Kayalıktan Uzanmak

Sivrihisar’ın tarihi değerlerini ön plana çıkararak sakinleri için sosyal imkanlar yaratmayı amaçlayan proje, doğal dokuya en az müdahale ile yamaca eklemleniyor.

Eskişehir Ovası içinde birdenbire yükselen dağların eteğinde yer alan Sivrihisar, tarihsel süreç içinde önemini yitirmiş birçok Anadolu yerleşimi gibi artık ziyaretine gidilen değil, yakınından geçilen bir yer haline gelmiş durumda. 270° Sivrihisar, karakteristik bir bölgesel kimliğe sahip olan yerleşimin kültür turizmiyle yeniden canlandırılmak istendiği bir dönemde, yerleşimin tanıtımına öncülük edebilecek bir proje konusu olarak Sivrihisar Belediyesi tarafından 2015 yılında gündeme alındı.

Tasarım sürecinde proje alanını verili sınırlar içinde okumak yerine, bütüncül bir bakış açısıyla kentsel etkileşim alanı içinde değerlendirdik. Orta vadede oluşturulabilecek potansiyel bir gezi güzergahının -yerleşimi bütünüyle görebilen- bağlayıcı unsurunun nasıl kurgulanabileceğine odaklandık. Konuyu, geleneksel sivil mimari dokunun yoğun olarak gözlenebildiği sokakların yanı sıra üç önemli anıtsal yapıyı birbirine bağlayan bir kentsel sistem kurgusu üzerinden hareketle Selçuklu dönemi yapılarından Ulu Cami (1231) ile Surp Yerortutyun Ermeni Kilisesi’ni (1881), Saat Kulesi (1900) üzerinden bağlayan alternatif bir hat, bir ara durak noktası olarak ele aldık.

Dikkat çekici bir imgenin Sivrihisar’a kazandırılarak bir farklılık oluşturma arayışından ziyade, yerleşim sakinleri için bir sosyal imkan yaratma düşüncesini ön planda tuttuk. Yerinde yaptığımız gözlemlerde söz konusu alanın her yaştan Sivrihisarlı için önemli bir buluşma ve izleme noktası olduğunu, bu kamusal kullanım alışkanlığının yapılacak olan yeni düzenleme kapsamında güçlendirilerek devam ettirilmesi gerektiğini gördük.

Tarihi Saat Kulesi ile seyir terası ilişkisi
Kayalıklar üzerinden ovaya bakış
Yamaç üzerindeki proje alanının genel görüntüsü
Ahşap malzemeyle kaplı sirkülasyon elemanları
Seyir terasından Sivrihisar'a bakış
Basamak ve rampalarla tanımlı yürüyüş aksı
Ahşap malzemeyle kaplı sirkülasyon elemanları
Kayalara ankrajlar ile yerleştirilen platform

Saat Kulesi etrafında tasarlanan rekreasyon alanı, yerleşim dokusunun panoramik olarak izlenebileceği kademeli platformlar dizisinden oluşuyor. Yekpare tekil bir form yerine farklı doğrultularda uzanan ve farklı kotlara oturan parçalı bir sistem ziyaretçilerin Sivrihisar’ın kültürel ve doğal değerlerini maksimum seviyede hissedebilecekleri, yerleşime dair farklı perspektifleri kavrayabilecekleri dinamik bir ortam kurgusuna sahip. İçinde bulunulan özgün peyzaj alanı dikkate alınarak topoğrafik yapıya en az müdahale ile eklemlenmek, Saat Kulesi gibi tescilli bir yapı ile kurulabilecek ilişki biçimi tasarım yaklaşımını belirleyen esaslardandı. Mimarlıkta sıkça sorgulanan eski-yeni ikilemini ve aynı zamanda bir koruma sorunsalını barındıran süreçte, diyalog temelli bir tasarım dili etkili oldu. Saat Kulesi ve üzerinde konumlandığı kayalığın kentsel odak niteliğinde olması dolayısıyla tasarım fikrinin “yer”in önüne geçmeyen, aksine; baza algısı yaratarak “yer” ile bütünleşik bir etki doğurmasını amaçladık.

Tasarıma başlarken öncelikle kayalık arazi dokusu fotogrametrik haritalama yöntemleri kullanılarak ayrıntılı olarak belgelendi. Elde edilen üç boyutlu topoğrafik veri modeli üzerinde eşzamanlı olarak yürüttüğümüz mimari ve statik çalışmalarla taşıyıcı olabilecek kayaları baz alarak alternatif yerleşim modelleri geliştirdik. Öne çıkan tasarım fikrinin engebeli araziye uyumu prensip olarak kağıt düzleminde belirlense de, esasen sahada kaya ölçeğinde yapılan hassas değerlendirmelerle birlikte şekillendi. Proje alanının mevcut fiziksel özelliklerini incelerken önceki yıllarda yapımına başlanan, fakat yarıda bırakılmış seyir terası ve merdiven uygulamasının doğal kaya dokusunda tahribata yol açtığını gördük. Tahrip edilmiş olan bu yüzeyleri, projede ana platformların konumlandığı alanlar olarak tercih ederek olabildiğince gizlemeye çalıştık.

Yerleşim merkezi sınırları içinde olmasına karşın ani irtifa artışı nedeniyle erişimi güç bir konuma sahip alana yaya erişiminin kesintisiz sağlanabilmesi adına koruma amaçlı imar planında park alanı olarak belirlenmiş eğimli araziler içinden patika sistemleri önerdik. Böylece gezi güzergahındaki kültürel aksların doğal çevre içinde trekking imkanı veren rotalarla sürekliliği sağlanmış oldu.

Sistem modeli
Siluet
Vaziyet planı
Plan
Statik model

Hakim bir konumdan yerleşim panoramasının sekansiyel olarak algılanması için seyir platformlarını birbirlerine rampa sistemleriyle bağladık. Rampalar arasındaki kestirme yollar merdiven bağlantıları önerilerek çözümlendi. Yaşlı ve fiziksel engelli kimselerin alana erişimi, yerleşim bağlantısının kurulduğu mevcut merdivene alternatif olarak batı yönünden yamaç tipi mekanik bir erişim platformu ile sağlandı.

Granit ana kaya blokuna uygulanan ankrajlar üzerinde yapılan çekme testlerinin elverişli değerler sunması sonucunda tasarımın temel mantığına uygun olarak kayaların doğal taşıyıcı eleman olarak kullanılabileceğini tespit ettik. Bu doğrultuda kolon ayaklarını doğrudan zemine bağlanacak biçimde tasarladık ve tüm çelik strüktürel elemanları araziye noktasal ankrajlarla sabitledik. Sistemin araziye minimum müdahale ile eklemlenmesini sağlamak, zeminle temas noktalarının sayısını ve montaj risklerini azaltmak amacıyla platformları taşıyan dairesel kesitli kolonları, tek düğüm noktasından doğan çoklu dallar biçiminde modelledik. Çelik bağlantı elemanlarının, yerleşim merkezinden görünüşleri de dikkate alınarak, gölgede ve geri planda kalmayı sağlayacak şekilde açılı olarak çözümlenmesi taşıyıcı sistem tasarımı açısından bir prensip kararıydı. Strüktürel elemanların boyutlandırmasında işin ekonomisi ile birlikte güvenliği ve özellikle estetik kaygıyı da gözeterek çeliğin ahşap ve cam unsurlarla dengeli bir oran göstermesine gayret ettik. Kayalık arazide çalışma koşullarının yarattığı montaj güçlüklerini ve iş güvenliği risklerini de dikkate alarak strüktürel elemanların kolay birleştirilebilir, detayların uygulanabilir olmasına özen gösterdik.

Kayalıklara saplanan noktasal ankraj
Proje stürktürü
Kayalıklar ve strüktür arasındaki ilişki
Ahşap kaplama malzemelerinin yerleştirilme süreci
Köprü ve bağlantılar

Projenin ziyaretçiler için sadece bir durak noktası değil, zaman geçirilen bir yer olabilmesi için minimum servis imkanı sağladık. Teraslar arasındaki kot farkından dolayı kendiliğinden ortaya çıkan hacmi, kütle etkisi yaratmayacak biçimde servis birimi olarak çözümledik. Korkuluk ve döşeme sistemlerinde çelik strüktür ve doğal doku ile uyumlu olabilecek malzemeleri tercih ettik. Tüm sirkülasyon elemanları ve platform zeminleri ısıl işlem görmüş ahşap malzemeyle kaplı. Korkuluklarda çelik halat ve cam gibi geçirgen malzemeler kullanarak kayalık görünümünün kapanmasının önüne geçtik. Konsol döşemelerin uç kısımlarında lamine cam döşemeler oluşturarak, bu alanlarda hem yüksekliğin hissedilmesini hem de doğal dokunun kesintisiz bir şekilde algılanmasını sağladık.

Üst ölçekten detay ölçeğine kadar tasarım sürecinin her aşamasında öne çıkan yere özgülük arayışı, kayalığın ötesine konsol platformlar ile uzanarak boşluğa doğru süzülen bir deneyim ortaya çıkardı.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: