Zeminde Yükselen Çelik Orkestra

Çin’in Xiangyang kentindeki ses parkı, etkileşimli bir kamusal mekan oluşturuyor. Alana yerleştirilen renkli bloklar; kentin, doğanın ve kültürel etkinliklerin bir soyutlaması olarak düşünülmüş.

Ses Parkı’nı, yükseklikleri değişen 500 adet delikli ve parlak renkli çelik bloklardan oluşan bir heykel gibi tanımlıyoruz. Heykel, Asya’nın en büyük Mersin Ağacı Bahçesi’nin girişinde yer alıyor. Müzik, ritim ve dans mekanı çevreleyen peyzajla birleşip Ses Parkı’nın ana parametrelerini oluşturuyor. Taşlar ve suyla şekillenen topoğrafya içinde ağaçlar gibi yerden çıkan çelik bloklar yer alıyor. Ziyaretçiler bahçeye bu mekanın içinden geçiyor

fotoğraflar: xia zhi
vaziyet planı
üç boyutlu model
kesitler
şehir enerjisi
kapsayıcı peyzaj
bağlayıcı ses ritmi
diyagram
diyagram

Yükselip alçalan tepelerin oluşturduğu çevre, Ses Parkı’na yatay düzlemde bir arka plan oluşturuyor. Dikey düzlemde ise 500 adet çelik blok, arka planı dilimlere ayırarak heykelsi bir landmark sunuyor.

Morun dört farklı tonu, Mersin ağacının rengiyle birlikte bir renk diyagramı oluşturuyor. Renkli çeliklerin oluşturduğu tarla, ziyaretçilere hem ağaçlar tarafından sarılmış hem bir anlığına kaybolmuş hissi veriyor hem de kütlelerin arasından daha ileriyi gözleme şansı sunuyor. Tıpkı bir ormanda yürürmüş gibi kütleler arasındaki mesafeler zaman zaman daralıyor ve genişliyor. Eğrisel topoğrafyasıyla çocuklar için oyun parkına dönüşürken genişleyen alanlarda ziyaretçiler için dans alanlarını oluşturuyor. Nitekim Çin’deki pek çok kamusal meydanda olduğu gibi Ses Parkı da gece boyunca yerel halk tarafından grup dansları için kullanılıyor. Her bir blok yukarı doğru parlaklaşıyor ve LED’lerle aydınlanıyor. Renkli blokların oluşturduğu “orkestra”; meydandaki ses sistemiyle birlikte çalışarak ışık üretiyor. Öte yandan orkestra, alandaki harekete de tepki gösteriyor; daha fazla hareket daha yüksek ses ve daha parlak bir görüntü oluşturuyor.

Goethe’nin tanımında olduğu gibi mimarlık, donmuş bir müzik gibidir. Bu bağlamda blok kitleleri bir an için katılaşmış ses dalgalarını hapsediyor. Renkli şehir, müzik ritmi ve doğanın rengi bu an içinde yansıtılıyor.

Öte yandan meydan; şehir ve peyzaj arasındaki bir geçiş alanı olarak da algılanabilir. Ses Parkı’na uzaktan bakıldığında, kentlerin durmaksızın yükselen yapılarını andırıyor ancak biraz daha yakınlaşıldığında renk ve ışık, ziyaretçileri duyusal yollardan doğal bir peyzajın içine davet ediyor.

Etiketler:

İlgili İçerikler: