Basit Değil de Yalın

NEVZAT SAYIN

Işık, malzeme ve dokunun belirlediği bir kompozisyona sahip Baraka Mimarlık tasarımı Voyage Torbalı Oteli'ni Nevzat Sayın kaleme aldı.

Turizm tesisleri günlük hayatın yapılarından daha farklı, daha şık, daha abartılıdır. Şimdi artık hastaneler ve okullar gibi, toplu konutlar da ait oldukları sınıfın niteliklerine bağlı olarak olabildiğince turizm tesislerine benzemeye çalışsalar da tatil beldelerinin şıklık kıvamına ulaşmaları zor görünüyor. Turizm yapıları modernmiş, neoklasikmiş, barokmuş gibi görünseler de ortak özelliklerinden biri, her zaman grotesk bir taraflarının olması, diğeri de geçici olarak yapılmış, gerçek değil de hemen az sonra sökülüp götürülecek dekorlar gibi görünmeleriydi. Oysa, turizm sezonunda bu dekorlara uygun oyunların mekanları olsalar da o grotesk halleriyle ve üstelik yılın yarısında bomboş, Shining filmi çevrilebilecek kadar ıssız, kimsesiz olarak öylece dururlar. Proje aşamasından beri bildiğim bu turizm yerleşkesini görmeye giderken bunları düşünüyordum; tuhaf bir şeydir bu turizm sektörü ve dolayısıyla turizm yapıları, diye söylenerek.

Bildik, fiyakalı giriş yapılarından geçtikten biraz sonra, ilk tasarım aşamasından beri izlediğim projenin çalışmaları sonunda uygulanan ve Abdurrahman’la üzerinde konuştuğumuz maketlerinin büyütülmüş hali gibi görünen yapıların önündeydik. Sonra aralarında ve daha sonra içlerinde. Aralarından bazıları bu kuralı bozuyor olsa da 90°’lik bir gridin üzerinde, düzensiz aralıklarla durdukları anlaşılıyordu. Sanki önce bir kural koyulmuş ve sonra bu kural ihlal edilmişti.

Gölge atacak kadar iri taneli sıvayla kaplı beyaz duvarların üzerindeki delikler gibi duran kapılardan önce yarı kapalı bir taşlığa, sonra bu taşlıktan odaya geçiliyordu. Geleneksel dünyadan bildiğimiz kadarıyla tam olması gerektiği gibiydi geçişler. Işığın ve ısının azalıp, boyutları, malzemeleri, detayları ve bunların toplamından oluşsa da bunların toplamından çok daha büyük bir etkiye sahip olan atmosferiyle bizi sarıp sarmalayan mekan, evimiz gibiydi.

İlk anda şaşırtıcı olan karşılaşmadan az sonra bildik, tanıdık bir yerdeydik. "Odaev"den taşlığa, taşlıktan ara sokağa çıktığımızda birbirinden kayarak yerleşen kütlelerin arasındaydık yeniden. Kütlelerin her biri küçük bir evdi. 1/2 ölçekli geleneksel Bodrum evlerinin maketi gibi. Ama hem geleneksel değillerdi, hem de 1/1 ölçekleriyle kendileriydi. Kendilerinden önceki şeylerin izinden gitmelerine rağmen kendileri olmayı becerebilmişlerdi. Her birim, kütle ve yüzey, kapalılık ve açıklık, doluluk ve boşluk biçim ve doku, ışık ve gölge gibi çok iyi çözümlenmiş bütün mimari meselelerle karşılaştırmalı olarak donatılmıştı ve bu birimlerin bir araya geldiklerinde oluşan bütünlük etkisi birimlerin toplamından daha fazlaydı. Her birimin, bütünün temsilcisi olmasının yanı sıra bütün de kendisini oluşturan birimleri okunaklı bir biçimde taşıyarak temsil ediyordu.

Dönüş yolunda, maketlerinden buraya kadar geldikleri gibi buradan da günlük hayatın mimarlıklarına gidebilecek kadar yüksek bir gerçeklik hissi taşıyan bu yapıları düşündüğümde, basit değil de yalın diyerek tanımlamamın daha doğru olacağını fark ettim.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL