Sokak Kime Ait?

“Kamusal mekanlarımız kimin emrinde?”, “Kimler kullanıyor, kimler yönetiyor?”, “Kamusal mekan kime ait ve nasıl sorumluluklar getiriyor?”…

sergi alanı, fotoğraflar: peter cox ve marcel de buck
crimson, do you hear the people sing?
jan rothuizen, refugee republic, 2012-2015
the strip in las vegas, !melk
the strip in las vegas, !melk
the strip in las vegas, !melk

Van Abbemuseum, bugünün kentlerinin bu önemli sorularını bir araya getiriyor. Willem Jan Renders küratörlüğünde, Crimson Architectural Historians, Bureau ZUS, !Melk ve Jan Rothuizen’in projeler ürettiği "Sokak Kime Ait?" sergisinin iç mekan-sergi tasarımınıysa bu birlikteliği kurmak üzere davet edilen İstanbul merkezli tasarım ofisi Future Anecdotes yaptı.

Sergilenen projeler, kamusal mekana dört farklı yaklaşım içeren araştırmalardan oluşuyor: Sokağın tipolojisi, direniş mekanı olarak sokak, Las Vegas’tan kamusal çevre düzenlemesi ve Kuzey Irak’ta bir Suriye mülteci kampı.

Jan Rothuizen’in Martijn van Tol and Dirk Jan Visser ile birlikte yaptığı ve Submarine Channel tarafından üretilen Refugee Republic, Kuzey Irak’ta yer alan Damzi Kampı’nın interaktif bir belgeseli. Kimi aylarca kimi onyıllarca burada kalmak zorunda olan Suriyeli mültecilerin gündelik yaşam mekanlarına odaklanıyor.

ZUS (Zones Urbaines Sensibles), 101 Streets projesinde Roma sokaklarından Constant’ın New Babylon’unkilere ve modern alışveriş merkezlerine uzanan araştırmalarıyla sokak kavramını ve nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor.

“Do You Hear The People Sing?”, hem Sefiller (Les Miserables) filminin hem de 2014’te Hong Kong’taki demokrasi gösterilerinin protesto şarkısı. Crimson Architectural Historians, panoramik çizimine bu ismi vererek isyan ve gösterilerden sahnelere odaklanıyor. Sokağı demokrasinin yaratıldığı yer olarak kabul eden ve mimari, göstericiler, sloganlar ve otoritenin farklı biçimlerini içeren bir hikaye anlatılıyor.

!Melk, Design for the Strip projesini, Las Vegas’ın kısa zaman önce özelleştirilerek yayalaştırılmış bir bulvarı için üretmiş. Bulvarla ilgili dikkat çekici olan üretimin kamu katkısıyla değil, pazar katkısıyla üretilmesi.

Serginin sürekli değişen güncel ve yerel örneklere bakan bölümü sayesindeyse 14 ay sürecek sergide bir devinim yaratılması hedeflenmiş.

Bu birbirinden farklı incelemeler, müzenin İstanbul merkezli tasarım stüdyosu Future Anectodes İstanbul tarafından tasarlanan kule mekanında bir araya geliyor. Serginin tasarımı, küratör Willem Jan Renders ile tasarımcılar Aslı Altay ve Can Altay iş birliğiyle gerçekleştirilmiş. Future Anecdotes Istanbul, sergilenen projeler arasında bağlar ve atıflar kurulmasını sağlamak üzere kuvvetli yapısal bir araç olan merdiveni önermiş. Bir çocuk oyunu olan “kaydırak ve merdivenler”den ilhamla oluşturulan strüktürler mekan içinde sıçramalara, ilişkilenmelere kapı açarken görsel algıyı da bütünlüyor. Hafifletilerek kullanılan endüstriyel yapı malzemelerinin yarattığı farklı derecelerde şeffaflıklar ve geçirgenlikler, serginin sokakla ve müzeyle ilişkisini kuvvetlendiriyor. Bu mimari kurgunun sonucu olarak doğan bağlantılar, hem sergiyi bir arada tutuyor hem de izleyicinin gözünün mekandaki hareketlerini yönlendiriyor.

1972 yılında müzede gerçekleşmiş olan “De Straat” (Sokak) isimli sergiye verilen atıflar da kurgunun önemli bir parçasını oluşturmuş. Bu önemli sergiden belge ve malzemeler, serginin her katında “dipnotlar” şeklinde sunuluyor. Sunulan seçki, müzenin kendi tarihiyle, halen güncelliğini koruyan kamusal mekan tartışmaları arasında doğrudan bağlantılar kuruyor. İzleyici bu sayede hem kurumun tarihine hem de küresel anlamda sokak dediğimiz mekanın dönüşümüne şahit oluyor.

20 Şubat'ta açılan sergi, 30 Nisan 2017'ye kadar açık olacak ve Eindhoven Mimarlık Merkezi iş birliğinde bir dizi konuşma ve paneller dizisine de ev sahipliği yapacak.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL