Belgesi Sayıları (TUİK n.d.).

Türkiye’de mimari proje yarışmaları ortamı her dönem tartışmalarla var olageldi. Türkiye mimarlık gündeminin takip edilebileceği süreli yayınlar2 incelendiğinde birçok değerlendirmeyle karşılaşmak mümkün. Yapılan incelemeler 2000’li yıllara kadar olan süreçte mimari proje yarışmalarının özellikle hizmet yapısı olarak nitelendirilebilecek, toplumu doğrudan etkileyecek politikalarla ilişkili olanlarında, yarışma yönteminin kazanımlarının farkında olunması olumludur.

Tablo 1’de yer alan analiz çalışması 1930-2018 yılları arasında, yapı türüne göre açılan yarışmaların sayısal değerini gösteriyor. Görüleceği üzere her on senelik periyot içerisinde açılan yarışma sayısı artarak devam etmiş. 2010-2018 yılları arasında ise yaklaşık 298 yarışma açılmış3. Bu artışın bir benzeri 1960’lı yıllarda gerçekleşmiş ve kendini hizmet yapılarında yani kamu, sağlık ve eğitim yapılarında göstermiş. Fakat yapılan incelemeden anlaşılacağı üzere, 2010’lu yıllarda açılan 298 adet yarışmanın yaklaşık %57’si öğrencilere ve mimarlara yönelik fikir projesi yarışması. Fikir projeleri arasında sağlık, eğitim, ticaret, kamu yapısı, dini yapı ve kentsel tasarım projeleri gibi çeşitli tipler mevcut. Fikir yarışmaları TMMOB Mimarlar Odası Yarışmalar Yönetmeliği’nde, “Sorun çözme esaslı yenilikçi arayışları, yöntemleri, yeni araştırma, planlama, tasarım yaklaşımlarını özendirmek amacıyla, bir yatırıma yönelik veya düzenlenecek bir yarışmaya temel olacak fikir, kavram ve anlayışların ortaya konulması, temel veri ve programların belirlenmesi ya da mesleki konularda kamuoyu yaratılması adına açılacak yarışmalardır. Bu kapsamda hedeflenen, mimari proje elde etmek değildir” (TMMOB Mimarlar Odası n.d.). şeklinde tanımlanmıştır. Bir fikrin geliştirilmesi, tartışılması ve yaygınlaştırılması açısından oldukça değerli görülen fikir projesi yarışmaları, doğrudan proje elde etmeyi sağlayacak olan proje yarışmalarının önüne geçmiştir. Oysa ki 2000’li yıllar, yeni eğitim, sağlık ve kamu yapılarının inşası açısından oldukça önemli bir dönem.

2000-2018 yılları arasında açılan yarışmalar incelendiğinde 19 adet kamu, 20 adet eğitim, 7 adet ulaşım, 6 adet dini, 1 adet sağlık yapısı mimari proje yarışması açılırken; sadece 2015-2018 yılları arasında yaklaşık 187 adet sağlık, 793 adet kamu, 289 adet eğitim, 63 adet dini, 225 adet ulaşım/ulaştırma yapısı (EKAP n.d.; Prestijprojeler n.d.) proje ihalesi düzenlendiği tespit edildi. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan bilgilere bakıldığında ise devlet eliyle elde edilme ihtimali yüksek olan projelere verilen yapı izin belgesi Tablo 2’de listelendi. Özellikle 2000’li yıllar, eğitim ve sağlık sisteminde yapılan değişiklikler, kentsel dönüşümün hızla önünün açılması, yapılan yeni yollar, hızlı tren ağ sisteminin geliştirilmesi, eğitim kampüsleri, şehir hastaneleri, dini yapılar, hükümet konakları, kentsel dönüşüm projeleri gibi projelerin gündeme oturduğu bir dönem olarak karşımıza çıkmakta. Özellikle büyük kentlerin çoğu bitmeyen bir şantiye görüntüsünde.

Bahsedilen projeler arasında yarışmaya konu olan tek tipoloji, eğitim kampüsleri olmuş.5 İlk açıldığı dönemde olumlu bulunan bu süreç, kullanılan yarışma yöntemi, aşamalı yapısı içerisinde yarışmacılar ve jüri üyelerinin yer değiştirmesi, elde edilen projelerin ne olacağının belirsiz kalması, 2012 yılında farklı gruplar olarak toplam 33 adet ön seçimli proje yarışmasının bir anda açılması gibi sebeplerden kaynaklı eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Çimen (2014), yaratılan durumun bir nevi seferberlik olduğuna ve seferberlikle birlikte hakların ve özgürlüklerin kısıtlanması ihtimaline bu yarışmada da karşılaşıldığına, ayrıca seri imalat kavramının doğduğuna dikkat çeken bir eleştiride bulunmuş.

Bu rakamlara ve artan yapı yapım hızına bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinde 2000’li yıllar yeni ideolojilerin devreye girdiği fakat o ideolojilerin çoğunun mekanlarının doğrudan ihale yöntemiyle elde edildiğini görüyoruz. Bu, nitelikli projelerin yarıştığı bir ortamdan ziyade, projeye en az maddi değeri veren ya da kurum tarafından belirlenen eşik değere en yakın projelerin elde edildiği bir yöntem. Projenin niteliği değil, bedeli ve kurumun istekleri önem kazanmakta. Oysa ki insanların bütün varlıklarını etkileyen kentsel düzenin oluşturulmasında en büyük paya sahip olan yapıların, özellikle toplumun bütününü ilgilendiren hizmet yapılarının öncelikli olarak niteliklerinin tartışılması gerekmektedir. Bu bağlamda mimari proje yarışmalarının yeniden etkili hale gelmesi önemsenmelidir.

NOTLAR
1 Türkiye’de özel şahıslar tarafından açılan mimari proje yarışmalarına rastlanılmamakla birlikte, TMMOB Mimarlar Odası Yarışmalar Yönetmeliği, Tanımlar Bölümünde yer alan İdare “Yarışmayı açan gerçek veya tüzel kişileri” olarak tanımlanmıştır.
2 Arkitekt Dergisi, Mimarlık Dergisi, Yapı Dergisi, Arredemento Mimarlık vb.
3 Elde edilen rakamlar, Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından yayınlanan “Yarışmalar Dizini 1930-2004”, Mimarlık Dergisi, Yapı Dergisi, Arredemento Mimarlık, www.arkitera.com, www.kolokyum.com gibi Türkiye mimarlık alanının takip edilebilecek süreli yayınların ve online bilgilerin yer aldığı alan taramaları sonucunda oluşturulmuştur, yaklaşık değerlerdir. Kuçak Toprak, G. Ve Sahil S. tarafından 2017 yılında yayınlanan makalede yer alan tablo geliştirilerek yeniden ele alınmıştır (Kuçak Toprak and Sahil 2017).
4 Davetli yarışmalar değerlendirmeye alınmamıştır.
5 2012 yılında açılan eğitim kampüsleri yarışmaları grup olarak açılmasından kaynaklı bu şekilde değerlendirmeye alınmıştır. Çimen (2014) tarafından ele alınan makalede 33 adet olarak verilen sayı bu nedenle 2010-2018 yılları arasında açılan eğitim yapıları mimari proje yarışmalarına yansımamıştır.

KAYNAKÇA

  • Ataöv, A. and S. Osmay. 2007. “Türkiye’de Kentsel Dönüşüme Yöntemsel Bir Yaklaşım.” METU Journal of the Faculty of Architecture 24(2):57–82.
  • Aytaç, K. 1967. “Türkiye’de Eğitim Sistemi ve Eğitim Seviyesi.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü Dergisi 5:241–54.
  • Çağlar, Nur. 2013. “Mimarlık Yarışmaları İyi Şeyler (Mi) Dir?” Dosya 31: Mimari Proje Yarışmaları 31:4–8. Retrieved January 29, 2019 (http://www.mimarlarodasiankara.org).
  • Çimen, Devrim. 2014. “Bir Tür Seferberlik: MEB Eğitim Kampüsleri Ön Seçimli Yarışmaları.” Mimarlık Dergisi 377. erişim: January 31, 2019 (http://www.mimarlikdergisi.com/index.cfm?sayfa=mimarlik&DergiSayi=391&RecID=3382).
  • EKAP. n.d. “Türkiye İhale Sayıları.” https://ekap.kik.gov.tr/ekap/default.aspx?returnurl=%2fekap%2f.
  • Gottschling, Paul. 2018. “Where Design Competitions Matter: Architectural Artefacts and Discursive Events.” Journal of Material Culture 23(2):151–68.
  • Kuçak Toprak, Gizem. 2017. “Ideological Readings on Architecture Competitions.” Pp. 97–116 in 28. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi. Bursa, Turkey: TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi.
  • Kuçak Toprak, Gizem and Sare Sahil. 2017. “An Investigation of The Relationship Between Architecture Competitions And Housing Projects in Turkey.” Gazi University Journal of Science Part B: Art Humanities Design and Planning 5(4):1–11. erişim July 23, 2019 (https://dergipark.org.tr/gujsb/issue/32977/338799).
  • Larson, Magali Sarfatti. 1994. “Architectural Competitions as Discursive Events.” Theory and Society 23:469–504.
  • Özbay, Hasan. 1993. “Yarışmalar Sahip Olduğumuz Tek Sağlıklı Kurumdur.” Mimarlık Dergisi 251:34–35.
  • Prestijprojeler. n.d. “Türkiye İhale Sayıları.” www.prestijprojeler.com.
  • TMMOB Mimarlar Odası. n.d. TMMOB Mimarlar Odası Yarışmalar Yönetmeliği.
  • TÜİK. n.d. “Yapı İzin Belgesi İstatistikleri.” https://biruni.tuik.gov.tr/yapiizin/giris.zul.
  • Türkiye Bankalar Birliği. 2008. 50. Yılında Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye’de Bankacılık Sistemi 1958-2007. İstanbul, Türkiye: Türkiye Bankalar Birliği.
  • Türkiye Cumhuriyeti. 1961. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.
  • Yasa Yaman, Z. 2011. “Siyasi/Estetik Gösterge Olarak Kamusal Alanda Anıt ve Heykel.” METU Journal of the Faculty of Architecture 28(1):69–98. ^

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL