Venedik Mimarlık Bienali Türkiye Pavyonu’nda Yer Alacak Vardiya Projesinin Ayrıntıları Açıklandı

Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin 16. edisyonu bu sene 26 Mayıs – 25 Kasım 2018 tarihleri arasında düzenleniyor. Türkiye Pavyonu’nda yer alacak projenin ayrıntıları, proje ekibi tarafından, 6 Mart Salı akşamı Salon İKSV’de düzenlenen bir basın toplantısıyla paylaşıldı.

Küratörlüğünü Kerem Piker’in, yardımcı küratörlüğünü Cansu Cürgen, Yelta Köm, Nizam Onur Sönmez, Yağız Söylev ve Erdem Tüzün’ün üstlendiği Vardiya projesi kapsamında bienal süresince haftalık vardiyalar halinde Venedik’e gidecek mimarlık öğrencileri, bienalin bu yılki teması Freespace / Serbestmekan kavramı çerçevesinde geniş katılımlı bir projeye dahil oluyor.

29 Ülkeden 452 Mimarlık Öğrencisi Başvurdu
Vardiya projesi için ABD’den Çin’e, Hindistan’dan Kosta Rika’ya 29 farklı ülke ve 70 şehirden 452 öğrenci başvurdu. Başvuruların yüzde 80’ini lisans öğrencileri, yüzde 20’sini ise yüksek lisans öğrencileri oluşturdu. Başvuran öğrencilerin yüzde 70’i kadın, yüzde 30’u ise erkek mimarlık okulu öğrencileri oldu. Başvuran öğrenciler yurtdışından Cornell, Columbia, Cape Town, Harvard, Princeton, Rice, Rhode Island School of Design, Pratt, Politecnico di Milano, Sri Venkateshwara, Sumatera Institute of Technology, Xi’an Jiaotong Liverpool University, Yale, yurtiçinden ise Çukurova, Dokuz Eylül, Erciyes, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, İTÜ, Mardin Artuklu ve ODTÜ gibi 122 farklı okulda öğrenim görmeye devam ediyor. Mimarlık okulu öğrencileri, Vardiya projesine portfolyoları ve “Bienal ne için var?”, “Bienal kimin için var?” ve “Bienal ne işe yarar?” sorularından en az birine cevap verdikleri bir dakikayı geçmeyen videoları ile başvuruda bulunmuştu.

Vardiya projesi kapsamında başvurular arasından seçilen 120 mimarlık fakültesi öğrencisi birer haftalık vardiyalar halinde Venedik’e gidecek. Bienali gezen ve Türkiye Pavyonu’nda düzenlenecek kamuya açık bir dizi etkinlik ve atölye çalışmasına katılacak mimar adayları, bienal süresince korku filmlerinden kent-çocuk ilişkisine, yapay zekadan zanaata çok çeşitli konular etrafında düzenlenecek 12 atölye çalışması sonucunda sürekli genişleyen ve bienal sonrasına uzanması hedeflenen bir sergi içeriği oluşturacak.

Atölye çalışmalarının yanı sıra bienal boyunca dijital olarak yayımlanması planlanan, bienal izleyicilerinin de katılacağı yaklaşık 50 çevrimiçi yuvarlak masa oturumu ve 6 konuk konuşmacı sohbeti ile Türkiye Pavyonu, 25 hafta boyunca yaşayan bir öğrenim ve üretim platformuna dönüşecek.

Vardiya ile Venedik Bienali 16. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu, dünyadan mimarlık öğrencilerini, eğitmenleri ve misafir profesyonelleri bir araya getiren daimi bir öğrenme mekanı görevi yaparken, aynı zamanda her vardiyayla evrilen dinamik bir sergi içeriğine de sahip olacak.

Vardiya’nın kavramsal çerçevesi ve nasıl ortaya çıktığına dair bilgi veren küratör Kerem Piker konuşmasında, “Mimarlığın ilgi alanı ve mimarlığın bilgisi sürekli genişleyen, dönüşen ve kendini yenileyen bir alan. Böyle olduğu içindir ki mimarlığın bilgisinin yeniden üretildiği, paylaşıldığı, tartışıldığı ve yeni katılımcıların sözlerine kulak verildiği ortamlara ihtiyaç var. Mimarlığın konu edildiği bu türden enformel öğrenme alanlarından belki de en önemlisi olan Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin içerisinde yer alan Türkiye Pavyonu’nu bizler, salt bir sergi alanı olmanın ötesinde bir buluşma, karşılaşma ve üretim mekanı olarak tarif etmeyi yeğliyoruz. Bu ortama katılımı güçlendirmek, çeşitlendirmek ve mimarlık alanının yeni aktörlerinin merakları ile genişletmek maksadıyla uluslararası bir çağrı düzenleyerek Türkiye Pavyonu’nu bütün dünyadan mimarlık öğrencileri için bir buluşma alanı olarak düşünmeye çalıştık. Vardiya projesi kapsamında düzenlediğimiz açık çağrıya yanıt veren öğrenciler arasından seçilen 120 genç mimar adayının farklı arka planlardan gelen profesyoneller, akademisyenler ve meraklılar ile buluşmalarını, önceden belirlenmiş programlar dahilinde birlikte üretimde bulunmalarını ve bu üretimler ile genişleyen bir sergi kurgusu oluşturmalarını hedefliyoruz. Güncel dünya mimarlık kültürünün ve tartışmasının bir parçası olduğuna inandığımız katılımcılarla birlikte merak eden, soru soran ve kendisini sürekli geliştirmeye çalışan bireyler olarak bizler aynı zamanda birbirimizi anlamaya çalışıyor, üretken kılmaya gayret ediyoruz. Bizler bu sergiyi ve serginin hazırlık sürecini, içinde bulunduğumuz zamanlarda bienalin ne işe yaradığını, kimin ve ne için var olduğunu yeniden düşünmek için bir fırsat olarak da görüyoruz.” dedi.

Panel, yardımcı küratörlerden Cansu Cürgen ve Nizam Onur Sönmez’in başvuru süreci, Venedik’te Mayıs-Kasım ayları arasında öğrenci ve ziyaretçileri neyin beklediği ve İKSV’nin operasyonel ev sahipliği hakkında bilgi vermesinin ardından küratörün projenin hedeflerini anlatan sözleriyle sona erdi.

Bu sene Türkiye Pavyonu, İKSV’nin koordinasyonunda, Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda, TC Dışişleri Bakanlığı ile TC Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleştiriliyor.

Etiketler:

İlgili İçerikler: