Bütüncül Şeffaflık

SERTER KARATABAN

Mimari ve iç mekan tasarımı Teamfores tarafından yapılan Bener Hukuk Bürosu’nda ana tema, yapının boğaz ile ilişkisini kesintiye uğratmamak üzerine kurulmuş ve cephe tasarımından iç mekan detaylarına dek bu fikir yansıtılmış.

Bir mimarın, aynı binanın hem mimari hem de iç mimari projesini farklı işverenler için hazırlamasına ender rastlanır. Balmumcu'dan Ortaköy Dereboyu caddesine inen Itri Sokak'ın hemen başında yer alan Erol Soylu'ya ait, 960 m2 büyüklüğündeki eğimli arsada 2012 yılında tasarladığımız projenin 2014 yılında tamamlanmasıyla binayı Bener Danışmanlık ve Bener Hukuk şirketleri kiraladı. Bener şirketleri de binanın yapısına ve mimarisine duydukları beğeni ve saygı nedeniyle yaklaşık 75 kişinin çalışacağı şirket binaları için iç mimari proje ve uygulama işlerinin yapılmasında Teamfores ekibiyle çalışmaya karar verdi, fakat bu defa projelendirilecek olan iç mekan 2.230 m2 olacaktı.

ofis,teamfores,Serter Karataban,cemal emden
fotoğraflar: cemal emden
sokaktan binaya bakış
dış mekandan görüntü
cepheye yakın bakış
cepheye yakın bakış
şeffaf ofislerden görüntü
toplantı odası
lobi
açık çalışma alanı
şeffaf ofislerden görüntü
normal kat planı
kesit
vaziyet planı

Muhteşem Boğaz Köprüsü manzaralı dik bir yokuşun, tam da kıvrıldığı noktada yer alan arsa, form itibariyle tasarıma çok da hareket alanı bırakmayan yapıdaydı. Yine de proje bize geldiğinde ve arsayı gördüğümüzde, hissettiğimiz ilk şey, ne kadar derin ve ferah bir nefes alabildiğimizdi. Demek ki, buraya yaptığımız projenin kullanıcıları her kim olacaksa, bu binada rahat nefes almalı, İstanbul’un keşmekeşinden soyutlanarak, eşsiz İstanbul Boğazı'nın ve Boğaziçi Köprüsü'nün manzarasını, binanın her köşesinden seyre dalmalıydı.

Müşterimiz, Türkiye’nin en önemli holdinglerinden birinin eski CEO’suydu. Bu nedenle profesyonel hayatın zorluğunu, sıkıcı ofislerde yaşanan verimsizliği, İstanbul’da ofislerdeki açık alanların, kapalı mekanlar kadar değerli olduğunu kendisine anlatmamız hiç de zor olmadı. Böylece, otoparkından çatısına kadar yeşille iç içe, garaj ve garaj üstündeki iki kattaki yeşil kıvrımlardan oluşan saçakları ve her katta ayrı bir korunaklı terası olan, Boğaziçi'ne yönelmiş, her metrekaresinden ferah, derin nefesler alınabilen bir ofis ortaya çıktı. Binanın ana yönlenmesindeki en büyük dezavantaj, İstanbul’daki manzaraya hakim birçok diğer bina gibi, manzaraya ağırlıklı olarak güney ve batı cephelerinden hakim olmasıydı. Bu manzarayı görmezden gelmek ve güneşi kontrol altına almak için kapatmak mecburiyetinde kalacak olmak, kabullenilmez bir durum olduğundan Türkiye'nin bu çağdaki ilk CTB (cam lif takviyeli beton) uygulamasını yapmaya karar verdik. Bu basit ve kolay kullanımlı güneş kırıcı elemanlar, açıkken dahi, güneşten asla etkilenmeden manzaranın rahatlıkla izlenmesini sağlarken, binanın orta giriş kotu üzerindeki çıkmalar sonrasında monoblok görüntüsünün de algısını güçlendirecekti. Otomatik olarak kullanılmaları sayesinde son derece kullanıcı dostu bir bina ortaya çıktı.

İç mimari çalışmalar başladığında ise, aynı hassasiyetler bizim için yine önemli oldu. Tüm projelerimizde yalın, işlevsel, akıllı ve bütünleyici tasarımdan yana olduğumuz için, binayı da iyi tanımanın sağladığı avantajla çalışmalar çok kısa sürede tamamlandı. Binanın detaylarında gösterdiğimiz hassasiyeti iç mekanlarda da gösterdik. Her cephenin ayrı ölçüde bir taşı, her taşın ince zarif bir bağlantı detayı vardır. İçeride de, kullandığımız doğramaların 36 mm’lik görüntüde olabilmesi için özel tasarım profiller çektirildi. Zeminle birleştiği noktada yakaladığı 60 mm’lik toplam görüntüyü 50 mm’lik süpürgelik ve 10 mm fuga detayı ile devam ettirdik. Tüm tavanlardaki birleşimleri yine 10 mm fuga detayıyla oluşturduk. Mobilyaların tamamı Bener Hukuk ve Danışmanlık şirketlerinin çalışanlarına özel olarak tasarlandı. Üzerlerindeki deri kısımların, panellerle birleştiği yerlerde özel eloksallı 1,2 mm’lik alüminyum profiller kullanıldı. Aynı profiller dayanıklılığı artırmak için tüm açıktaki tablaların cumbalarında da kullanıldı. İç mekan bölme sistemlerinde, masalarda ve diğer mobilyalarda kullanılan tüm profil kalınlıkları ve boyaları aynı seçildiği için, binanın bütünüyle de uyum sağlamasına çalışıldı.

İç mekanlarda tüm duvarlarda sadece siyah beyaz, iğne deliği (pinhole) kamera ile çekilmiş fotoğraflar kullanıldı. Bu fotoğrafların tamamının deniz temalı oluşu, binanın her iki sahibinin de deniz ve denizcilik tutkusunun bir yansıması olması nedeniyle kendileri için de büyük bir sürpriz oldu.

"Doğa, sadelik ve bütünlüğü sever" sözünden aldığımız ilham, bu projenin de ana fikri ve tüm detayların çözümlenmesinde yol göstericimiz oldu.

Etiketler:

Ne düşünüyorsunuz?

0 yorum TARTIŞMAYA KATIL