Görme Engelli Çocuklar İçin Okul

EN

SEAlab tarafından görme engelli çocuklara yönelik tasarlanan okul Hindistan'ın Gandhinagar kentinde yer alıyor. Gujarat'taki uzak köy ve kasabalardan gelen çocuklar ve onlara daha iyi bir eğitimle toplumda yer edinme fırsatı sunmayı amaçlayan öğretmenler için tasarlanan okul, daha önce ilkokul olarak kullanılan bir binanın yanına inşa edildi.

© Dhrupad Shukla
© Dhrupad Shukla
© Anand Sonecha
© Bhagat Odedara
© Dhrupad Shukla
© Aakash Dave
© Aakash Dave
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha
© Aakash Dave
© Bhagat Odedara
© Lakshay Bansal
© Aakash Dave

Tasarım
Mevcut binanın batısında yer alan yeni okul, merkezi bir avlu etrafında sıralanan, beş farklı tipte düzenlenmiş on sınıfa sahip. Avlu, çocukların oyunları, etkinlikleri ve festivalleri kutlamaları için etrafı kapalı bir dış alan sağlıyor.

Bu basit bina tipolojisi sayesinde öğrenciler mekanların zihinsel bir haritasını oluşturabiliyor. Köşeler açıklıklar veya eklemli hacimlerle tanımlanıyor. Merkezdeki dikdörtgen avluyu çevreleyen koridorun her kenarı farklı genişliğe sahip. Böylece, öğrenciler bina içindeki konumlarını belirleyebiliyor.

Merkezi avlunun etrafındaki her sınıf, müzik odaları, toplantı alanları, atölyeler gibi belirli kullanımlar için farklı özelliklere sahip. İşlevlerine bağlı olarak "özel" sınıflar farklı formlarda, hacimde ve farklı ışık niteliklerine sahip olacak şekilde düzenlendi. Diğer sınıflar ise verandalar halinde tasarlandı; her biri açık havada öğrenme imkanı sunan özel bir avluya açılıyor. Dış mekanla olan ilişki daha iyi havalandırma ve kontrollü ışık kalitesi sağlıyor.

Koridor ve merkezdeki avlu gibi ana mekanlara yerleştirilmiş daha küçük hücrelerden oluşan sınıfların geometrisi bir ışık ve gölge oyunu yaratarak sıcak iklime etkili bir çözüm getiriyor.

Gölge sağlayıp ve meyve yetiştirmek, kelebekleri ve kuşları davet etmek, doğal çevreyi çeşitlendirmek ve iyileştirmek için kampüse 37 türde, 1000'den fazla çalı, bitki ve ağaç dikildi. Khambhati Kuva (süzme kuyusu - geleneksel bir yağmur suyu toplama tekniği) yağmur suyunu toplayıp sulamada kullanabilmek için inşa edildi. Kuyu bir saat içinde 45,000 ila 60,000 litre su toplayabiliyor.

© Dhrupad Shukla
© Dhrupad Shukla
© Bhagat Odedara
© Anand Sonecha
© Dhrupad Shukla
© Anand Sonecha
© Aakash Dave
© Aakash Dave
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha
© Aakash Dave
© Aakash Dave
© Lakshay Bansal
© Aakash Dave
© Aakash Dave
© Aakash Dave
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha

Bu okul, beş duyu birlikte kullanılarak gezilebilecek şekilde tasarlandı:

Görme: Okuldaki birçok öğrenci kısmi görme engeline sahip; ışık ve gölge kontrastına sahip alanları veya zıt renkleri ve yüzeyleri ayırt edebiliyorlar. Buna göre, belirli çatı pencereleri ve açıklıklar, ışık ve gölge ile zıt alanlar yaratmak için tasarlandı. Örneğin, özel sınıfların giriş holünde yüksek bir tavan ve ışık saçan bir tavan penceresi bulunuyor. Ayrıca kapılarda, mobilyalarda ve prizlerde kontrast renkler kullanılarak bu öğrencilerin gezinme sırasında bu unsurları kolayca ayırt edebilmeleri sağlandı. Az gören öğrenciler doğrudan güneş ışığına karşı hassas olduklarından, sınıflarda özel avlulardan ve çatı pencerelerinden gelen dolaylı, filtrelenmiş ışık kullanıldı.

İşitme: Sesin veya yürüme adımlarının yankısı mekandan mekana değişiyor. Çocukların işiterek tanıyabilmeleri için koridor ve sınıf alanları farklı yükseklik ve genişliklerde tasarlandı. Örneğin, giriş koridoru yüksek bir tavan yüksekliğine (3,66 m) sahipken, kademeli olarak yüksekliği (2,26 m) ve genişliği azalarak her bir alana tanımlanabilir bir ses kalitesi kazandırıyor.

Koku: Peyzaj, tasarımda önemli bir role sahip. Sınıfların yanında yer alan ve koridorla bağlantılı avlularda, binada gezinirken koku yoluyla yerini tanımlamaya yardımcı olan aromatik bitki ve ağaçlar bulunuyor.

Dokunma: Duvarlar ve zemin, pürüzsüz ve pürüzlü yüzeylere sahip malzeme ve dokularla, öğrencileri mekanlar arasında yönlendiriyor.

Zemin: Zemin döşemesinde ana malzeme olarak Kota taşı kullanıldı. Kabayou Kota taşı her sınıfın girişini belirlerken, diğer alanlarda pürüzsüz kaplama uygulandı. Döşeme dokusundaki bu değişim de öğrencilere rehberlik ediyor.

Duvarlar: Binada beş farklı duvar sıva dokusu kullanıldı. Koridorun iki uzun kenarında yatay dokular, kısa kenarlarında dikey dokular uygulandı. Bu, öğrencilerin koridorun hangi tarafında olduklarını belirlemelerine yardımcı oluyor. Orta avluda duvarlar yarım daire şeklinde izlere sahipken, tüm binanın dış yüzeyi kumlu sıvayla kaplandı.

© Anand Sonecha
© Anand Sonecha
© Aneesh Devi
© Anand Sonecha
© Dhrupad Shukla
© Dhrupad Shukla
© Dhrupad Shukla
© Aakash Dave
© Bhagat Odedara
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha
© Anand Sonecha

Kullanıcı katılımlı yaklaşım
Okul tasarımı için iletişim ve katılım araçlarının yeniden keşfedilmesi gerekiyordu. Öğrenci ve öğretmenleri tasarıma dahil etmek için sürecin farklı aşamalarında çok sayıda toplantı yapıldı.

Başlangıçta, öğrenciler ve öğretmenlerle dokunarak göselleştirebilecekleri karton modeller üzerinden konuşuldu. İç mekanları ve ayrıntıları daha kolay anlayabilmeleri için 3 boyutlu yazıcıyla üretilen maketler kullanıldı. Bu sayede dokunsal çizimler ve sağlam modeller oluşturuldu. Mekanların düzenini ve ölçeğini anlamalarına yardımcı olmak için mobilya ve insan gibi detaylar yerleştirildi.

İnşaattan önce sahada tam ölçekli bir dizilim yapıldı. Tüm mütevelliler, öğretmenler ve bazı öğrenciler alan boyunca dolaşarak geri bildirimde bulundular. Son olarak, inşaat sırasında müteahhit, öğrencilerin binada gezinmelerine yardımcı olabilecek bazı tekniklerin örneklerini hazırladı. Böylece öğrenciler farklı sıva dokularını inşaat aşamasında deneyimledi.

Etiketler: