Tekrarın İzinden

Beton yüzeylerin izlediği eğrisel rota üzerinde tanımlanan açık ve kapalı mekanlar, sanat eğitimi alan öğrencilere esnek kullanıma izin veren deneysel bir yapı sunmayı amaçlıyor.

Üniversitenin akademik kimliğinin yanı sıra kentsel kimliğini de öne çıkarmayı amaçlayan proje, tasarlanan Güzel Sanatlar Fakültesi binası ile kampüsün çevresiyle arasında bir bağ kurmayı hedefliyor. Yapı, hemen yanından bir anayol geçen kampüs çeperinde konumlanıyor; kampüsün kamusal alanlarına doğru uzanırken, aynı zamanda kendi içinde korunan bir peyzaj dokusu oluşturuyor. Cepheyi oluşturan beton yüzeyler eğrisel bir form yaratarak hem farklı seviyelerde koruma sağlıyor hem de içkin açık alanları tanımlıyor. Dış cephe, katları ayıran beton bantlar ve yüzeylerin üzerindeki dalgalı doku ile tasarım dilinde tekrarlama eylemini görselleştiriyor. İç mekanlarda sergilenen brüt beton yüzeyler de malzeme etkisini devam ettiriyor.

fotoğraflar: filippo poli

Yapının girişindeki meydan ile başlayan dolaşım kurgusu yarı açık koridorları takip ederek teraslardan iç bahçeye doğru bakış sağlıyor. İç bahçede yine betondan yapılan ve duvarlarla aynı dili konuşan kıvrımlı bir rampa bulunuyor. Rampanın bulunduğu alandaki yeşil doku çim kullanılarak oluşturulurke, kırvrımlı alanlara yerleşen ve çakıl örtülerle tanımlanan ceplerde bitki dokusu için palmiyeler ve çalılar tercih edilmiş.Açık koridorlar boyunca yerleştirilen eğitim alanları ihtiyaç durumlarına farklı ebatlarda mekanlar yaratma fırsatı sunan hareketli duvarlar ile bölünüyor. Sunduğu esnek mekansal tasarım ile alanlara sosyalleşme, eğitim görme ve sergileme gibi farklı eylemler kazandırılıyor. Yapı, sanat eğitimi alan öğrenciler için deneysel ve yaratıcı mekanlar sunmayı amaçlıyor.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL