Gücü Paylaşmak

Mimarın pozisyonunu işbirliğinin bir parçası olmak üzerine kurduğu konut yerleşiminde, ortak alanlar ve konut birimleri kullanıcıların ihtiyaçlarına göre en makul ve işler çözümlerle cevap veriyor.

Fransa’nın Montreuil kentinde, 1850 metrekarelik yaşam alanı ve 800 metrekare ulaşılabilir yeşil alan içeren 26 konutluk yerleşim, programından inşasına müstakbel sakinlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Bu süreci yürütmek üzere mimarların yanı sıra yapılı çevrede benzer projeler üzerine çalışan kuruluşlar da çeşitli rollerde projede yer aldı. Bunlardan biri olan Habitat et Humanism, aile ve bireylere uygun ve düşük maliyetli konut bulmalarına aracılık etmeyi ve kentsel alanda, birbirinden farklı kültürel unsurları olan mahallelere yerleşimi esas alarak kültürel çeşitliliği desteklemeyi amaçlıyor. Projenin işvereni de olan CPA-CPS (Construire pour les autres-Comme pour soi-meme - Herkese kendininmiş gibi inşa etmek) ise 2000’de kendi konutlarının yenileme projesi olan Diwan’a dahil olmuş iki kişi tarafından kuruldu. Konut birimleri, kent evi, etkinlik alanı ve kolektif bahçesiyle 2008’de tamamlanmış projenin ardından ikili, benzer projeleri desteklemeye karar verdi.

Projenin geliştirilmesi aşamasında mimarlar rollerini kullanıcılarla birlikte, yaklaşık beş aylık bir zaman diliminde iki haftada bir düzenlenen atölyelere katılmak ve esasen uzmanlıklarını bir danışman olarak onlarla paylaşmak olarak açıklıyor. Bina yapım izni alındığında konutlar kullanıcılarla birlikte çizilmiş. Mimarlar, süreçte “hayal gücü oldukça geniş ve çoğu zaman avangard” olan kullanıcılarla çalışırken esas görevlerini, beklentilere karşı somut cevaplar üretmek için tempoyu hızlandırabilmek olarak tanımlıyorlar. Bu süreçte her konutun tekil özelliklerini belirlemeye ve kompozisyonları oluşturmaya destek olarak, kendi öngörülerini dayatmak yerine tıpkı işverenlerinin düsturu gibi “onların” evini kurmak esas amaç olmuş. Özellikle muhatapların sayıca fazla olduğu böylesi inşa süreçlerinde sakinlerin isteklerini uzmanlığın kurallarına uygun hale getirmek kendi başına bir pedagojik süreç tanımlıyor. Mimari ekibin esas kaygısı, muğlak seçenekleri bir kenara bırakıp, en makul ve işler öneriyi sunabilmek için gerekli stratejileri benimseyebilmek olmuş. Dolayısıyla hem konut içi hem de dış mekanda sürprizlere yer açma çabası, yaklaşımın temelini oluşturuyor.

Tasarımın ana unsuru olan ortak iç avlu
Genişlikleri kullanıma göre değişen koridor balkon
Caddeye bakan cephenin kendine özgü ritmi
Farklı dolaşım akslarıyla ulaşılan iç avlu cephesi
Küçük çatı bahçesinin yer aldığı kütlenin iç dolaşımı
Küçük çatı bahçesine çıkan merdiven ve dolaşım aksı
Zemin kattaki geçiş alanı
Üç ayrı kütle olarak okunan konut yapısının yerleşimi
Zemin kat planı
1. kat planı
Vaziyet planı

Ortak dolaşım alanlarıyla, kullanım esnasında dinlenme ve hava alma işlevlerini net bir biçimde tanımlamanın ötesinde bir anlam üretmeye çalışılmış. Yayaları konut birimlerine dağıtan açık hava dolaşımı kendi rolünü yerine getirdiğinde, ortak alanlara verilen ölçeğin kendiliğinden kullanımlara imkan verebileceğini vurguluyor ekip. Bunun en iyi örneği ise yaşı küçük kullanıcıların ürettikleri oyun alanları ya da bisikletlilerin konutların önüne kadar yaklaşabilmesi. Bu yaklaşıma paralel şekilde “koridor”lar yasal gerekliliklerin ötesine geçerek daha geniş tutulmuş. Bu koridorlar, hem konutlara özel açık alanlar hem de müşterek teraslar sunarak 180 santimetreye dek genişleyebiliyor.

Projede “bahçe”ler bir araya gelme ve dağıtım aksı gibi işlevlerinin yanında yağmursuyu toplama sisteminin bir parçası olarak kullanılıyor. Zemin Bahçesi’ni çevreleyen konutların sınırları çimen sırası ve çalılarla çizilmiş. Çimenlik alanlar kolektif kullanımlı ancak konut önlerinin sahiplerince yeni işlevler kazanması bekleniyor. Böylesi bir yaklaşımda bahçeye bakan konutlar arasında çitler de yok. Bahçedeki ızgaralar da yağmursuyu yönetimi ve alan bölümlenmesi için bir araç gibi işliyor. Bir diğer bahçe tipi ise çatı bahçeleri: 270 metrekare alan kaplayan büyük bahçe, merkezi kütlede yer alırken 90 metrekarelik küçük olan caddeye cephe veren binanın köşesinde yer alıyor. Bu çatı bahçelerinin işlevleri, sakinler ileriki zamanlarda kullanımlarını belirleyebilsinler diye kasti olarak tanımlanmamış. Ancak yine de, 80 cm kesit kalınlığıyla bitki yetiştirmeye uygun bileşenlere sahip toprakla donatılarak bırakılmış. Bu da, mimarların süreci kendi pozisyonlarını tanımlarken vurguladıkları yaklaşımlarıyla çelişmeden yürüttüklerini gösteren kararlardan birini örnekliyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: