Malzeme kullanımından kullanım senaryolarına kadar farklı hassasiyetler taşıyan ve kolektif süreçlerle şekillenen proje, atıl kalmış bir rıhtımı temelinde “açıklık” yatan canlı bir kamusal alana dönüştürüyor.

2010 yılında çıkan yangında ana pavyon dahil birçok bölümü ciddi hasar gören asırlık Hastings rıhtımını yenilemek üzere dRMM mimarlık ofisinin hazırladığı proje, tipik rıhtım biçiminden ayrışan, açık, çok kullanımlı ve sınırlı sayıda yapı içeren bir mekanlar bütünü tanımlıyor.

Konsept; tahmin edilebilir, belki gereksiz ve fazla dikkat çekici bir yapı ile biten bir rıhtım alanından ziyade erişilebilirliği yüksek bir açık alan yaratma fikri ile şekillendirilmiş. Odak noktası ise konserler ya da sirkler gibi çok farklı aktivitelere ev sahipliği yapabilecek, balıkçılık için ya da çarşı olarak değişken kullanımlara açık, servis ağı iyi ve sağlam bir platform yaratmak olmuş. Farklı kullanıcıların kendi programlarına göre özelleşen mimari öğeleri mekana dahil edebilecekleri bir senaryo arzulanmış.

Rıhtım ilk olarak 1872 yılında inşa edilmiş. Pavyon ise 1917 yılındaki yangında zarar görenin yerine 1922 yılında yapılmış. En iyi dönemlerini 1930’larda yaşayan alan giderek ilgisiz kalmış ve 2008 yılında tamamen kapatılmış. Saha araştırma gezileri, Hastings ile St Leonards sakinleri ile fikir alışverişleri ve atölye çalışmaları sonucunda ortaya çıkan proje, bu alanı 21. yüzyıla taşıyacak bir müdahale amaçlıyor. Enerjinin ve bütçenin büyük bir bölümü yıllar içinde yangından, fırtınalardan ve deniz erozyonundan dolayı ciddi zarar görmüş rıhtımın altyapısını tamir etmek ve iyileştirmek için kullanılmış. Ayrıca harabe halindeki pavyon onarılarak açık planlı, geniş pencereli bir restorana dönüştürülmüş. Mutfak, tuvaletler ve çalışanlara ait alanlar ise bu pavyonun arka tarafında dairesel yapılar olarak inşa edilen ekler içinde çözülmüş. 266 metre uzunluğundaki rıhtım ise Azobe ya da Ekki olarak bilinen ve anavatanı Afrika olan Lophira alata türü dayanıklı bir ahşap ile inşa edilmiş.

-

Şu anda rıhtımda olan diğer yapılar ise sahil kulübelerini anımsatan bir grup alışveriş standı ve yeni ziyaretçi merkezinden ibaret. Etkinlikler ve sergiler için esnek mekanlar sunan yeni ziyaretçi merkezi çapraz lamine strüktürlerle inşa edilirken, cephesi 2010 yangınından kurtarılan ahşaplarla kaplanmış. Pavyonun arkasına inşa edilen dairesel servis yapılarında da kullanılan geri dönüştürülmüş ahşap lataların, tekrar eden açılı dizilimleri ile dalgalı bir görüntü yaratması tercih edilmiş. Ziyaretçi merkezinin çatısı ise bir yanda denize diğer yanda şehre bakan bir seyir terası olarak görev yapıyor. Güverte bölümünden yükselerek oluşan basamaklı bölüm hem oturma mekanı hem de terasa çıkışı sağlıyor. Terasın etrafını saran cam korkuluklar ise denizle çevrelenme duygusunu kuvvetlendirmeyi amaçlıyor.

İç mekanlardaki sergi alanlarında ise Designmap ofisinin hazırladığı etkileşimli yerleştirmeler bulunuyor. dRMM tarafından tasarlanan mobilyalar ise Hastings & Bexhill Wood Recycling firması ile birlikte yerel bir istihdam girişimi kapsamında üretilmiş.

Etiketler: