Sokakların Demokratik Paylaşımı

DENİZ ÇINAR

Urb-i ekibinden Yuval Fogelson ile dünyanın dört bir yanında yaşanan kamusal dönüşümleri arşivleyen önce/sonra galerisini konuştuk.

Deniz Çınar: Urb-i projesinin fikri nasıl doğdu? Çalışmalarınız nasıl endişeler etrafında şekilleniyor?
Yuval Fogelson: Urb-i projesi, daha çok şehir dışında kalan kentsel projelere odaklanan işimiz kapsamında, yaşadığımız şehirleri iyileştirme konusunda yaşanan yetersizliklerden usanmış olan bir grup kentsel tasarımcı tarafından kuruldu. Kızgın olduğumuz diğer bir konu da yayaların yerine arabaların, kamusal mekanların yerine özel mülklerin tarafını tutan kentsel anlayıştı. Ekibimiz giderek genişledi. Şu an kentsel tasarımcılar olarak ben, Carolina Guido, Fernanda Mercês; ekonomist Roberto Gentilezza ve gazeteci Paulo Franco ekibimizi oluşturanlar isimler. Asıl çabamız insanlar için tasarlanmış, daha iyi koşullar sunan şehirleri teşvik etmek ve kentli ile onu saran kentsel çevre arasındaki bilinci arttırmak. Önce/sonra projemizde olduğu üzere, biz bunu insanlara ilham vererek yapmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda da taktiksel kentleşme doğrultusunda şehir içinde küçük ölçekli müdaheler gerçekleştiriyoruz.

DÇ: Dünyanın farklı şehirlerinden dönüşüm geçiren caddelerin fotoğraflarını derleyip yayınladığınız önce/sonra projeniz nasıl ortaya çıktı? Bu proje ile nasıl bir çıktı elde etmeyi umuyorsunuz?
YF: Haritalar ve hava fotoğrafları üzerinden şehirleri araştırmak her zaman için benim hobilerimden biri olmuştur. Bir anlamda kişisel “hobim” olan şeyin, Google Streetview’e olan bağımlılığımın başkaları için ilginç ve yararlı bir şeye dönüştüğünü görmek mutluluk verici.

Bizim ana gayemiz insanlara ilham verebilmek ve sahip olduğumuz kentsel tasarım bilgisini herkesin anlayabileceği bir formata dönüştürmek. Önce/sonra görüntüleri şehirde yaşanan dönüşümlerin son derece açık bir şekilde algılanmasına yardım eden bir araç haline geldi. Farklı zamanlarda tamamen aynı açıdan çekilen bu görseller, sıklıkla kullanılan basit ama etkili bir araç. Bu noktada daha da dikkat çekici olan fotoğrafların toplandığı galerinin bize gösterdikleri; kamusal alanları daha yaya dostu mekanlara dönüştürmek mümkün ve bu dünyanın her yerinde yapılıyor.

DÇ: Bugüne kadar kaç ülke ve şehirden kaç proje paylaşıldı? Farklı ülkelerde gerçekleştirilen dönüşüm projelerinin ortak ve zıt yanları neler?
YF: Önce/Sonra galerisi aylık güncellemelerle büyümeye devam ediyor. Temmuz 2016 güncellemesiyle birlikte şu an toplam 2000 görüntüye eriştik. Türkiye, projeye dahil olan 47 ülkeye yakın bir zamanda katıldı. Birçok şehirden görüntüler bulunuyor ancak sitemizde yer alan “şehirler” sekmesinde şu an öne çıkan 40 şehir var ve eklemeye devam ediyoruz. Projeler genellikle kalite, uygulama ve onları çevreleyen muhit bazında farklılaşıyor. Hepsinin ortak noktası ise kamusal alanda iyileştirme sağlamış olmaları.

seoul
barselona
amsterdam
meksiko

DÇ: Kendi şehrinden bir dönüşüm örneği paylaşmak isteyen kişiler ne yapmalı? Sistemin nasıl işlediğinden bahseder misiniz?
YF: Katılmak için en kolay yol dönüşümün gerçekleştirildiği noktaya ait sokak görüntüsünün linkini bize ulaştırmaları. Türkiye için konuşacak olursak yalnızca 2014 ve 2015 görüntülerine ulaşabiliyoruz, yani “önce”ye ait fotoğrafları bulmak zor olabilir. Katılımcı aynı zamanda farklı kaynaklardan ya da kendi çektiği uygun fotoğrafları da gönderebilir. Görüntüleri bize göndermek için sitemizdeki iletişim sekmesini kullanabilirler.

DÇ: Bugüne kadar elde ettiğiniz bilgileri değerlendirirseniz, kamusal anlamda iyileştirilmiş sokaklar bize bugün algılanan şehir yani yaşam alanlarımız hakkında neler söylüyor? Bugünün kentsel tasarım dünyasında küresel anlamda verilen mücadeleleri ana hatlarıyla tanımlamak mümkün mü? Urb-i olarak siz buna nasıl bir cevap üretiyorsunuz?
YF: Bugün kesin olan şey, araba odaklı şehirlerin sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler yaratmak için bir cevap teşkil etmediği. Şu anda insanlar için değil taşıtlar için şehirler planlıyoruz. Fakat bu yönelim artık tersine dönüyor. İnsan odaklı tasarımlar gittikçe şehir planlamasında bir ölçüt olmaya başladı. Kamusal mekanların demokratikleşmesini savunan görüşüyle bu konuda yıllarca öncü bir figür olan, sokakların demokratik paylaşımı ve yalnız otobüslere ayrılan şeritler gibi çalışmaları bulunan Bogota’nın eski belediye başkanı Enrique Peñalosa bu durumu şöyle açıklıyor: “100 kişiyi taşıyan bir otobüs, yolu tek bir arabadan 100 kat daha fazla hak ediyordur.”

Ayrıca bisiklet yolları ile daha kaliteli kaldırımlar da daha yaya dostu tasarımın parçaları. Önce/Sonra fotoğrafları bütün bu dönüşümleri, sadece mimarlara ya da tasarımcılara değil her insana çok basit ve açık bir şekilde anlatıyor.

DÇ: Urb-i için gelecek planlarınız neler? Bir paylaşım platformu olmanın ötesine geçip şehirde kendi projelerinizi gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz?
YF: Urb-i ölçeğini biraz daha genişleterek kentsel işbirlikleri ve gelişimleri için bir platform olmayı planlıyor. Bunun yanında taktiksel kentleşme kapsamında Sao Paulo’da gerçekleştirdiğimiz küçük ölçekli müdahelelerimiz var. Bu projelerle küçük kamusal alanları daha kullanıcı dostu mekanlar haline getiriyoruz. Ayrıca hem üniversitelerde hem de halka açık olarak dersler vermek, atölyeler düzenlemek istiyoruz. Dönüşümü gerçekleştirecek tasarımları, daha büyük ölçekte ve işbirlikleriyle gerçek kamusal mekanlarda uygulamanın yollarını arıyoruz.

Urb-i’nin web sitesine buradan, Facebook sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: