Çoklu Katmanlar

Kentsel doku içinde merkezi bir konumda yer alan Hamamyolu Caddesi düzenleme projesi, çevresindeki gündelik yaşamı ve kamusal hayatı güçlendirecek bağlantılara aracılık etmeyi amaçlıyor.

Kuzeyde Porsuk Nehri, güneyde de tarihi Odunpazarı bölgesinin arasında bulunan 1,2 km uzunluğundaki Hamamyolu Caddesi’nin düzenleme projesi; Eskişehir’in yoğun kent dokusunun merkezinde, uzun yıllar boyunca kentin ticari, yerleşim ve sosyal merkezi olmasına rağmen değerini her geçen gün yitirmekte olan caddenin yeniden canlandırılarak kente katılması amacıyla gerçekleştirildi.

Projeye başlarken, öncelikle Hamamyolu Caddesi’ndeki mevcut dokunun, caddenin doğu ve batı yakasındaki yapıların tek tek dökümü çıkarıldı, tüm yapılar ve pasajlar fotoğraflandı, belediye tarafından ağaç rölöveleri alındı, altyapı keşfedilmeye çalışıldı ve bölgenin tarihi dokusu kapsamlı bir şekilde analiz edildi. Bunların yanı sıra esnafla, Hamamyolu’nu kullanan kişilerle yüz yüze görüşmeler yapılarak bölgeye dair birçok veri toplandı. Proje, bu verilerle birlikte Eskişehir kentinin ve Odunpazarı ilçesinin kültürel, tarihi, doğal potansiyelleri ve caddenin başta bahsedilen problemleri üzerine kuruldu.

Hamamyolu Park Ve Meydan Düzenlemesi, Yazgan Tasarım Mimarlık
Kent dokusu içinde proje aksı
Farklı geometride seksek taşlarının eklendiği havuzlar
Trambolin alanı
Basamaklarla artırılan oturma alanları
Alan boyunca çeşitlenerek yerleşen aydınlatma birimleri; fotoğraflar: Soner Şimşek
Basamaklı oturma alanları; fotoğraf: Yunus Özkazanç

Projenin en önemsenen tasarım kararları, kentin kuzey ve güney kısımlarını yeşil kuşak ve yaya aksıyla yeniden birbirine bağlamak, doğu ve batı yönünde ise pasajlarıyla geçirgen, çoklu ilişkiler kuran bir alan oluşturmaktı. Tüm güzelliklerine rağmen atıl kalmış Hamamyolu bölgesinin kent yaşamına katkıda bulunacak şekilde yeniden canlanması; hem ekonomik canlanma ile esnafın yarar sağlaması hem de ilçede yaşayanların sosyal paylaşımının artırılması; turistik bir kente yerel ve evrensel özellikleri olan bir proje kazandırmak hedeflendi.

Kent ile farklı öğeler üzerinden çoklu ilişkiler kuran bir katmanlar bütünü olarak ele alınan projenin ana fikri, Hamamyolu Caddesi’nin Odunpazarı ve Porsuk Nehri arasındaki bağlantıyı kent ölçeğinde güçlendirmek üzerine kurulu. Bu bağlamda, tarihi doku kesintisiz kentsel bir yaya aksıyla nehre bağlandı ve mevcut yeşil alan artırılarak yeni bir yeşil kuşak oluşturmak hedeflendi. Hicri Sezen Parkı ve Alaaddin Parkı ile Porsuk Nehri kıyısındaki yeşil alanlar; Hamamyolu Caddesi’nde bulunan çok yıllık ağaçlara ek olarak 70 adet küp şekli verilmiş yetişmiş ıhlamur ağacı, 10 adet mavi ladin ve akçaağaç, çalılar, sarmaşıklar, yer örtücüler ve çim alanlarla birbirlerine bağlandı.

Değişken genişliklerdeki caddenin merkezinde yer alan aksın sağında ve solunda, tüm alanı kaplayan, geri dönüştürülebilir ahşap kompozit kullanılarak çok amaçlı sosyal aktivitelere zemin oluşturan kesintisiz bir kentsel platform tasarlandı. Ahşap platform, caddenin doğu ve batı cephelerini oluşturan dükkan ve konut önlerinde yer tuğlasına dönüşüyor.

Bu kentsel aks, caddenin merkezine hizalanan; 2,3 cm genişliğinde ve 1,2 km uzunluğunda, çizgisel LED aydınlatmayla işaretlenen, el yapımı camların gömülü olduğu beyaz çimentodan oluşan bir yaya aksı. Zira cam sanatı; Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, yerel küçük cam atölyeleri ile belediyenin daha büyük çaplı cam atölyelerinin burada bulunması ve 2012 yılından beri düzenlenen Uluslararası Cam Festivali ile bölgenin başlıca turistik üretimlerinden birini oluşturuyor. Cam atölyelerinde üretilen el yapımı camlar, bu aksta beyaz çimentolu betona gömülerek eklendi. Toplamda 22.000 adet cam, beton prizini almadan zemine koyuldu. Bu aks, mevcut yoğun yeşil dokudaki ağaçlara göre şekillenip, zikzaklar çizerek alanı kat ediyor.

Açık müze
Aydınlatmayla desteklenmiş kullanım; fotoğraf: Odunpazarı Belediyesi
Aks, aydınlatma, yeşil çatılar ve oturma birimleri; fotoğraf: Soner Şimşek
Vaziyet planı

Proje alanı çevresiyle, buraya açılan sokakların ve mevcut 11 pasajın referans alındığı kentsel bağlantılar aracılığıyla ilişki kuruyor. Bu geçiş alanları, sokak bağlantılarında ahşap kompozitlerin ve yer döşemelerinin renklerinin değiştirilmesiyle öne çıkarılırken pasaj girişlerinde beyaz çimentolu beton zemine koyulmuş el yapımı camlar ve pasajların her birinin adının pasaj girişlerinde dikey korten levhalara yazılmasıyla vurgulandı. Pasajların canlılık kazanmasıyla Hamamyolu’nun doğu ve batı yönlerinde kentle daha fazla etkileşime girmesi de öngörüldü. Pasaj girişlerinde kullanılan dil ve malzeme, projenin isminin yazıldığı, gece de aydınlatılan korten totemde, içilebilir Kalabak suyu çeşmelerinde ve çöp kutularında da kullanıldı.

Alanda ön plana çıkarılan bir diğer konu ise kafe alanlarının yoğunluğunun ve çeşitliliğinin artırılmasıydı. Bu işlev; meydanlı kafeler, platform kafeleri, köprü altında bulunan kafeler ve küçük kafeler olarak çeşitlendirildi. Platformun basamaklanmasıyla oluşan bu kafelerin çatılarında, yer örtücülerden oluşan yeşil çatılar tasarlandı. Ayrıca, basamaklanmış bölümlerde ziyaretçilere oturma imkanı sağlandı. Çok amaçlı kullanımları öngörülen alanlar öyle de çalışıyor; Hamamyolu Caddesi açıldıktan sonra kafelerin amfi oturmalarından birinde, kalabalık bir grupla açık alanda kitap okuma etkinliği düzenlendi.

Kentsel platformun, çocuklar için eğlenceli bir alana dönüştürülmesi, tasarımda önem verilen bir diğer konuydu. Farklı yaş grupları için tasarlanmış çeşitli çocuk oyun alanlarıyla proje alanı renklendirildi. Proje alanına 2 üzeri ile 6 üzeri yaş gruplarına özel tasarlanmış oyun alanlarına ek olarak her yaş grubuna hitap eden trambolin alanları öngörüldü. Aynı zamanda, üç boyutlu kurguya sahip kentsel platformun tamamı bir oyun alanına dönüşüyor. Geçiş alanları da oyunun bir parçası olacak şekilde tasarlandı. Proje tamamlandıktan sonra görüldü ki her yaştan insan bu oyun alanlarının keyfini çıkarıyor. Hamamyolu’nda, tarihi bağlamından ötürü su elemanlarının kullanımına da önem verildi. Projedeki havuzlar da cam aks gibi ağaçlara göre şekillendirildi; güvercin havuzu, taş havuzları ve buhar havuzu olmak üzere üç farklı tip havuz tasarlandı. Suyun içinde oluşturulan farklı geometride beton seksek taşları, havuzların aynı zamanda oyun mekanlarına dönüşmesini sağlıyor.

Buhar havuzu ise tarihi hamamların yerini vurgulamak adına hamamların ve Çarşı Cami’nin önüne yerleştirildi. Ayrıca bu buhar havuzunun Evliya Çelebi ve Katip Çelebi’nin söz ettiği ve minyatürlerde de görülen 40x40’lık açık havuzun olduğu yere denk geldiği düşünülüyor.

Yaya akışının kesilmemesi amacıyla 1,2 kilometrelik yaya aksı, Hamamyolu’nu kesen İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi’nin üzerinden geçirildi. Bu köprü-geçişin tam ortasında, iki yönden açık bir müze oluşturuldu. Bu müzede Odunpazarı Uluslararası Ahşap Heykel Festivali’nde ahşap sanatçıları tarafından tasarlanan heykellerle birlikte Odunpazarı’nın cam atölyelerinde üretilen cam ve seramik eserler de sergileniyor. Alanın bütününde oluşturulmak istenen günlük hayat ile sanat-oyun-üretim-sergi-yeme-içme-dinlenme ve farklı yaş gruplarının yan yana olması etkisi, köprü müzede de kendini gösteriyor. Tam ortasından geçen cam aksta yürürken bir anda kıpkırmızı ahşaptan bir dinozor heykeli yanınızda belirebilir ya da bir müzik sesi, köprünün çift eğrili tonozunu doldurabilir.
Son olarak aydınlatma elemanları, kentsel platforma özgü ve her saatte kullanıma uygun olarak tasarlandı. Mevcut ağaçlara yönelik tasarlanan bronz paslanmaz çelik levhalar, ağaç diplerindeki spotlarla aydınlatılarak ışığın yansıması sağlandı.

Her yaştan insan için oyuna dönüşebilecek öğeleri kent mekanına katmayı, bu öğeleri hayatın akışına kendiliğinden dahil edebilmeyi, her gün yeniden keşfedilerek deneyimlenebilecek mekanlarla kentsel yaşama bir arka plan oluşturmayı hedefleyen proje, açıldığı günden beri farklılıkların bir arada bulunduğu bir yaşam alanına dönüşmeye devam ediyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: