Bozulmaya Övgü

Mimarlık öğrencisi Che-Kuang Chuang’ın okul projesi kapsamında tasarladığı müze, kauçuk kullanımıyla akışkan görünen yeni bir mekan tanımlıyor. Yapılardaki konvansiyonel elemanlar farklı biçimlerde bir araya gelerek “bozuk” bir mimari biçimi örnekliyor.

Yüzyıllardır katı cisimler, mimarlıkta öncü rol oynuyorlar. Mimarlık öğrencisi Che-Kuang Chuang’ın Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’ndeki mimarlık projesi kapsamında Londra için tasarladığı müze, katı cisimleri bir kenara bırakarak akışkan malzemelerle yeni bir mekan tanımlıyor. Mimari organizasyonu, strüktür sistemi ve iç mekan tasarımını yeniden sorgulayan projede mimarlığın cam ya da beton gibi konvansiyonel elemanları, “bozulmayı” işaretleyen dokuları oluşturuyor. Asılma ve kümelenme teknikleriyle bir araya gelen ana strüktür; giriş binası, batı kulesi ve doğu binasından oluşuyor. Giriş binası ve batı kulesi asma sistemle ayakta dururken doğu binası yığma yapı tekniğiyle kurulmuş.

mimarlık,londra,bozukluk, che-kuang chuang
imajlar: che-kuang chuang

Strüktürel anlamda proje, malzemeler arasındaki yeni ilişkileri vurgularken kullanıcının malzemeyle olan etkileşimini de değiştiriyor ve yeni bir deneyim sunuyor. Mimari etki açısındansa yapı, yeni bir dil ve kompozisyon yöntemleri araştırıyor.

Londra’nın tarihi yapı tipolojisinin arasında adeta kendine yer açmış gibi yerleşen akışkan strüktür, mimari karakteristiğinin çevre yapılara uygun olmamasıyla eleştirilebilir. Öte yandan yapının bu bozulmuş haliyle komşu yapıları, yarattığı zıtlıkla ön plana çıkardığı da söylenebilir. Mimarlıkta “estetik” düşünceye farklı bir bakış getirebilecek olan bu gibi projeler, “bozulmaya” övgü olarak nitelendirilebilir mi?

Etiketler: