Değişim Adımları

Yapım bilgisinin yere özgü çözümlerle yorumlandığı proje, çevre sakinlerinin geçim kaynaklarının çoğaltılmasına aracılık ederken toplumsal gelişimin de öncüsü olmayı amaçlıyor.

Delft University of Technology bünyesindeki yüksek lisans çalışmaları sırasında “Öğrenciler, dünyanın daha yoksul bölgelerinde küçük çaplı mimari müdahalelerle bir değişim yaratabilseydi, ne olurdu?” sorusuyla harekete geçen Laura Katharina Strähle ve Ellen Rouwendal, Doğu Afrika’da “tasarla-inşa et” yaklaşımıyla bir toplum merkezi projesini hayata geçirdiler.

Sürdürülebilir pavyonların potansiyelini araştıran ikili, Kenya’nın batısında bulunan Okana yerleşiminde öncelikle kültürel değerlerin, yerel yapım tekniklerinin ve inşa modellerinin araştırılmasıyla başlayan süreçte projeyi teorik çerçevesinin ötesine iterek geleneksel yerleşim dokusunun yeniden yorumlandığı bir tasarım ortaya koydu. Böylece öğrenciler, tasarım ve inşa aşamalarının yanı sıra fon ve kaynak yönetimi ile proje liderliği süreçlerini de akademik çerçevede deneyimleme imkanına sahip oldular. Yerel bir sivil toplum kuruluşu olan Sürdürülebilir Kırsal İnisiyatifi ile birlikte gerçekleştirilen projede basit ve düşük teknolojili tasarım çözümleri, yerel halk, ustalar ve öğrenciler arasındaki iletişimin sürebilmesi ve projenin hayata geçirilebilmesi için kilit rol oynuyor.

Tekstil atölyesinin girişi
Tekstil atölyesi
Pavyonların yerleşim içindeki düzeni
Kütüphane iç mekanı

Okana Center for Change toplum merkezi bir kütüphane, bilgisayar odası, kafeterya ve pastane, tekstil atölyesi, toplanma mekanı, kümes ve geniş açık alanlara ev sahipliği yapıyor. İklimle uyumlu tasarım, özelleşmiş bağlam, işlev ve ihtiyaçlara göre, farklı bölgelerde yere özgü inşa çözümleriyle yeniden ölçeklendirilebilir bir model sunuyor.

Pavyonun tasarımında, insanların güneş ve yağmurdan korunarak altında bir araya geldiği akasya ağacından ilham alındı. Ana strüktür, 64 metrekarelik bir açıklık geçecek biçimde bambu ile kurgulandı. Mekanı örten çatı, geçirgen duvarlar ve açık avlu iç mekanda sürekli bir hava akışı sağlamanın ötesinde yağmur suyunun toplanmasında da etkin rol oynuyor.

ÇEVRESEL YAKLAŞIM: PERFORMANS
Kültürel kodlar, yapı malzemeleri ve yerel teknikler üzerine yapılan derinlemesine saha araştırması, bölgede sıklıkla kullanılan ve sürdürülebilir olmayan malzemelerin tespit edilmesi ve bunlar yerine yerel imkanlarla elde edilecek alternatiflerin üretilmesiyle sonuçlandı. Bu anlamdaki en önemli fark, ahşap yerine bambu; çoğunlukla çatı örtüsü olarak kullanılan demir levhalar yerine ise ferroçimento uygulanması oldu.

Projede, bölgedeki yapılarda yaygın olarak kullanılan okaliptüs ağaçlarının yerine bambu tercih edildi. Bambu, Kenya’nın bazı bölgelerinde yetişmesine rağmen nadiren yapı malzemesi olarak kullanılıyor. Bu doğrultuda, Nairobi’de bulunan ve bambunun üretim olanaklarının genişlemesi için çalışan Kenya Bambu Merkezi uzmanları, proje sürecine dahil edildi ve yerel ustalara eğitim vererek bu oldukça güçlü malzeme hakkında yapım bilgisinin gelişmesine aracı oldular. Artan ya da kalitesi düşük ince bambu parçalar bir ağ gibi dokunarak beton zeminde çelik güçlendiriciler yerine kullanıldı; bambu şeritlerse çelik çubuklar arasına örülerek kapı ve pencere dekoru olarak değerlendirildi.Öte yandan Kenya Ormancılık Enstitüsü uzmanlarının da dahil olduğu katılımcı süreç aracılığıyla fiber kökenli malzemelerden edinilmiş deneyimleri ve bilgiyi paylaşmak ve Kenya için referans alınabilecek bir yapım modeli üretmek de amaçlandı. Çatıda kullanılan ferroçimento örtü de bu bağlamda yenilikçi uygulamaları bir adım öteye taşıyor. Malzeme su toplama konusunda daha iyi performans gösteriyor, ısı birikimini önlüyor ve yağmurda gürültü açısından avantaj sağlıyor. Aynı zamanda çatının levha boyutundan bağımsız olarak istenen formda tasarlanmasını mümkün kılıyor.

Tüm bu malzeme kararlarıyla birlikte, iklime yönelik çözümler tasarıma bütüncül bir biçimde sürecin daha en başında dahil edildi. Bambu strüktür sayesinde her bir pavyonda, çatı eğimlerinin en düşük kota indiği iki noktadan yağmur suyunun toplanıp geniş yeraltı tanklarında depolanması sağlandı. Bunun yanı sıra su, herhangi bir güç kaynağına bağlı olmaksızın, yerçekimi kuvvetiyle çalışan kule tanklarda da biriktiriliyor. Pavyonların merkezinde bulunan açık iç avlular, geçirgen duvarlarla desteklenerek baca etkisi yaratıyor, doğal hava akışı sağlıyor ve ayrıca bu geçirgenlik doğal aydınlatmaya da yardımcı oluyor.

ÇEVRE: ALAN VE BÖLGE ENTEGRASYONU
Sürdürülebilir Kırsal İnisiyatifi’nin eğitim ve girişim olanakları yaratarak yerel toplulukları destekleme fikriyle de örtüşen proje sürecinde mimarlar ve organizasyon arasındaki sıkı işbirliği, fikri hayata geçirebilmek için büyük öneme sahip. Zira bu işbirliği öncesinde kuruluşun sahip olduğu kaynaklar ve uzmanlık, bu ölçekte bir projeyi kendi kendilerine gerçekleştirebilmeleri için yeterli olmamış. Okana’da tarım, balıkçılık ve bazı küçük işletmeler yaklaşık 5.000 nüfuslu yerleşimin temel geçim kaynaklarını oluşturuyor. Bu nedenle bölge sakinleri yaşamını çevre yerleşimlere ve daha büyük bir kent olan Kisumu’ya bağlı bir biçimde sürdürüyor. Kütüphaneye kitap bağışı; kadınların evlerine yakın dikim atölyeleri aracılığıyla az miktarda da olsa gelir elde etmeleri; deneysel tarımla yetiştirilmiş sebzelerin satışı; bilgisayar laboratuvarları; buluşma, öğrenme ve tartışma alanları yaratmak bu topluluğun gelişebilmesi için önemli adımlar olarak görülüyor. Toplum merkezindeki etkinlikler de bölge halkına bu anlamda fayda sağlamanın yanı sıra mekanın kendisini keşfetme, yapım teknikleri ve malzemeleri hakkında bilgi edinme imkanı da sunuyor. Böylelikle düzenlenen etkinliklerle birlikte merkezin etkisi, yerleştiği bölgenin sınırlarını aşarak herkesin faydalanabileceği şekilde genişliyor.

Kütüphanede okuma alanları
Çok amaçlı etkinlik odası
Toplum merkezinin açık alanları
Pavyonlar ve açık alanları
Avludan görünüm

Kurulan işbirlikleri, projenin sürdürülebilir olması adına da büyük önem taşıyor. 2016’daki açılışından kısa bir süre sonra, yerel okul ve işletmeler bu merkezle çeşitli ortak çalışmalarda bulunmaya başladılar. Böylece bölgedeki çocukların burada pahalı okul kitaplarına erişimini sağlamak ve mekanı okuldan sonra kullanabilecekleri bir çalışma alanına dönüştürmek amaçlanıyor.

Toplum merkezinin, kendi kendine yetebilme ve yabancı kaynaklardan gelen bağışlardan bağımsız biçimde sürdürülebilir olma hedefine doğal yiyeceklerin ve özel yapım ürünlerin satışının yanı sıra kurslar, eğitimler ve etkinlik mekanının kiralanması yoluyla ulaşması bekleniyor.

Kat planı
Modül kesit
Modül kesit
Pavyon kesitleri

YAPIM İLKELERİ: TEKNİK SEÇİMLER
Proje sürecinde başlıca zorluklardan biri tekrarlayan detaylar ve yerel malzemelerle yenilikçi, basit, düşük teknolojili, akıllı bir prototip ve aynı zamanda çekici ve özgün bir tasarım yaratmak oldu. Çatının şekli, duvarların konum ve açılımları bambu strüktürün doğal bir sonucuyken en uzun bambu direği de yük gereksinimlerini karşılıyor. Tasarıma bağlı olarak, bambu ve ferroçimento gibi yeni yapım malzeme ve yöntemlerinin uygulanması, fikirleri iyi bir şekilde yansıtan çizimleri gerektirince bu ihtiyaç doğrultusunda, basit üç boyutlu çizimlerle tasarımı adım adım görselleştiren bir el kitabı oluşturuldu. Bu kitap yapım bilgisinin paylaşılmasını ve geleceğe aktarılmasını sağlayan bir kılavuz görevi görüyor. Bir yandan da sahada; elektrik kesintileri, şiddetli yağış, güneş, süre baskısı, sınırlı araç ve kaynaklar gibi gündelik süreci etkileyen inşa koşullarına karşı çeşitli yaratıcı çözümler de geliştirildi.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL