Korumada “Çağdaş Ek” Olgusuna Dair “Genç” Açılımlar…

SENEM DOYDUK

Senem Doyduk ve Sakarya Üniversitesi öğrencileri tarhi yapılara çağdaş ek meselesini stüdyo projeleriyle tartışmaya açıyorlar. XXI'de iki haftada bir yayınlanacak projelerle yeni ve genç bir yaklaşımın olanaklarını araştıracaklar.

Mimari koruma disiplininde tarihi yapılara çağdaş ek kavramı özel bir uzmanlık konusu olarak çok defa ele alınmıştır. Mimari koruma alanındaki bu tartışmalarda çağdaş ek konusu, yapının orijinalinde bulunmayan, yapıya sonradan eklenen ve eklendiği döneme ait yeni mimari elemanları ve malzemeleri içeren büyük ölçekli müdahaleleri kapsıyor. Kuşkusuz ki, ait olduğu dönemin gerçeklikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan ve inşa edilen yapıların günümüze ait mekansal pratiklere adapte olabilmesi için onlara yapılan müdahaleler, olağan bir gereklilik. Ancak son yıllarda bu tür müdahalelerin tarihi yapılar üzerindeki yıkıcı etkileri o kadar geri dönülmez boyutlara ulaştı ki gerek kamuoyunun gerekse meslek alanının her türlü tarihi yapı müdahalesine büyük bir temkinle yaklaştığı da aşikar.

Koruma alanı bir yandan koruma konusunun gerek eğitimde gerekse gündelik hayatta yeterince yer tutmamasını, bir başka deyişle korumayla ilgili bir kamuoyu oluşmaması durumunu, ilgisizlik, bilgisizlik, kültürsüzlük gibi argümanlarla sorunsallaştıyor; diğer yandan da özellikle sosyal medyanın yaygın kullanımının da etkisiyle, eleştirilen müdahaleler karşısında, yeterli bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunması, konu hakkında uzman bilgisi olmadan fikir ileri sürme cüretinin gösterilmesi konusunda da bir memnuniyetsizlik söz konusu. Üstelik, bu eleştirel ortam doğrultusunda, tarihi yapılara olan ilgi, sahiplenme gibi beklentiler kısmen karşılansa dahi, yapılan bir müdahalenin eleştirilmesi durumunda ise bu kez, eleştiren kişinin uzmanlık geçmişinin ve hatta uzmanlık eğitiminin hangi adımlardan oluştuğu gibi sorgulamalar ortaya çıkmakta. Dolayısıyla, koruma alanındaki eleştiri ortamı genellikle tüm tarafların memnuniyetsiz olduğu bir düzlemde süregelmekte.

Sözü edilen tartışmaların çoğunlukla koruma uzmanları ve koruma alanında çalışan akademisyenler tarafından yürütüldüğü hepimizce malum. Buna son zamanlarda “sosyal medya fenomenleri” adı da verilen bir yeni kesim eklendi. Hatta bu kesim günümüz iletişim ortamının da etkisiyle bu konuda neredeyse daha fazla söz sahibi oldu. Ne var ki bu çoklu ortamda göz ardı edilen önemli bir kesim var: öğrenciler, özellikle de bilinen mimarlık okulları dışında ve işleri ana-akım mimarlık mecralarında pek de yer bulamayan Anadolu üniversitelerindeki mimarlık öğrencileri. Biz de bu “yarı-kaotik” ortamı biraz daha çeşitlendirmeyi göze alarak, profesyonel müdahalelerin örneklerini mimarlık medyasında ve sosyal medyada takip ettiğimiz ortamlara alternatif bir tartışma kanalı açmak için, İstanbul ve çeşitli Anadolu kentlerinde bulunan kültür varlıkları için geliştirilmiş çağdaş ek öneri projelerinden oluşan bir yazı dizisi oluşturmanın tartışma ortamına bir yenilik getireceğini düşündük. Sakarya Üniversitesi Mimarlık bölümünde lisans eğitimi alan bir grup öğrencinin çeşitli kültür varlıkları için getirdikleri çağdaş ek önerilerini, hem eski ve yeni arasındaki gerilimi hem de ekleme önerileriyle yaratılmaya çalışılan yeni melez ortamın potansiyeli açısından paylaşmaya değer bulduk.

Henüz uzmanlık eğitimi almamış, dolayısıyla belki de uzmanlık deformasyonuna uğramamış, profesyonel meslek hayatına başlamak üzere olan genç mimar adaylarının, tarihi yapılara eklemlenme, eski yapıya çağdaş ek, kültürel mirası dönüştürme konularındaki fikirlerinin neler olduğunu bir seri olarak her iki haftada bir XXI dergisinin bu köşesinde sizlere sunmak istedik. Öğrencilerin bu fikirlerini hem çizim ve görselleriyle hem de XXI okuyucuları için hazırladıkları küçük deneme yazıları şeklinde sizlere sunacakları bu yazı serisinin, koruma ve çağdaş ek alanındaki mevcut bilgi dağarcığına yeni ve “genç” bir soluk getireceğini umuyoruz.

Bu açılış yazısının ardından sırasıyla; Üsküdar Vapur İskelesi, İstanbul Paşalimanı Un Fabrikası, İstanbul Cibali Ayakapı Hamamı, Van Tekel Binası, İznik Böcek Ayazma Vaftizhanesi ve en son Bursa Şafak-Saray Sineması yapıları için öğrencilerin hazırlamış olduğu proje ve metinler sizlerle olacak. Bu serinin sonunda ise bu kez bir kapanış yazısıyla gerek öğrencilerin çağdaş ek konusuna yaklaşımlarını değerlendirmeyi hedefliyor, gerekse bu konunun ana akım mecralarda ele alınış biçimlerini yeniden sorgulamayı ve yeni açılımlar sunabilmeyi umuyoruz.

Üsküdar Vapur İskelesi
İstanbul Paşalimanı Un Fabrikası
İstanbul Cibali Ayakapı Hamamı
Van Tekel Binası
İznik Böcek Ayazma Vaftizhanesi
Bursa Şafak-Saray Sineması

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL

İlgili İçerikler: